WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/2875 E.  ,  2024/4347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/155 E., 2022/19 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul - Kısmen Ret

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali-tescil, olmazsa tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada dava konusu 1473 parsel yönünden davanın reddine, birleştirilen davada dava konusu diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekilleri ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı ...; mirasbırakan babası ... oğlu ...’in bir kısım mirasçının baskısıyla ve kendisinden mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak taşınmazlarını elden çıkardığını ileri sürerek asıl davada, davalı çocukları ..., ... ve müteveffa ... ile torunu ...'e paylı olarak devredilen 1328, davalı oğlu ...'e satış yoluyla temlik edilen 1466 ve 1642 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tescilini, olmadığı taktirde tenkisini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 2.200 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini istemiş; birleştirilen davalarda, 1473 parsel ile 229 ve 664 parsel sayılı taşınmazların tedavülü ile oluşan 1621, 1623, 1626 (gittileri 1641, 1642 parseller), 1622, 1624, 1625, 1554 (gittisi 1609), 1555, 1608 parsel sayılı taşınmazları davalı çocukları ..., ..., müteveffa ... ile davalı torunları ..., ... ve ...’ye satış yolu devrettiğini ileri sürerek anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... 15.09.2006 tarihli dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, taşınmazların kısım kısım paylaşıldığını, taşınmazları davalılar ..., ..., ..., ... ile birlikte hileli olarak aldıklarını, mirasbırakanın para almadığını, iddiaların doğru olduğunu, kız kardeşi davacı ...’ın haklı olup ona bir şey verilmediğini, mirasbırakanın 90 yaşında olduğu için hiçbir itirazı olmadığını beyan etmiş, aşamada ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

Asıl ve birleştirilen davalarda diğer davalılar, temliklerin gerçek satış olduğunu, mirasbırakanın ikinci evliliğini yapıp savurgan bir hayat sürdüğü için dava dışı taşınmazlarını da sattığını, alım güçleri bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 29.05.2009 tarihli ve 2003/660 Esas 2009/420 Karar sayılı kararıyla; davalılardan ...’in kabul beyanına ve diğer delillere göre mirasbırakanın taşınmazlarını satmasını gerektirir ihtiyaç içinde olmadığı, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 13.03.2019 tarihli ve 2016/6066 E. 2019/1804 K. sayılı kararıyla, "...eldeki davanın Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/138 esas 2008/90 karar sayılı dava dosyaları ile birleştirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 20.10.2015 tarihli ve 2013/73 E. 2015/1333 K. sayılı kararıyla; dava konusu 1473 parsel sayılı taşınmazın hükmen davalılar adına tescil edildiği, muris muvazaasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1466 ve 1642 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davalı ...’in kabul beyanında bulunduğu, diğer dava konusu 1609, 1622, 1555, 1608, 1624, 1625, 1328 ve 1641 parsel sayılı taşınmazlar bakımından iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile tapu iptal- tescile karar verilmiştir

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 13.03.2019 tarihli ve 2016/6066 E. 2019/1804 K. sayılı kararıyla; "...Somut olgular ve toplanan delillerden temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Asıl ve birleştirilen davada davalıların bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine. Ancak; dava konusu ve kabul kapsamındaki taşınmazlarla ilgili hüküm kurulurken mirasbırakanın veraset ilamı ile ilişkilendirilmeden infazda tereddüt oluşturacak ve denetime elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisi isabetli değildir. Öte yandan, birleştirilen davalar birlikte görülmekle beraber ayrı dava olma özelliklerini koruduklarından her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2 nci maddesinde hüküm kısmında isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza imkân sağlayacak içerikte bulunmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. O halde, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de hatalıdır...'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; asıl davada dava konusu 1466 ve 1642 parseller yönünden davalı ...'in kabul beyanının bulunduğu, asıl davada diğer dava konusu 1328 parsel yönünden iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada dava konusu 1473 parsel sayılı taşınmaz hükmen tescil edildiğinden muris muvazaasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine, birleştirilen davada dava konusu 1609, 1608, 1622, 1555, 1624, 1625, 1328 ve 1641 parsel sayılı taşınmazlar yönünden iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekilleri ve davalı ... mirasçısı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, temliklerin muvazaalı olmadığını, mirasbırakanın iradesi doğrultusunda temlikleri gerçekleştirdiğini, mal kaçırma kastının bulunmadığını, yargılama giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmamaları gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı ... mirasçısı ... temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının hukuken yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı iptali ve tescil, terditli olarak asıl davada tenkis isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706 ıncı, Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Hemen belirtilmelidir ki, Mahkeme kararının davalı ... mirasçısı davalı ...'e bizzat 25.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 432 nci maddesi uyarınca temyiz başvuru süresinin 15 gün olduğu, davalının kararı yasal süre geçirildikten sonra 22.11.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla davalı ...'in temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;

Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararına uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalıların aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Ne var ki, Mahkemece 20.10.2015 tarihli önceki kararında, asıl dava konusu 1328 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 1500/35350 pay yönünden davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, dolayısıyla davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde temyizen incelenen son kararda usuli kazanılmış hak olgusu göz ardı edilerek anılan parselde davalı ... adına kayıtlı payın (11850/35350) tamamı yönünden iptal-tescil kararı verilmiş olması doğru olmadığı gibi, kabul kapsamındaki tüm taşınmazlar yönünden davacının miras payı oranında tapu iptal-tescile karar verilip kalan payların davalılar üzerinde bırakılması ile yetinilmesi gerekirken, davalılar adına tescil hükmü kurulmasının isabetsiz olduğu, diğer yandan asıl davanın konusu olan 1328 parsel yönünden hüküm kurulduğu halde birleştirilen dava bakımından kurulan hükümde de anılan parsele yer verilmiş olmasının doğru olmadığı, ayrıca kabul kapsamına alınan dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerlerinden davacının miras payına isabet eden bedel üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi ve her bir davalının harçtan sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirtilmesi gerekirken, taşınmazların tamamının değeri üzerinden fazla harca hükmedildiği görülmektedir.

Ancak, değinilen hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... mirasçısı
...'in temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

Bir kısım davalılar ..., ... ve ... vekilinin değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile;

Hükmün 1-A) bendinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine 1-A) bent olarak; "Asıl davada dava konusu Hatay ili, Dörtyol ilçesi, ... Mahallesi 1328 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 1500/35350 payın, aynı parseldeki davalılar ..., ..., ... mirasçıları, ... adlarına olan tapu kayıtlarının ve Hatay ili, Dörtyol ilçesi, ... Mahallesi 1466 ve 1642 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1208 E. 2019/1308 K. sayılı veraset ilamındaki davacı ...'in miras payı oranında iptali ile aynı oranda davacı adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,

Hükmün 2-B) bendinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine 2-B) bent olarak; "Birleştirilen davada dava konusu Hatay ili, Dörtyol ilçesi, ... mahallesi 1609, 1622, 1555, 1608, 1624, 1625 ve 1641 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1208 E. 2019/1308 K. sayılı veraset ilamındaki davacı ...'in miras payı oranında iptali ile aynı oranda davacı adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına,” cümlesinin yazılmasına,

Hükmün 3. bendinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine 3. bent olarak; "Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.680,62 TL nispi karar ve ilam harcının, 2.515,04 TL'sinin davalı ... mirasçılarından, 2.357,72 TL'sinin davalı ... mirasçılarından, 1.419,34 TL'sinin davalı ... mirasçılarından, 1.193,78 TL'sinin davalı ...'den, 1.064,61 TL'sinin davalı ...'ten, 735,63 TL'sinin davalı ...'ten, 394,50 TL'sinin davalı ... mirasçılarından alınarak Hazine'ye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine" cümlesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.