1. Hukuk Dairesi 2023/3264 E. , 2024/3917 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1241 E., 2023/164 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/716 E., 2020/60 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 1730 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tamamı tapuda adına kayıtlı iken davalı ile aralarında düzenlenen 03.08.2016 tarihli “Gayrımenkul Ara Satış Sözleşmesidir” başlıklı belge ile anılan taşınmaz üzerinde davalı ile 1/2'şer paylarla ortak olduklarının belirtildiğini, taşınmazın tamamı tapuda adına kayıtlı iken üçüncü kişilere olan borcundan dolayı hakkında icra takibi başlatılacağı korkusuyla davalı ile 07.03.2017 tarihli adi yazılı sözleşme yaptıklarını ve taşınmazın tamamını tapuda satış yoluyla davalıya temlik ettiğini, 07.03.2017 tarihli sözleşmede de, taşınmaz üzerinde davalı ile ortak olduklarının belirtildiğini, üçüncü kişilere olan borcunu ödedikten sonra taşınmazın 1/2 payını davalıdan istediğini ancak davalının söz konusu payı devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan 1/2 payının tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, aşamada taşınmazın devri üzerine HMK’nın 125 inci maddesi uyarınca davasını yeni malike yöneltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... aşamalarda; taşınmazın gerçek sahibi olduğunu, davacı ile aralarındaki başka bir ticari ilişkiden dolayı taşınmazın kendisine verildiğini, davacının dayandığı sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, taşınmazı davacıdan rızaen ve bedeli mukabilinde satış yoluyla edindiğini, davacının taşınmazda 1/2 pay ile ortak olduğu iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, vekili 13.12.2022 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın davacı ile ortak alındığını, tamamının kendi adına tescil edildiğini, 1/2 payın davacının olmasına rağmen üçüncü kişiye taşınmazın tamamının devredildiğini, taşınmazın 1/2 payının davacıya ait olduğunu kabul ettiklerini ve beyanları doğrultusunda karar verilmesini istediklerini bildirmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazı muvazaalı aldığının iddia edildiğini, bunu ispatlayacak somut delil sunulmadığını, inançlı işlemin tarafları bağlayacağını, üçüncü kişilerin bu işlemleri bilmesinin beklenilemeyeceğini, inançlı işlem yoluyla taşınmazın mülkiyetini kazanmış olan inanılan, bu taşınmazı üçüncü kişiye devrettiği takdirde üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığına bakılmayacağını, taşınmazı edindiği tarihte üzerinde takyidat bulunmadığını, inançlı işlemden de haberi olmadığını, bedelini ödeyerek taşınmazı edindiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2018/716 Esas, 2020/60 Karar sayılı kararı ile; her ne kadar davacı tarafça dayanılan sözleşmelerde davalının mülkiyeti iade yükümlülüğünden açıkça söz edilmemiş ise de davalının taraf olduğu 07.03.2017 tarihli sözleşmede taşınmaza ortak olduklarını kabul ettiği ve davalıya tapu devrinin de bu sözleşme tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/389 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararıyla; inançlı işlem iddiasının ispatlanması karşısında davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ancak dava konusu taşınmazın zemin ve bina değeri üzerinden harca hükmedilmesi ve alınan peşin harçların düşülmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, harç yönünden hüküm düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 17.05.2022 tarihli ve 2022/3175 Esas, 2022/3921 Karar sayılı kararı ile; davacının, dava konusu 1730 ada 10 parsel sayılı taşınmazı 09.03.2017 tarihinde satış yoluyla davalı ...’e temlik ettiği, davalının da taşınmazı dava tarihinden sonra 21.11.2018 tarihinde dava dışı ...’e satış yoluyla temlik ettiği, HMK’nın 125 inci maddesi gözetilmeksizin karar verildiği, kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi zorunlu bulunan HMK’nın 125 inci maddesindeki yasal düzenleme nazara alınarak, davacı tarafa seçimlik hakkının hatırlatılması, bu yöndeki usuli eksikliğin giderilmesi ve sonucuna göre işlem yapılarak ondan sonra bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ile ilk el davalı Selahattin Aslan arasında inançlı işlem yapıldığı, dava konusu taşınmazda baştan itibaren haricen 1/2 hisse oranında malik oldukları, davacı ...'nin de aynı şartlarla ve davalı Selahattin'in 1/2 payı kendisine devredeceğine inanarak tamamını devir ve temlik ettiği, taraflar arasında inançlı temlikin gerçekleştiği, davalının dava konusu gayrimenkulün 1/2 payının davacıya ait olduğunu bilerek taşınmazı satın aldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; muvazaayı ispatlayacak hiç bir somut delil olmadığını, inançlı işlemin tarafları bağlayacağını, üçüncü kişilerin bu işlemleri bilmesinin beklenilemeyeceğini, inançlı işlem yoluyla taşınmazın mülkiyetini kazanmış olan inanılan, bu taşınmazı üçüncü kişiye devrettiği takdirde, üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığına bakılmayacağını, yapılan devrin geçerli olacağını, taşınmazı edindiği tarihte üzerinde takyidat bulunmadığını, inançlı işlemden de haberi olmadığını, TMK'nın 1023 üncü maddesi uyarınca taşınmazı kazandığını, davacının talep dilekçesindeki beyanlarını ispatlayacak somut delil sunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 26 ncı, 27 nci ve 97 nci maddeleri;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nu (TMK)1023 ve 1024 üncü maddeleri,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi,
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması HMK'nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma kararına uygun işlem yapılmasına göre davalı ...'nin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK'nın 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre bundan sonra Mahkemece yapılacak iş bozmaya ve HMK'nın 297 nci maddesine uygun yeni bir karar vermekten ibarettir. Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli, 2018/716 Esas, 2020/60 Karar sayılı kararının Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 05.11.2020 tarihli ve 2020/389 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere, davalı vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine karar verilerek istinaf incelemesi yapılır gibi hüküm oluşturulması usul hukukuna açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
4. Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmının düzeltilerek onanması HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının "I" numaralı bendinde yer alan "Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE," cümlesinin, "II" numaralı bendinde yer alan "Van 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28/01/2020 tarih ve 2018/716 Esas-2020/60 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1-b-2 ve 355 inci maddeleri gereğince düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre;" ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!