1. Hukuk Dairesi 2023/3348 E. , 2024/1857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/536 E., 2022/692 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul-Kısmen Ret
Taraflar arasında görülen kadastro harici bırakılan yerin tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi ile davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili Dava Dilekçesinde özetle;
a)Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde bir tarafı yol, üç tarafı 110 ada, 7 parsel olarak müvekkili ... taşınmazı ile çevrili küçük alanın, müvekkili ... adına tapuya tescili ile 7 parsele ilavesini,
b) Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde üç tarafı yol, bir tarafı müvekkili Necmettin'e ait 112 ada 1 parsel ile çevrili, içinde havuz ve boşluk olan kısmın ... adına tescili ile 112 ada 1 parsele ilavesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro tespitleri sırasında tespit dışı bırakıldığını, tespit dışı bırakılan yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, özel mülkiyet konusu olamayacağını, zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, yerlerin mülkiyetinin Hazineye kullanımının ise Köy Tüzel kişiliğine ait olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.02.2015 tarihli 2009/180 Esas, 2015/47 Karar sayılı kararı ile; tespit öncesi neden için makul süre geçtiği, tespit sonrası için ise 20 yıllık süre dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarihli 2016/4017 Esas, 2018/7219 Karar sayılı kararı ile; kanunda tescil harici bırakılan yerlerle ilgili kadastro öncesi sebeplere dayalı dava açma hakkını sınırlayan bir süre öngörülmediği, bu nedenle tarafların bildirdikleri delillerin toplanarak çekişmeli taşınmazların başında keşif yapılarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilip hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; çekişmeli 110 ada 7 parselin tapuda Hamit Kılıç adına kayıtlı olduğu, Hamit Kılıç'ın vefat ettiği, dosya içerisinde yer alan mirasçılık belgesine göre mirasçılardan birinin davacı ... olduğu, diğer mirasçıların davaya muvafakat verdiklerine dair beyanlarının dosya içerisine alındığı, tanıklar ve muhtar beyanlarında çelişki bulunmadığı, zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluştuğu, havuz ve boşluk olan kısmın ... adına tescili ile 112 ada 1 parsele ilavesinine yönelik talebin incelenmesinde; fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun ek 2 krokisinde (A) ile belirtilen yerin tanık ve köy muhtarı beyanlarına göre ... taşınmazının içinde kaldığı, beyanlar arasında çelişki bulunmadığı, zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddiyle:
1-Sivas ili, ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bir tarafı yol ve üç tarafı 110 ada 7 parsel olan ... adına kayıtlı taşınmaz ile çevrili küçük alanın (tekniker ... tarafından hazırlanan raporda (B) ve (A) ile gösterilen alan) ... adına tapuya tescili ve 110 ada 7 parsele ilavesine yönelik talebin reddine,
2-Sivas ili, ... ilçesi ... köyü, 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın batı sınırında bulunan tekniker ... tarafından 05.10.2021 tarihli keşif sonrası düzenlenen kök raporda 2 nolu krokide kırmızı renk ile gösterilen (A) ile belirtilen 24,75 m2 lik kısmın (yol olarak tescil harici bırakılan kısmın) davacı ... (TC.No:...) adına Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü ... mevki 112 ada 1 parsel sayılı taşınmaza tevhiden eklenmek suretiyle ve diğer özellikleri aynı kalmak koşuluyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi ile davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hava fotoğrafı incelemesinin yetersiz olduğunu, senetsiz araştırmasının eksik olduğunu, dava kısmen reddedildiğine göre Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahalli bilirkişilerin komşu köyden seçilmesi gerektiğini, dava konusu yer ile yol arasındaki kot farkının rapora yansıtılmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini, reddedilen kısım yönünden temyiz ettiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro harici bırakılan yerin tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu’nun 640 ıncı, 713 üncü maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Davacı ..., Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü, 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın devamında "yol" olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümü; davacı ... ise 110 ada 7 parsel sayılı taşınmazın devamında "yol" olarak tescil harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
2.Davacı ...'ın davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un uygulanacağı davalar yönünden HUMK’un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3.Davacı ...'ın davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün zilyetlikle kazanım şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın miras yoluyla kendisine kaldığını iddia ederek yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın, hissesi bulunan taşınmaza tevhidi suretiyle adına tescilini talep etmiştir. Ne var ki yargılama sırasında kök mirasbırakan Halit Kılıç mirasçıları tarafından dosyaya muvafakatnameler sunulmuş ise de muvafakatname şartlı olarak verildiği gibi çekişmeli taşınmazın davacıya intikalen geldiği de ispatlanamamıştır. Elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin bütün tasarruf işlemlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702 nci maddeleri uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekir. Bir mirasçının, özellikle acele hallerde miras şirketinin menfaatini korumak için bütün mirasçılar adına yalnız başına dava açması mümkün ise de bu şekilde açılan bir davada tüm mirasçıların katılımının sağlanması zorunludur. Ancak elbirliği mülkiyetinin sözkonusu olduğu hallerde bir mirasçı, payına yönelik olarak tek başına dava açamayacağı gibi sonradan diğer mirasçıların muvafakatlarının alınması da hüküm ifade etmeyecektir. Somut olayda dava, taşınmazların terekeye döndürülmesi, başka bir deyişle kök mirasbırakanın tüm mirasçıları adına tescili istemine ilişkin olmayıp davacı adına tesciline yönelik olduğundan Mahkemece davanın aktif dava yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Davacı ...'ın davası yönünden; Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA,
Davacı ...'ın davası yönünden; kamu düzeniyle de ilgisi bakımından tarafların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın yatıran davacıya iadesine, 06.03.2024 tarihinde karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!