1. Hukuk Dairesi 2023/2869 E. , 2024/4074 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2413 E., 2023/422 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/ Kabul- Karar Kaldırılarak Dava Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/503 E., 2022/287 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteği değerden reddedilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; ekonomik sıkıntıları nedeniyle maliki olduğu dava konusu 434 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölümünü satmak istediğini, bu nedenle emlakçılık işi yapan davalı ...’yi vekil tayin ettiğini, ...’nin alıcı bulduğunu ancak kısmi ödeme yapabileceğini söylediğini bu durumu kabul etmediğini, dava dışı üçüncü kişi ile taşınmazın satışı için anlaştıklarını, devir için tapuya gittiklerinde taşınmazın adına kayıtlı olmadığını öğrendiğini, sonrasında yaptığı araştırma ile ...’nin taşınmazı önce ½ şer pay ile davalı ...’ya ve ...’a devrettiğini, onların da taşınmazı davalı ...’e temlik ettiğini gördüğünü, taşınmazın kısa süre içerisinde sembolik bedellerle el değiştirdiğini, davalı ...’nin; ...’ün, ...’ın ve davalı ...’nın eşi ...’in arkadaşı olduğunu, davalı ...’ün taşınmazı kendisine satan kişi olduğunu, davalıların el ve işbirliği içerisinde olduklarını, temlike dayanak vekaletnamenin süreli olduğunu ve devir tarihinde sürenin geçtiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikle davalı ..., ... ve ...’tan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın haksız, davacının kötü niyetli olduğunu, emlakçı olmadığını, dava dışı arkadaşı ... ile ortak iş kurmak istediklerini, para bulmak için ...’nın annesine ait olan dava konusu taşınmazı kredi çekmek için arkadaşları ...’e devrettiklerini, ...’in krediyi çektiğini ancak kendilerine vermediğini, kredi taksitlerinin ödenmemesi nedeniyle de taşınmazın banka tarafından satışa çıkarıldığını, araç kiraladığı davacı ile bu hususu konuşması üzerine davacının kendisine 250.000,00 TL borç verdiğini, bankanın borcunun ödendiğini, bunun üzerine ...’in taşınmazı davalı ...’e temlik ettiğini, kendisinin ve ...’nın yüklü miktarda borcu olduğu için taşınmazı adlarına alamadıklarını, ...’ün tanıdığı ve güvendiği biri olduğunu, her ay davacıya yüklü miktarda ödeme yapmasına rağmen davacının ana paranın daha ödenmediğini söylediğini, kendisinin ve ailesinin mal ve can varlığının tehdit edildiğini, şehir dışına taşınmak durumunda kaldıklarını, can güvenliğinden endişe duyduğu için çareyi taşınmazın davacıya devredilmesinde bulduklarını, ...’ün taşınmazı davacıya satmadığını, tehdit nedeniyle devrettiğini, davacının taşınmazı satın alacak birini bulmasını istediğini, emlakçılık yapan ... ve ...’ın taşınmazı 230.000,00 TL’ye almak istediklerini davacıya ilettiğini, ... ve ...’nın davacının hesabına 80.000,00 TL ve 69.994,00 TL satış bedelini yatırdıklarını, kendi hesabına da 30.000,00 TL yatırıldığını, bu bedeli davacıya verdiğini, ... ve ...’nın ayrıca davacıya 50.000,00 TL tutarlı çek verdiğini, tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, davacının kendisini iki ayrı vekaletname ile vekil tayin ettiğini, sürenin geçmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davalı ... ve ... ile dava konusu taşınmazın satışı için görüştüklerini, taşınmazda ipotek olduğunu, bunun üzerinde 100.000,00 TL peşin, kalan 250.000,00 TL bedeli ipotek kaldırıldıktan sonra ödeyeceğini söylediğini, peşin tutarı ödediğini, ipoteğin kaldırılmadığını ve banka taksitlerinin ödenmediğini, taşınmazın satışa çıkarıldığını, kendisinin de kalan meblağı ödemediğini, taşınmazın satışından sonra kendisine ödediği peşin bedelin iade edileceğini ...’nin bildirdiğini, kendisinin de davacı adına vekaleten işlem yaptığını bilmediği davalı ...’ye taşınmazı devrettiğini, öncesinde davacıyı tanımadığını, taşınmazın ... ve ...’a satılmasına rağmen alacağını alamadığını, bunun üzerine taşınmazı kendisinin almasının iyi olacağını zira kendisine ...’nin borçlu olduğunu dile getirdiğini, 284.000,00 TL kredi çektiğini, tapu masraflarını da ödediğini, ... ve ...’ya da ödeme yaptığını ve taşınmazı satın aldığını, iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde; iddiaların asılsız olduğunu, davalı ...’nin acil nakit ihtiyacı nedeniyle düşük fiyatlı bir daire olduğunu, taşınmazı aldıktan sonra yüksek bir bedele satabileceğini dava dışı eşine söylediğini, 230.000,00 TL’ye anlaşıldığını ve protokol düzenlenildiğini, parayı tek başına tedarik edemeyince arkadaşı ... ile ortak almaya karar verdiklerini, 80.000,00 TL’yi bankadan, kalan bedeli de 50.000,00 TL’lik çek ile ödediğini, ...’ın da 69.994,00 TL’yi bankandan, 30.000,00 TL’yi de elden ...’ye ödediğini, hesabına para yatan davacının temlikten haberinin olmamasının mümkün olmadığını, iki ay sonrada taşınmazı ...’nin alıcı olarak getirdiği ...’e sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, son kayıt malikinin iyiniyetli olduğu ancak diğer davalıların birbirlerini tanıdıkları gerekçesiyle tapu iptali ve tescili talebinin reddine, 290.000,00 TL bedelin davalılar ..., ... ve ...’tan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalıların birbirlerini tanıdıkları el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri, terditli isteklerden ilk istek olan tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerektiği, kabule göre de terditli istekleriden birisine karar verilmesine rağmen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalılar ..., ... ve ... temyiz dilekçelerinde özetle; davacının davasını ispatlayamadığı, terditli isteklerin tümünün reddine karar verilmesi gerektiği, ödemelere ilişkin banka kayıtları gelmediğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'in taşınmazı öncesinde davalı ...'den edindiği, son kayıt maliki ...'ün, hem davacıyı hem de taşınmazı tanıdığı ve bildiği, davalılar ... ve ...'nin aynı iş yerinde emlak işi ile uğraştıkları birbirlerini tanıdıkları, ...'nın da bir bağımsız bölümü 1/2 pay oranıyla ... ile birlikte satın aldığına göre ...'ı tanıdığı, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri, davacıya bedel ödendiği hususunun da ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamadaki beyanlarını tekrarla eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usulüne uygun olduğunu, davanın ispatlanamadığını, davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, taşınmazı kredi çekerek satın aldığını, diğerlerini tanımadığını, tanığının kendisine ipotekli taşınmaz satmayacağını, taşınmazın hüküm tarihinde davalı adına kayıtlı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamadaki beyanlarını tekrarla yeterli inceleme yapılmadığını ve delillerin doğru şekilde değerlendirilmediğini, SMM bilirkişinin diğer davalıların davacıya yaptığı ödemelere ilişkin bir değerlendirmede bulunmadığını, sadece müvekkili ile davacı arasındaki transferlerin incelendiğini, ... ve ...'ın davacının hesabına ödeme yaptığını, müvekkiline verilen 30.000,00 TL'nin de davacıya verildiğini, 50.000,00 TL tutarında da çek verildiğini, yapılan ödemelerin yok sayıldığını, temlikin usulüne uygun olduğunu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığına ilişkin delil sunulamadığını, hesabına ödeme yapılan davacının satıştan haberinin olmamasının mümkün olmadığını, gerekçede ... ile ...'ın aynı işyerinde emlak işi ile uğraştıkları ve birbirlerini tanıdıkları tespitinin doğru olmadığını, satış işlemi nedeniyle birbirlerini tanıdıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 506 ncı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriğinden; davacının dava konusu 434 ada 19 parsel sayılı taşınmazdaki 7 numaralı bağımsız bölümün kayden maliki olduğu, davacının .... Noterliğinin 07.06.2018 tarihli vekaletnamesi ile dava konusu taşınmazın satış yetkisini de içerir şekilde 06.07.2018 günü mesai bitimine kadar davalı ...'yi vekil tayin ettiği, ...'nin anılan vekaletname uyarınca 08.06.2018 tarihinde dava konusu taşınmazı 1/2 şer pay ile davalı ... ve ...'a temlik ettiği, ... ve ...'nın taşınmazı 31.08.2018 tarihinde davalı ...'e devrettiği, davanın 19.11.2018 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra 10.12.2021 tarihinde dava dışı Aziz Aktaş'a temlik edildiği görülmüştür.
2. Somut olayda; dava konusu taşınmazın dava açıldıktan sonra 10.12.2021 tarihinde dava dışı Aziz Aktaş'a temlik edildiği gözetilip HMK’nın 125 inci maddesi re’sen uygulanarak davacıya seçimlik hakkı sorulmadan yargılamaya devam edilmesi doğru olmadığı gibi verilen tapu iptali ve tescili kararının da bu hali ile infazı mümkün değildir.
3. Hal böyle olunca, öncelikle dava konusu taşınmazın devrine ilişkin resmi senedin ve güncel tapu kaydının dosya arasına alınması, HMK’nın 125 inci maddesinin uygulanması, davalıların bedel ödemelerine ilişkin delil olarak dayandıkları dekontların da mercinden temini ile iddia, savunmalar ve dayanılan tüm deliller birlikte değerlendirilerek yapılacak incelemeyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!