WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/2868 E.  ,  2024/2133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/383 E., 2023/41 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı kardeşleri ile birlikte davalı kardeşi ...’ı içerisinde satış yetkisi bulunan vekaletnameler ile vekil tayin ettiklerini, davacının mirasbırakan babası ...’tan intikal eden dava konusu 13688, 7781, 813 ada 5 ve 6 (yeni 813 ada 21, 22, 23) parsel sayılı taşınmazlardaki miras paylarını davalı kardeşi ...’un vekaletnamedeki yetkilerini kötüye kullanarak anneleri olan diğer davalı ...’ye, ...’den de vekaleten sahibi oldukları diğer davalı şirket .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ettiklerini, işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürmüş, ön inceleme aşamasında dava konusu taşınmazlardaki paylarının malların dağılmaması amacıyla daha sonra iade edilmek üzere davalı ...’ye devredildiğini belirterek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının babasından kalan taşınmazlardaki tüm paylarını 1999 yılında davalı ...’ye sattığını, diğer taşınmazların ise mirasbırakan ile bir ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2013/117 E. 2019/395 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlardaki payların davacının talimatı ve bilgisi dahilinde davalı ...’ye devredildiği, vekalet görevinin kötüye kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/1975 E., 2021/829 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 22.03.2022 tarihli 2022/737 E. 2022/2349 K. sayılı kararıyla; “...Hemen belirtmek gerekir ki, imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu 813 ada 23 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait temlik edilen herhangi bir pay bulunmadığından bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu parsel yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı tarafından sunulan ve temliklerdeki ilk el olan davalı ...'nin imzasını taşıyan 15.07.2009 tarihli sözleşmenin 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İnançları Birleştirme kararı kapsamında inançlı işlemin yazılı delili olduğunda kuşku yoktur. Kaldı ki, davalı ... de mahkeme huzurundaki beyanlarında sözleşme içeriğini doğrulamıştır. Bu durumda ilk el olan davalı ...’ye anılan temliklerin inançlı işlem gereği yapıldığı anlaşılmaktadır. İlk el olan...’den temlik alan davalı Şirket'te ise...’nin çocukları olan vekil ... ve ...’in ortak oldukları, aynı zamanda şirket yetkilisi dava dışı ...’in Mahkemeye sunduğu 05.09.2019 havale tarihli dilekçesinde davacı kızkardeşinin taleplerinde haklı olduğu yöndeki beyanları da gözetildiğinde, son kayıt maliki davalı Şirket'in durumu bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olup TMK’nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca, dava konusu 13688, 7781, 813 ada 5 ve 6 (imar sonucu 813 ada 21 ve 22) parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davacı adına temlik edilen pay oranları gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü ile dava konusu 13688, 7781, 813 ada 5 ve 6 (imar sonucu 813 ada 21 ve 22) parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın, temliklerin ilk el olan davalı ...’ye inançlı işlem gereği yapıldığı, son kayıt maliki davalı Şirket'in durumu bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduğu, TMK’nın 1023 üncü maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle kabulüne, imar uygulaması sonucu oluşan dava konusu 813 ada 23 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait temlik edilen herhangi bir pay bulunmadığından bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasının, temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olduğu halde İlk Derece Mahkemesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak davanın inançlı işlem hukuki nedenine dayalı olduğunu kabul ettiğini, somut olayda inançlı işlem bulunmadığını, davalının isticvap beyanına ve davalıya zorla imzalatılan belgeye göre hüküm tesisinin hatalı olduğunu zira davalının 74 yaşında olduğunu, yaşlı ve okuma yazma bilmediğini, davacı lehine vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, davanın kısmen reddine karar verilmiş olması nedeniyle davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; inançlı işleme dayanak olarak alınan belgenin davalı ...'ye zorla imzalattırıldığını, davacının kendi payını hür iradesi ile sattığını, 14 yıl sonra açtığı davanın kötü niyetli olduğunu, davacının eşinin tanıklık beyanlarında çelişki bulunduğunu, bu hususun belgenin hukuk dışı elde edildiğinin kanıtı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.

09.05.1960 tarihli 21/9 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 26 ncı, 27 nci ve 97 nci; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323/1-ğ, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden;dava konusu 13688 parsel sayılı taşınmazın 3/16’şar, 7781 parsel sayılı taşınmazın 9/192'şer paylarla ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlı iken ..., ... ve ...'e vekaleten, kendi payı yönünden asaleten davalı kardeşleri ...’un (Bakırköy .... Noterliğinin 18.02.1999 tarih ve 9042 yevmiye nolu vekaletnamesi ile) anılan payların tamamını 01.07.1999 tarih ve 4918 yevmiye nolu akitle davalı ...’a satış yoluyla devrettiği, 13688 parsel sayılı taşınmazın tamamının... adına, 7781 parsel sayılı taşınmazın 3/12’şer paylarının ..., ... ve ... adına, 48/192 payının ... adına kayıtlı hale geldiği, 21.05.2009 tarih ve 11572 yevmiye no.lu akitle vekil ... tarafından... adına kayıtlı 13688 parsel sayılı taşınmaz ile 7781 parsel sayılı taşınmazda... adına kayıtlı 48/192 payın ve ... ve ... adlarına kayıtlı 3/12'şer payların vekaleten (Bakırköy .... Noterliği 31.07.2002 tarih ve 21872 yevmiye nolu vekaletnamesi ile) 7781 parsel sayılı taşınmazdaki kendine ait 3/12 payın ise asaleten ortağı bulunduğu davalı şirkete satış yoluyla devredildiği;

Dava konusu 813 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 2247/2400 payının, 813 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2243/2400 payının tarafların mirasbırakanı ... adına kayıtlı iken 04.09.2002 tarih 3596 yevmiye nolu akitle mirasçılar ..., ..., ..., ... ve ... adına intikal işlemi yapılarak, ayni akitle ..., ... ve ...’e ait payların vekaleten (Bakırköy .... Noterliğinin 18.02.1999 tarih 9042 yevmiye nolu vekaletnamesi ile) kendine ait payın asaleten vekil ... tarafından davalı ...’ye satış suretiyle devredildiği, tüm mirasçılara ait payların... üzerinde toplandığı ve 813 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 2247/2400 payının, 813 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 2243/2400 payının... adına kayıtlı hale geldiği, 25.08.2004 tarihinde taşınmazlarda yapılan imar uygulaması sonucunda; 813 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 813 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 2247/2400 pay, 813 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 813 ada 22 parsel sayılı taşınmazda 2243/2400 pay olarak davalı ... adına tescil edildiği;

Dava dışı 3865 ve 3866 parsel sayılı taşınmazların tevhidi sonucu oluşan 4184 parsel sayılı taşınmazın ½ ‘şer paylarla ... ve ... adına kayıtlı iken yapılan imar uygulaması sonucunda 813 ada 7 parsel sayılı taşınmazda 950/2400’er payların ... ve... adına, 500/2400 payın Celaliye Kamiloba Belediyesi adına tescil edildiği, taşınmazda ikinci kez yapılan imar uygulaması ile 813 ada 23 parsel sayılı taşınmazda 950/2400 payın... adına tescil edildiği;

İmar uygulaması sonucu oluşan 813 ada 21 parsel sayılı taşınmazda 2247/2400 payın, 813 ada 22 parsel sayılı taşınmazda 2243/2400 payın, 813 ada 23 parsel sayılı taşınmazda 950/2400 payın... adına kayıtlı iken 27.05.2009 tarih 16759 yevmiye nolu akitle vekil ... tarafından (Bakırköy ....Noterliği’nin 20.05.2009 tarih 16338 yevmiye nolu vekaletnamesi ile) davalı Şirket'e satış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre yazılı şekilde karar verilmesinde kural

olarak isabetsizlik bulunmadığından, davalılar ... ve ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazları, davalı ... vekilinin ise aşağıda yazılı hususlar dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava konusu 813 ada 23 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına ve vekil ile temsil olunan diğer davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen AAÜT'nin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." düzenlemesi gereği vekil ile temsil olunan davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması bozmayı gerektirir.

5.Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

3.Davalı ... vekilinin değinilen yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının, (5) numaralı fıkrasına "Davalı ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti." ifadesinden sonra gelmek üzere "ve davalı ..." ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde davalılar tarafından yatırılan peşin harçların iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.