WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/3279 E.  ,  2024/4109 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/631 E., 2023/520 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/413 E., 2021/123 K.

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; davalılardan ... tarafından Çorlu 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5199 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi nedeniyle maliki olduğu 402 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğünün 2019/86 Talimat sayılı dosyasından yapılan satış işlemleri ile davalılar ..., ..., ... ve ...’a ihale edildiğini, yapılan satış işlemleri sırasında Lüleburgaz İcra Hukuk Mahkemesine meskeniyet iddiasında bulunduğunu, Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/413 Esası ile yargılamaya devam edildiğini, anılan dosya üzerinden hüküm verilmeden icra işlemlerine devam edildiğini ve taşınmazının hukuka aykırı şekilde satıldığını, davalı adına oluşan tescilin yolsuz hale geldiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakelemeleri Kanunu’nun (HMK) 125 inci maddesi uyarınca yeni malik ... davaya dahil edilmiş, taşınmazın ... tarafından da dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle 16.09.2021 tarihli dilekçesiyle HMK’nın 125 inci maddesi kapsamında davasını tazminata dönüştürdüğünü belirtmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar Duru İnşaatçılık, ..., ..., ...; icra takip dosyası üzerinden yapılan tüm işlemlerin usulüne uygun olduğunu, taşınmaz kıymet takdirinin ve satış gününün davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, usulüne uygun yapılan ihale sonucu taşınmazı aldıklarını, davacı tarafça süresi içinde ihalenin feshi davası da açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

2. Davalı ...; davacıdan olan alacağı nedeniyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, yapılan tüm takip işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/413 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile davacı tarafça yapılan meskeniyet itirazının süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bu nedenle haczedilemezlik iddiasına dayanılarak ihalenin usulsüzlüğünün iddia edilemeyeceğini,herhangi bir ihalenin feshi davasının da açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3. Dahili davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2019/413 Esas, 2021/123 Karar sayılı kararı ile; davalı ... tarafından davacı aleyhine Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/287 Esas, 2015/576 Karar sayılı ilamına dayalı alacak nedeniyle takip yapıldığı, takip dosyasında davacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu, takibe konu borcun davacı tarafça inkar edilmediği, davalıların takip dosyasında ve ihale sürecinde usul ve yasaya aykırı işlemlerinin bulunmadığı, davacı tarafça süresinden sonra meskeniyet iddiası ile açılan davanın Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/413 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile reddedildiği ve davacı tarafça süresi içinde ihalenin feshine yönelik dava açılmadığı, ihalenin kesinleşmiş olduğu, bu haliyle davacının ihalenin usulsüz yapıldığı ve tescilin yolsuz olduğuna dayalı iddiasını ispatlanamadığı, davalı ...’ın kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalılar yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaza 04.10.2016 tarihinde haciz konduğunu, bu nedenle haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğunu, Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/620 Esas, 2018/513 Karar sayılı kararı ile talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, bu kararın 10.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, davalı ... tarafından bu kararın bilindiğini, 23.01.2019 tarihinde davacıya 103 davet kağıdı tebliğ edildiğini, bu evrakta taşınmaz bilgisi yazsa da işlemin hangi tarihli hacze ilişkin olduğunun belli olmadığını, davacının çok daha sonra dava konusu taşınmaza yeniden haciz konulduğunu öğrendiğini, davalı tarafça kötü niyetli olarak ilk haczin düşmesinin sağlandığını ve taşınmaza yeniden haciz konularak gönderilen evrakta hangi tarihli hacze ilişkin olduğu belli olmadığından davacının iradesinin sakatlandığını, yapılan işlem ile ilk kararın hükümsüz hale getirildiğini, davacının taşınmaza konulan yeni hacizden kıymet takdir tebliği ile haberdar olduğunu, bu tarihten itibaren de süresi içerisinde Lüleburgaz İcra Hukuk Mahkemesine meskeniyet ididasında bulunduğunu, yetkisizlik kararı sonucu yargılamaya Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/413 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiğini ve Mahkemece davanın süresi içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 14.03.2023 tarihli ve 2022/631 Esas, 2023/520 Karar sayılı kararıyla; davacı aleyhine davalı ... tarafından Çorlu 2. İcra Müdürlüğünün 2016/5199 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi yapıldığı, icra emrinin borçlu davacıya 30.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleşmesi üzerine borçluya ait dava konusu 2 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına 04.10.2016 tarihinde haciz konulduğu, borçlu tarafından yapılan meskeniyet şikayeti üzerine Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/620 Esas, 2018/513 Karar sayılı kararı ile haczin kaldırılmasına yönelik talebin reddine, borçluya mesken için satış bedelinden ödeme yapılmasına karar verildiği ve kesinleştiği; ilk haciz tarihinin üzerinden 1 yıldan fazla süre geçtiği, alacaklının yeniden haciz talep ettiği, 11.01.2019 tarihinde taşınmazın tapu kaydına yeniden haciz konulduğu, borçluya yokluğunda yapılan haciz işlemini inceleyebilmesini amaçlayan İcra İflas Kanunu'nun 103 üncü maddesi uyarınca 23.01.2019 tarihinde davetiye tebliği edildiği, haczin kesinleştiği, satış kararı verildiği, kıymet taktiri yapıldığı ve taşınmazın satış ilanının 03.06.2019 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından yapılan meskeniyet şikayeti üzerine Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/413 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile şikayetin süresinde olmadığından reddine karar verildiği, anılan kararın 11.10.2021 tarihinde kesinleştiği, haczedilmezlik şikayetlerinde satışın durdurulması yönünde tedbir kararı verilmedikçe, sırf haczedilmezlik şikayetinin derdest olduğundan bahisle satışın durmayacağı, tüm bu açıklamalar uyarınca, icra takip işlemlerinin takip hukukuna ilişkin kurallar çerçevesinde yürütüldüğü, borçluya gerekli tebligatların yapıldığı, davacının haczedilmezlik şikayeti dışında bu işlemlerin usulsüz olduğuna dair bir başvurusunun olmadığı, ihalenin feshinin talep edilmediği, bu nedenlerle taşınmazın cebri icra sonucu satışı ile oluşan tescilin yolsuz tescil mahiyetinde olmadığı, kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarına ek olarak taşınmazın çok cüzi bir bedele satıldığını ve meskeniyet iddiası nedeniyle kendisine hiç bir ödeme yapılmadığını, dava konusu taşınmaza yeniden haciz konduğuna dair kendisine tebliğ edilen bir evrak bulunmadığını, icra takip dosyasından yapılan tüm işlemlerin usulüne aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705 inci, 1022 nci, 1023 üncü, 1024 üncü, 1025 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyanın incelenmesinden; Lüleburgaz ilçesi, ... Mahallesi, 402 ada 28 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlıyken cebri ihale sonucu 31.07.2019 tarihinde 1/4‘er paylarla davalılar ..., ..., ... ve ... adına tescil edildiği, bu kişilerin de taşınmazı dava tarihinden sonra 21.08.2019 tarihinde dava dışı ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’ın da taşınmazı 19.12.2019 tarihinde davalı ...’a, O’nun da 25.06.2021 tarihinde dava dışı ...’e devrettiği, davacı tarafça HMK’nın 125 inci maddesi uyarınca yeni malik ...’a karşı tapu iptali ve tescil isteği ile davaya devam edildiği, taşınmazın ... tarafından da dava dışı üçüncü kişiye devredilmesi nedeniyle davacının 16.09.2021 tarihli dilekçesiyle HMK'nın 125 inci maddesi kapsamında davasını tazminata dönüştürdüğü anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.