1. Hukuk Dairesi 2023/2910 E. , 2024/4026 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/790 E., 2023/395 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/544 E., 2020/18 K.
Taraflar arasındaki hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Almanya'da çalışmakta ve yaşamakta olduğunu, Bursa'da bulunan taşınmazları ile ilgili işlemleri üvey kızı ...'ın ilgilendiğini, ...'nin ölümü ile ...'nin damadı olan davalı ...'in davacıya yakınlık gösterdiğini, davacının taşınmazlarla ilgili işlemler için notere gittiğini sandığı bir vakitte dava konusu 4785 ada 5 parsel sayılı taşınmazı davalının üzerine devraldığını, davacının taşınmazla ilgili işlemlerini yapmaya devam ettiğini, dava konusu taşınmazdaki binanın doğalgaz işlemleri için başvuru yaptığı 2018 Eylül ayında taşınmazın davalıya devredildiğini öğrendiğini, davacının dava konusu taşınmazı satmadığını, davalının da satın alma gücü bulunmadığını, davalının taşınmazı hileli yollarla edindiğini ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 4785 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davalının dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, davacının noter yerine tapu müdürlüğüne gittiğini anlayamayacak durumda olması halinde davacıya vasi atanması gerektiğini, dava konusu taşınmazın satış işleminden sonra davacının davalıyı vekil tayin ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazın bakım ve kira işleri için vekaletname verme iradesi ile notere gittiğini zannederek davalının hileli ve yanıltıcı hareketleri ile tapu müdürlüğüne giderek taşınmazı resmi şekle uygun olarak davalıya devrettiği, ancak bu devirden sonra davacının taşınmazın maliki olarak taşınmazı kiraya verdiği, kullanıma devam ettiği, taşınmazda tadilatlar yaptığı bu süreçte davalının da taşınmazın maliki olarak herhangi bir işlem yapmadığı, davalının davacı adına taşınmazdaki konutları kiraya verdiği, davacının kirada olan konutlardan birine doğalgaz aboneliği alma esnasında taşınmazın 2012 yılında devredildiğini 2018 Eylül ayında öğrendiği ve bu öğrenme tarihinin aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalının hileli ve yanıltıcı hareketlerle taşınmazın adına devrini sağladığı, davacının iradesinin taşınmazın devrine yönelik olmadığı, davalı tarafça bedelinin de ödendiğinin ispat edilemediği, davacının sosyal ekonomik durumu ve taşınmazı resmi şekilde devraldığı tarihten sonraki eylemleri dikkate alındığında taşınmazın hile yoluyla ve yanıltılarak devralındığının dosya kapsamı ile sabit olduğunun kabulü ile davalı adına kayıtlı 4785 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalının dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, davalının Kaymakamlığa yapmış olduğu zilyetliğin korunması başvurusu ile davacının müdahalelerine razı olmadığının anlaşıldığını, davacı tanıklarının hileyi ispata yeterli beyanda bulunmadığını, mağdur olduğunu iddia eden davacının Savcılığa herhangi bir başvurusunun da olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından dava konusu taşınmazın tapuda 07.09.2012 tarihinde satış sözleşmesi ile temlik edilmiş olmasına rağmen bu tarihten sonraki dönemde de davacının taşınmaz üzerindeki daireleri kiraya verdiği, kiralar vekaleten davalı tarafından toplanmış ise de davacıya kira bedellerinin ödendiği, ödeme yapılmayan döneme ilişkin davacının davalıdan kira alacağının hesaplandığı, dosyaya sunulan delil dosyalarından dava konusu taşınmazın davalıya temlikinden sonra davacı tarafından dava konusu taşınmazdaki kiracılara ilişkin davalar açıldığı ve açılan davaların takip edildiği, davacının taşınmazda tadilatlar yaptığı, bu duruma davalı tarafından itiraz edilmediği, her ne kadar davalı tarafça Yıldırım Kaymakamlığı’ndan 3091 sayılı Kanun uyarınca zilyetliğe yapılan tecavüzün önlenmesi talebinde bulunulmuş ise de talep tarihinin, davacı tarafça açılan davanın dava dilekçesinin tebliğinden sonraki tarihli olduğu, davalının savunmasında ileri sürdüğü davacı tarafından davalıya verilen .... Noterliği'nin 28 Eylül 2012 tarihli 12772 yevmiye numaralı taşınmaz satış vekaletnamesinin davacının Kütahya İlindeki taşınmazlarına ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazın satış akdinde gösterilen bedelin düşük olduğu gibi bedelin davacıya ödendiğinin de ispatlanamadığı tüm dosya kapsamı, dinlenen tanık beyanları ve Yıldırım Kaymakamlığı’nın 04.12.2018 tarihli 7 karar sayılı dosyasında alınan beyanlar gözetilerek davacının iradesinin yanıltılması suretiyle dava konusu taşınmazın davalıya temlik edildiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36 ncı maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120 nci maddesi; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. HMK’nın 120 nci ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16 ncı maddesi uyarınca; dava değerinin ve buna göre alınacak harcın dava konusu konusu taşınmazın değerinden ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarih ve 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
3. Öte yandan, harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın ve aleyhine olsa bile re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
4. Eldeki davada, davanın 02.10.2018 tarihinde 10.000,00 TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın mahallinde yapılan keşif sonucunda dava tarihindeki değerinin 336.736,39 TL olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden harç ikmal edilerek karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken bu eksikliğin giderilmemesi hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Kamu düzeni gereğince ve resen İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile bakiye 512,32 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına," cümlesinin çıkartılarak yerine "Alınması gereken 23.002,46 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.831,68 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, ” cümlesinin yazılmasına,
Hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!