1. Hukuk Dairesi 2023/2914 E. , 2024/3033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/169 E., 2022/193 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu olan Kemaliye ilçesi, ... köyünün, ... Mevkinde yer alan ve eskiden tarla olarak kullandıkları, son zamanlarda ise çayır olarak kullanılan taşınmazın davalılar adına 105 ada 15 parsel numarası ile tespit ve tescil edildiğini, dava konusu yerin 8.845 m2 miktarında olduğunu, davalıların taşınmaz üzerinde fiili veya hukuki hiçbir hakları bulunmadığını, dava konusu yerin bitişiğinde bulunan 105 ada 8 parselin de kendilerine ait olduğunu, çekişmeli taşınmazın komşusu 105 ada 8 parselle birlikte bir bütün olarak tespit edildiğini, ardından 105 ada 15 parsele ifraz edildiğini, tespit sırasında gerek mahalli bilirkişilerin gerekse kadastro teknisyenlerinin yanıltıcı beyanlar ile hatalı sonuca ulaştığını, çekişmeli taşınmazın irsen intikal eden zilyetlik uyarınca uzun yıllardır kendileri tarafından zilyet edildiğini, yine taşınmaza ilişkin murislerine ait eski tapu kaydının da bulunduğunu, dava konusu taşınmazın davacının babası ve annesinin babasından irsen intikâl ettiğini ileri sürerek dava konusu 105 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacının babası Hüseyin ile davacının amca çocukları ... oğulları ... ve ..., ... oğlu ... ile ... oğulları Hasan ve Mustafa adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; dava dilekçesini usulüne uygun tebellüğ ettiği hâlde cevap dilekçesi ibraz etmeyip duruşmalara katılmamıştır.
2. Davalı ... vekili; süresinden sonra ibraz ettiği cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında; dava konusu taşınmazın davalılara tapu kayıtlarına istinaden tescil edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2016 tarihli ve 2011/109 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile; davacı yanın tutunduğu Nisan 311 tarihli, no:29, cilt:34, sahife:1 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu, yine keşif sırasında alınan beyanlardan dava konusu taşınmazın evveliyatının davacı ve davalıların dedelerine ait olduğunun, taşınmazda hem davacı hem davalılarının haklarının bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle tapu kaydı ve zilyetlik durumu göz önüne alınarak davanın kabulü ile, çekişmeli 105 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, Malatya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/538 Esas, 2015/810 Karar sayılı veraset ilâmında belirtilen payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.01.2016 tarihli ve 2011/109 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/4222 Esas, 2022/2197 Karar sayılı kararı ile; dava konusu Erzincan ili, Kemaliye ilçesi, ... köyünde kain 105 ada 15 parsel sayılı 8.845,07 m2 yüz ölçümlü taşınmazın irsen intikâl, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden davalılar İbrahim ve ... adlarına eşit paylarda tespit ve tescil edildiği, davacının eldeki davasına dayanak Nisan 311 tarih, 29 sıra numaralı tapu kaydının ... oğlu ... bin Kalo adına tesis edildiği, dosya arasında yer alan kayıtlara göre ise davacı yanın tapu maliki ... oğlu ... bin Kalo ile arasında irs ilişkisi olduğunu ispat edemediği, öte yandan davacı tarafın dayandığı tapu kaydının "..." ve "..." sınırları itibariyle gayrisabit hudutlu tapu kaydı niteliğinde olduğu, keşif sırasında bilirkişi ve tanıkların sıhhatli olmayan ve komşu parsel tutanakları ile denetlenmeyen bir kısım soyut ifadeden ibaret yer göstermelerine itibar edildiğinde dahi, dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunun kabul edilemeyeceği, öte yandan dosya arasında yer alan ziraat mühendisi bilirkişi raporu içeriği ile keşif sırasında alınan beyanlar incelendiğinde, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yahut mirasbırakanlarının iktisaba elverişli zilyetliklerinin bulunmadığı, hâl böyle olunca sübut bulmayan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle, lehine tescile karar verilen tarafların kimler olduğu gösterilmeden infazı kabil olmayan şekilde hüküm kurulmasının da isabetsiz olduğu belirtilerek Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.01.2016 tarihli ve 2011/109 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/193 Karar sayılı kararı ile; bozma ilâmına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulan hükmün yalnızca davalı ... tarafından temyiz edilmiş olduğunu, temyiz etmeyen davalı ... yönünden hükmün kesinleşmiş olduğunu, bu sebeple davanın tümden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira davalıların dava konusu taşınmazdaki mülkiyetlerinin müşterek ve paylarının birbirinden bağımsız olduğunu, fen bilirkişisi ...'nın 23.06.2014 tarihli raporuna istinaden davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazın tüm sınırlarına uyduğunun tespit edildiğini, bozma ilâmından sonra Mahkemece mevcut keşif yetersiz ise yeniden keşfe çıkılarak eksikliklerin giderilmesi gerektiğini, bozma ilâmında belirtilen irsen bağlantı eksikliğinin tamamlanması için taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davacıya süre verilmediğini, davacının malik olduğuna dair tüm tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının yok sayıldığını ileri sürerek Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2022/169 Esas, 2022/193 Karar sayılı kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü, 15 inci ve 20 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosya içerisinde davacı ... ile asli müdahale talebinde bulunan ... 'ın ortak vekili Avukat ... tarafından ibraz edilen Malatya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ve 2015/538 Esas, 2015/810 Karar sayılı mirasbırakan ... 'a ait olup bozma ilâmı öncesindeki kabul hükmüne esas alınan veraset ilâmında, aslî müdahale talebinde bulunan ... 'ın mirasçı olduğu, ancak davacı ...'ın mirasbırakan ... mirasçısı olarak görünmediği anlaşılmakla, öncelikle davacı ...'a, dayandığı tapunun malikinin mirasçısı olduğunu gösterir hasımlı veraset ilamı alması için süre verilmesi, sonrasında davacı ...'ın aktif dava ehliyetinin olup olmadığının, davacı ... tarafından dosyaya ibraz edilen Nisan 311 tarihli, 34.cilt, 1. sayfadaki 28-29-30 ve 31 sıra numaralı dört adet eski tapu kaydının ikisinin ... oğlu ... bin Kalo, ikisinin ... oğlu ... bin Kalo adına olması nedeniyle, ... oğlu ... bin Kalo'nun davacı ...'ın dedesi olduğu nüfus kayıtlarından anlaşılan ... TC kimlik numaralı ... ve ... oğulları ... olup olmadığı da değerlendirilerek, davacı ...'ın aktif dava ehliyetinin olup olmadığının araştırılması gerekir.
2. Kabule göre de, Mahkemenin 26.01.2016 tarihli ve ve 2011/109 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararının, dava konusu taşınmazın 1/2 paylı maliki davalı ... tarafından temyiz edilip, diğer 1/2 paylı malik davalı ... tarafından temyiz edilmediğinden, davalı ... bakımından davanın kabulüne dair 26.01.2016 tarihli ve ve 2011/109 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararın kesinleşmiş olduğunun gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
İstek hâlinde yatırılan temyiz peşin harcının temyiz edene iadesine,
Dosyanın Kemaliye Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-2 nci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
29.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!