WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/2608 E.  ,  2024/1222 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/269 E., 2022/141 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki tapu iptali-terkin, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın 34,11 m2'lik kısmının 4 parsel sayılı taşınmazın 352,18 m2'lik kısmının ve 21 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını, bu nedenle taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile terkinine, davalının elatmasının önlenmesine ve taşınmaz üzerindeki binaların yıkımına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Köy Tüzel Kişiliği cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.07.2009 tarihli ve 2007/694 E. 2009/484 K. sayılı kararıyla; Mahkemece hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiştir.

IV BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.06.2012 tarihli ve 2012/4887 Esas, 2012/5339 Karar sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni yasal durum dikkate alınarak işin esasının ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin, 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla belirlenen veya belirlenecek olan kıyı-kenar çizgisine göre değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; yeniden yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile davaya konu, 4 parsel numarası ile kayıtlı yerin Fen bilirkişisi ...'ın 05.03.2009 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterdiği 181 m2 miktarındaki bölümü ile aynı yer 21 parsel numarası ile kayıtlı parselin tamamının tapusunun iptali ile deniz kıyısı olarak terkinine, davacı tarafın 3 parsel numarasında kayıtlı taşınmaza yönelik davasının reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili taralından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.03.2017 tarihli ve 2017/1 Esas, 2017/3435 Karar sayılı kararıyla; “...Somut olayda, her ne kadar dava konusu taşınmazlar dava tarihi itibari ile tapuda davalı ... Köyü Tüzel kişiliği adına kayıtlı ise de dava hukuken kesinleşmeden önce 03.08.2015 tarihli ve 13820 yevmiye numarası ile 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesi gereğince yenilemenin tescili sonucunda taşınmazların... Belediyesi adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu edilen taşınmazlar yargılama sırasında el değiştirmiş olduğundan Mahkemece davanın yeni malike yöneltilmesi, taraf delillerinin toplanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir...." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile tapu iptali-terkin ve elatmanın önlenmesi taleplerinin kabulüne, yıkım talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava tarihinde taşınmazlar üzerinde yapı ve muhdesat bulunduğunu, bu nedenle yıkım talebinin reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, müdahalenin meni talebinin kabul edildiğini, bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, ilgililere tebliğ edilmek suretiyle kesinleşmiş kıyı-kenar çizgisi çalışması bulunmadığını, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yıkım talebinin reddine karar verildiğini, bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve terkin, elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Anayasa’nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43 üncü maddesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 5 inci ve 9 uncu maddeleri, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

3. Değerlendirme
1. Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemenin Yargıtayca verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. "Usuli kazanılmış hak" olarak tanımlayacağımız bu müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 tarihli 21/9 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı).

2. Ne var ki; Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.

3. Şöyle ki; Çevre Şehircilik İl Müdürlüğünün 26.12.2019 tarih E. 47586 sayılı cevabi yazısı ile, dava konusu parsellerin kıyı-kenar çizgisinin 29.07.1976 tarihinde Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından onaylanarak paftasına işlendiği belirtilmiş, ... Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliğinin 02.04.2019 tarih E. 10944 sayılı yazısı ile, 6360 sayılı Kanun kapsamı doğrultusunda Balıkesir ilinin Büyükşehir statüsüne geçmesi nedeniyle dava konusu parsellerde köy tüzel kişiliği kaldırılarak taşınmazların... Belediyesi adına tescil edildiği, taşınmazların kıyı-kenar çizgisine ilişkin kararının köy tüzel kişiliğine bildirilmediği, idari yargıya başvurulduğuna dair belge bulunmadığı belirtilmiştir.

4. Somut olayda; 3621 sayılı Yasa'nın 9 uncu maddesine göre oluşturulan bilirkişi heyeti vasıtası ile belirlenen kıyı-kenar çizgisi dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece 27.06.2022 tarihli Harita Mühendisi bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.

5. Hal böyle olunca; Mahkemece 3621 sayılı Yasa'nın 9/2 nci maddesi ile 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre üç jeolog ya da jeoloji mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve tapu fen memuru aracılığıyla yerinde yeniden keşif icra edilmesi, taşınmazların farklı noktalarında toprak yapısını net bir şekilde belirleyecek derinlikte gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve topoğrafik memleket haritalarından da yararlanılarak kıyı-kenar çizgisinin tespit edilmesi, keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile Bakanlık tarafından onaylanan kıyı-kenar çizgisinin fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesi, farklılık olursa sebebinin açıklattırılması, çevre parseller hakkında kesinleşmiş kıyı-kenar çizgisi bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunduğunun tespit edilmesi halinde kesinleşen kıyı-kenar çizgisinin eldeki davada belirlenen kıyı-kenar çizgisi ile çelişip çelişmediğinin göz önünde bulundurulması, dava konusu taşınmazların tamamen veya kısmen kıyı-kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, raporda kıyı-kenar çizgisi içerisinde kalan kısmın renkli olarak belirtilmesi ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre vekalet ücretine ilişkin sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

İstek halinde davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.