WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/2865 E.  ,  2024/3983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/171 E., 2023/328 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/186 E., 2021/285 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, bedel ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vasisi ... dava dilekçesinde; kısıtlı davacı, davalı ve kendisinin kardeş olduklarını, Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/218 Esas, 2018/350 Karar sayılı kararı ile kısıtlı ...'e vasi atandığını, vesayet dosyasında yapılan yargılama sürecinde kısıtlının abisi davalı ...'in kısıtlının mevcut durumundan faydalanarak tüm mal varlığını bedelsiz aldığının tespiti ile kısıtlının korunmaya muhtaç olduğu kanaatine varıldığını, davalı hakkında başlatılan Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1796 sayılı soruşturma dosyasında 15.03.2019 tarihli beyanında herhangi bir bedel ödemeksizin, annesinin telkini ile kısıtlı ablasının taşınmazlarını bedel ödemeksizin devir aldığını açıkladığını ve ikrar ettiğini, kısıtlı davacının sağır, dilsiz olduğunu ve işaret dilini bilmediğini, taşınmazların devrine ilişkin abisine vekalet verdiğini bilmediğini, taşınmazlarının davalı abisine devredildiğini bilmediğini, devir işlemlerinin hukuken sakat olduğunu ileri sürerek 24, 174, 365, 570, 1695, 2098 ve 1669 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile kısıtlı davacı ... adına tesciline, olmadığı takdirde gerçek değerinin tespiti ile davalıdan tahsiline, dava konusu taşınmazların ecrimisil bedeli olarak şimdilik 25.000 TL'nin davalıdan alınarak davacı kısıtlıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; kısıtlının ve davacının kardeşleri olduğunu, kısıtlı kardeşi ile birlikte yaşadıklarını, davacının evlendikten sonra bayramlarda dahi yanlarına gelmediğini, davacı vasinin amacının kısıtlı kardeşine ait malları satıp kendi icra borçlarını ödemek olduğunu, annesi ve kısıtlı kardeşinin notere giderek taşınmazları satmak üzere vekalet çıkardıklarını, bedel karşılığında taşınmazı aldığını, senedin karşılığını kardeşine ödediğini, 5 ayda taşınmaz bedellerini kardeşine ödediğini, kardeşinin satıştan gelen parayı ne yaptığını bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/186 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararıyla; davacının vekaletnamenin geçersiz olduğu iddiasının incelenmesinde vekaletnamenin noterde düzenlenmesi, evrakın resmi nitelikte oluşu dikkate alındığında davacının bu iddiasını ispatlar nitelikte dosya içerisinde mevcut bir delil bulunmadığı, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından temlikler hususunda davacının annesi tarafından karar alındığı, temliklerin davacının bilgisi dışında gerçekleştiği kanaatine varıldığı, bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, davalı tarafından taşınmaz bedellerinin ödendiği konusunda bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 1669 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından dava dışı şahsa devredilmiş olması nedeniyle tazminata hükmedilmesine, diğer dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile iptal edilen payların davacı adına tesciline, 121.990,57 TL haksız işgal tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazların davalıdan satın alındığı dönemde davacı kısıtlının anneleri ...'in hayatta olduğunu, ...'in mallarını paylaştırmak istediğini, vasi ...'in icra borçları nedeniyle ...'in bu şekilde hareket etmek zorunda kaldığını, sağlığında mallarını çocukları arasında paylaştırdığını, ...'in ...'a düşen mal varlığına ...'in borçları nedeniyle elkonulmasını engellemek için taşınmazları satmak istediğini, davalının vadeli olarak taşınmazları satın aldığını, senet düzenlenmesi neticesinde paranın ödendiğini, davalının çiftçilik ve hayvancılık işi ile ilgilenmesi nedeniyle mahsullerin toplandığı ve satışının yapıldığı Ağustos ayı olarak senet vadesinin düzenlendiğini, bedelin ödendiği hususunun ispatlandığını, vekaletnamenin usulüne uygun tanzim edildiğini, taşınmazların davacının bilgisi ile satıldığını, davalı tanıklarının beyanlarına neden itibar edilmediğinin mahkeme kararında açılanmadığını, ecrimisil tazminatına yönelik belirlenen bedele itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz bedellerinin yüksek hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2022/171 Esas, 2023/328 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamı, tapu kayıtları, akit tablosu, savcılık dosyası ve tanık anlatımları doğrultusunda dava konusu taşınmazın davacıya vekaleten davalıya satış suretiyle devrolunduğu, davacıya davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı, davacının taşınmaz satmaya ihtiyacının bulunmadığı, davacının ve davalının kardeş oldukları, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını bilebilecek yakınlıkta olduğu, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, tazminat ve ecrimisilden de davalının sorumlu olduğu, davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali yönünden de verilen kararda usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 506 ncı maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 ve 1024 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Ecrimisil talebine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Somut olayda, temyize konu edilen ecrimisil davası bakımından keşfen saptanan toplam dava değeri olan 121.990,57 TL'nin 2023 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı görülmektedir.

2. Tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel taleplerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in ....Noterliğinin 26.03.2009 tarihli ve 6339 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı ...'ı vekil tayin ettiği, dava dışı ...'ın davacı ... adına kayıtlı dava konusu 2098, 365, 1669, 1695, 570, 24 ve 174 parsel sayılı taşınmazları davacıya vekaleten 31.03.2009 tarihli satış işlemi ile davacının kardeşi olan davalı ...'e temlik ettiği, çekişmeli taşınmazlardan 1669 parselin davalı ... tarafından 03.08.2015 tarihli satış işlemi ile dava dışı ...'e devredildiği, Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/218 E- 2018/350 K sayılı kararı ile ...'in kısıtlanmasına ve kendisine vasi olarak kardeşi ...'in atanmasına karar verildiği, eldeki davanın vasi ... tarafından ... adına tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ve ecrimisil talepli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığı anlaşılan ecrimisil talebi yönünden temyiz dilekçesinin değerden REDDİNE,

2. Tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel talebi yönünden ; davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 121.015,71 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.