1. Hukuk Dairesi 2023/3291 E. , 2024/3421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/309 E., 2023/18 K.
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tenkis, terditli olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babası ...’ın ölümünden sonra yapılan temizlik esnasında bazı mektuplar bulduğunu ve mirasbırakanın terekesinde olması gereken taşınmazların daha fazla olduğunu öğrendiğini, mirasbırakanın taşınmazlarını davalılara satış ya da bağış yoluyla devrettiğini, bazı taşınmazlarını ise davalı ...’nın eski eşinin borçlarını ödemek için sattığını, davalı ...’in eşi adına alınan dükkan ve araba için yüklü miktarda yardım ettiğini, zaman zaman borç verdiğini ve geri alamadığını, işlem tarihlerinde kendisinin çocuk yaşta olduğunu ve kendisinden mal kaçırıldığını, saklı payının ihlal edildiğini, davalı ... ve ...’ya bağış yoluyla devredilen taşınmazlar yönünden tenkis istediğini, davalılar ... ve ...’a muvazaalı satış işlemleriyle devredilen taşınmazlar yönünden miras payı oranında iptal tescil istediğini, Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/309 Esas sayılı dosyasında açılan davada sulh olmak zorunda kaldığını, bu dava vesilesiyle ve mirasbırakanın yeni mektuplarının ortaya çıkması nedeniyle davalılara değişik tarihlerde taşınmaz devredildiğini öğrendiği için saklı payını istemek durumunda kaldığını, mirasbırakanın en kıymetli taşınmazlarının kadastro tespiti sırasında davalılar ... ve ... adına tescil edildiğini, bazılarının da bağış yoluyla davalı ... ve ...’ya devredildiğini, mirasbırakanın ömrünün son 10 yılında davalı torunları ..., ... ve ...’ye satış yoluyla devirler yaptığını, 2010 yılı Ocak-Haziran ayları içerisinde Ziraat Bankasındaki 18.000,00 TL, 5.000,00 TL ve 50,00 TL parasını çekerek davalı ...’nın dava dışı ... ile davalılar ... ve ...’ın hesaplarına aktardığını, davalı ...’ya 23 ada 1 parselin kadastro ile verildiğini, 82 ada 5 parselin muvazaalı satışla devredildiğini, 549 ada 4 parselin istimlak edildiğini, mirasbırakanın bu istimlak parasını damadı ...’e verdiğini, 1983 yılında ...’den alınamayan 300.000,00 TL olduğunu, 1985 yılında satılan bağın parasının da dava dışı damat ...’e verildiğini, 1974-1977 tarihleri arasında satılan tarla parasının iki damada verildiğini, her ne kadar damatlara verilmiş görünse de bu paraların davalı iki kıza verildiğini, başka bir taşınmazın satılarak parasının davalı ... ve çocukları için kullanıldığını, davalı ...’ın eşi adına alınan 550 ada 16 parselde kayıtlı 9 no’lu dükkanın parasının mirasbırakan tarafından karşılandığını, bu davalının eşi adına alınan 900 ada 2 ve 3 parsellerin parasının da mirasbırakan tarafından ödendiğini, 1974 model arabaya da mirasbırakanın yardım ettiğini, 901 ada 4 ve 19 parseller ile 84 ada 3 ve 4 parsellerin kadastro tespiti sırasında davalı ... adına tespit edildiğini, 901 ada 20, 84 ada 5 ve 926 ada 26 parsellerin hibe yoluyla verildiğini, davalı ...’e 903 ada 26, 927 ada 1, 680 ada 40 parsellerin 2000 yılında muvazaalı satış ile devredildiğini, davalı ...’e 901 ada 1,2, 3 ve 754 ada 1 parselin 2000 yılında muvazaalı satış ile devredildiğini, davalı ...’e 918 ada 1 parselin verildiğini ileri sürerek denkleştirme ve tenkis yapılarak miras payının iadesini ve tescilini, muvazaalı olarak yapılan devirlerin iptalini istemiş; davacı vekili 19.07.2017 tarihli dilekçesinde, dava konusu 926 ada 26 parselin sehven 26 parsel olarak bildirildiğini, doğrusunun 926 ada 7 parsel olup, bu parselin mirasbırakan tarafından 2007 yılında davalı ...’ye verildiğini beyan etmiş; 04.02.2016 tarihli açıklama dilekçesinde, davanın tenkis talebi içerdiğini, tenkis yapılabilmesi için terekenin tespiti gerektiğini, davanın tenkis davası olması nedeniyle mirasbırakanın mal varlığı ve davacının miras payı tespit olmadan harcın tamamlanmasının mümkün olmadığını; 20.04.2016 tarihli duruşmada, davanın tenkis davası olduğunu; 13.02.2019 tarihli duruşmada ise öncelikli talebin terekenin tespiti ve tenkis, fer'i talebin muvazaalı işlemlerin iptali olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının daha önce Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/309 Esas, 2013/353 Karar sayılı dosyası üzerinden konusu ve tarafları aynı olan iptal tescil davası açtığını, 18.11.2013 tarihinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, anılan kararın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil ettiğini, ayrıca söz konusu davanın açılış tarihi itibarıyla eldeki davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, anılan dosyada tarafların 18.11.2013 tarihinde sulh olduklarını, davacıya 1 tam 1 hisseli taşınmaz verilip denkleştirme amacıyla kendisinden 2.000,00 TL alınarak sulh yapıldığını, 82 ada 5 parselde davacının da 1/3 payı olduğunu, davalılar ... ve ...’a bedeli mukabilinde devirler yapıldığını, mirasbırakanın minnet duygusuyla satış bedelini düşük tuttuğunu, mirasbırakanın davacıya da taşınmaz verdiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2015/184 Esas, 2019/53 Karar sayılı kararıyla; davacının asli talebi olan tenkis talebi yönünden hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, feri talebi olan muris muvazaası nedeniyle iptal-tescil talebi yönünden, dava konusu 754 ada 1, 680 ada 40, 927 ada 1, 901 ada 1, 2, 3, 82 ada 5, 903 ada 26, 918 ada 1 ve 926 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, diğer dava konusu taşınmazlar yönünden ise tapusuz taşınmazların kadastro yolu ile edinilmesinde muris muvazaasının uygulanamayacağı ve muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/1437 Esas, 2020/735 Karar sayılı kararıyla; dava, tenkis, olmadığı taktirde muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup mirasbırakanın ölüm tarihi ile daha önce açılıp feragatla sonuçlanan davanın açılma tarihi nazara alındığında, tenkis isteği yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği, muris muvazaası nedeniyle iptal tescil isteği yönünden ise dava konusu bir kısım taşınmaz bakımından kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, diğer taşınmazlar bakımından da kadastro tespitinden önce tapusuz taşınmazların mirasbırakan tarafından devredilmesinde muris muvazaasının söz konusu olmayacağı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı belirlenerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 27.04.2022 tarihli ve 2020/3002 Esas, 2022/3575 Karar sayılı kararıyla; asıl talep olan tenkis istemi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının daha önce Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/309 Esas sayılı dosyası üzerinden 18.11.2011 tarihinde açmış olduğu tapu iptali ve tescil istekli davanın dava tarihi ile davacının eldeki davada dava dilekçesinde açıkladığı olgular ve daha önce açılan davada tanık olarak dinlenen davacının dava dışı eşi ...’nün beyanı birlikte değerlendirildiğinde TMK’nın 571 nci maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği benimsenerek öncelikli tenkis isteği yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğunu, davacının daha önce açmış olduğu ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil ettiği; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemi bakımından dava konusu 754 ada 1, 680 ada 40, 927 ada 1, 901 ada 1, 2, 3, 82 ada 5, 903 ada 26 ve 918 ada 1 parsel sayılı toplam 9 parça taşınmaz yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde ise kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilen dava konusu 926 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibarıyla davacı adına kayıtlı olduğu, bu taşınmazla ilgili tapu iptali ve tescil isteğiyle dava açmakta davacının hukuki yararının bulunmadığı, bu taşınmaz hakkında dava şartlarından olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın esastan reddine karar verildiği, bu taşınmazların hangileri olduğunun hüküm yerinde açıkça belirtilmediği ve tapu bilgilerine yer verilmeksizin muğlak ifade kullanılmasının HMK’un 297/2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği; dava konusu 23 ada 1 parselin davalı ...’ya, dava konusu 901 ada 4, 19, 84 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların davalı ...’e dava dışı 3. kişilerden geçtiği, bu taşınmazların mirasbırakanla ilgisi bulunmadığı, dava konusu 901 ada 20 ve 84 ada 5 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakandan bağış yoluyla davalı ...’e geçtiği ve bağış yoluyla yapılan temliklerde muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı, bu nedenle anılan taşınmazlar yönünden bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi; dava konusu 549 ada 4 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından dava dışı Belediyeye istimlaken temlik edildiği, kayıt malikinin dava dışı Belediye olduğu gözetilerek bu taşınmaz yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, dava konusu 550 ada 16 parselde kayıtlı 9 no’lu dükkan ile dava konusu 900 ada 2 ve 3 parsel (yeni 1138 ada 18 parsel) sayılı taşınmazların dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı olduğu gözetilerek bu taşınmazlar yönünden de husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilirken de bu hususların ve ret gerekçelerinin gözetilmesi, yenileme ile ada ve parsel numaraları değişen dava konusu taşınmazların tespiti ile hükümde bu hususun nazara alınması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu belirlenerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların toplamda 20 parsel olduğu (900 ada 2 ve 3 parselin birleşerek 1138 ada 18 parsel olduğu), 9 parselin kesin hüküm nedeni ile reddi gerektiği, 1 parsel yönünden hukuki yarar yokluğu ve 3 parsel yönünden ise husumet yokluğu yönünden her bir ret (kesin hüküm, hukuki yarar ve husumet yokluğu) nedenleri için davalılar lehine ayrı ayrı 9.200,00 TL maktu vekalet ücreti, 7 parsele dair talebin esastan reddi yönünden; 901 ada 4, 19, 20, 84 ada 3, 4, 5 ve 23 ada 1 parsel sayılı taşınmazların dava tarihi itibariyle toplam 1.554.559,00 TL tutarın davacının miras hisse oranının 1/3'ü olan 518.186,33 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplandığı belirlenerek, asıl talep olan tenkis talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, terditli tapu iptali ve tescil talebi yönünden; 754 ada 1, 680 ada 40, 927 ada 1 (yeni 926 ada 85 parsel), 901 ada 1, 2 ve 3, 82 ada 5 (yeni 1509 ada 12 parsel), 1651 ada 26 (eski 903 ada 26 parsel) ve 918 ada 1 parsel (yeni 926 ada 36 parsel) yönünden davanın kesin hüküm nedeni ile reddine, 926 ada 7 parsel yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 901 ada 20 ve 84 ada 5 parsel (yeni 1628 ada 5 parsel) yönünden davanın reddine, 549 ada 4 parsel (yeni 1785 ada 4 parsel) yönünden husumet nedeniyle reddine, 550 ada 16 parsel 9 nolu bağımsız bölüm ve 900 ada 2 ve 3 parsel (yeni 1138 (1133) ada 18 parsel) yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ..., ... ve ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; tenkis talebine ilişkin hak düşürücü süre dolmadığını, eldeki davada kesin hükmün söz konusu olmadığını, muris muvazaanın sabit olduğunu belirtmiş ve vekalet ücreti yönünden ise dava konusu aynı olan farklı taşınmazlara ilişkin farklı nedenlerle davanın reddedilmesinin aynı vekil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu yine, aynı maddi olaya ilişkin açılan davada farklı davalar gibi vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Mahkemece, dava konusu yapılan 84 ada (yeni: 1628 ada) 3 ve 4 parsel ile 84 ada (yeni: 1628 ada) 4 parsel ve 19 parsel olmak üzere toplam 4 parça taşınmazın atlandığını, sıralanan taşınmazların hangi davalılara ait olduğunun belirtilmediğini, davalıların farklı vekillerce temsil edildiğinin gözden kaçırılarak "davalılara lehine" denilmek suretiyle karışıklığa yol açacak şekilden vekalet ücretine hükmedildiğini, 1651 ada 26 parsel (eski 903 ada 26 parsel) yönünden davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verildiğini, taşınmazda farklı vekille temsil edilen davalıların farklı oranlarda hissedar olduklarının gözardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalılar ..., ..., ... ve vefat eden davalı ... yönünden dava konusu edilen taşınmazlarla alakalı dava ... adına kayıtlı 926 ada 7 parsel haricinde esastan reddolunduğunu, esastan reddolunan taşınmazların müddeabih değerlerine göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; tenkis, terditli olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı
Türk Medeni Kanunu'nun 571 inci ve 706 ncı maddesi
Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi
Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddelesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı, 297/2 nci ve 298/2 nci maddeleri
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3 üncü maddesi
3. Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Kanun'un 298/2 nci maddesinde ise gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda;
Mahkemenin karar gerekçesinde, 7 adet parsele ilişkin talebin esastan reddi yönünden; 901 ada 4, 19 ve 20, 84 ada 3, 4, 5 parsel ve 23 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar olmak üzere dava tarihindeki toplam değerinin 1.554.559,00 TL olduğu, davacının miras hisse oranınn 1/3'ü olan 518.186,33 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplandığı belirttikten sonra hüküm sonucunda 23 ada 1, 84 ada 3 ve 4 (yeni 1628 ada 3 ve 4) parseller ile 901 ada 4 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca;
Mahkemece, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması ve hüküm fıkrası ile tereddüte yol açılması suretiyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!