1. Hukuk Dairesi 2023/2603 E. , 2024/4051 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/46 E., 2023/25 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/628 E., 2021/21 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi irsen intikâl nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... mahallesinde kain 439 ada 6 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki yaklaşık 80 dönümlük taşınmazın, davacının dedesi tarafından en az 60 yıl önce imar ihya edildiğini ve dedesinin taşınmazı davacıya devrettiğini, ancak kadastro çalışmaları sırasında 439 ada 6 parsel sayısıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; 2007 yılındaki kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın kuru toprak olarak zilyetlikle iktisabının mümkün olduğu ve tespit sırasında sahibinin belirlenemediği gerekçesiyle Hazine adına tarla vasfıyla tespit edildiğini, itiraz edilmeksizin tespitin kesinleştiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2021 tarih 2016/628 Esas, 2021/21 Karar sayılı kararı ile; davacının dava konusu taşınmazın uzun yıllardır dedesi tarafından kullanılarak imar ihya edildiğini ve kendisine devredildiğini, tescil koşullarının kadastrodan önce gerçekleştiğini iddia ettiği, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazın davacının kayınpederi ...'dan geldiği, ...'nın ölümü sonrası yapılan taksim ile davacının eşi ...'ye kaldığı, ...'nin ölümü sonrası ise mirasçıları arasında herhangi bir taksim yapılmadığı, mirasbırakan tarafından davacıya da verilmediği, taşınmazın davacı ve çocukları tarafından kullanıldığı, nüfus kayıtlarına göre ...'nin iki oğlunun bulunduğu, Yargıtay içtihadı gereği mirasbırakandan kalan ve terekeye dahil taşınmazlar hakkında davacının üçüncü kişiler aleyhine tek başına adına tescil istemli dava açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının davalıya 13.428,41 TL nispi vekâlet ücreti ödemesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacının dedesi tarafından davacıya devredildiğini, devir tarihinden itibaren davacının, atalarından intikal eden bu taşınmaza malik sıfatıyla kesintisiz ve aralıksız olarak zilyetlik ettiğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre de taşınmazın, davacının kayınpederi ...'dan geldiği, ...'nın ölümünden sonra taksimen davacının eşi ...'ye, ...'nin ölümünden sonra da taksimen davacıya kaldığını, bilirkişi raporlarına göre taşınmazın orman sayılmayan yerlerden ve tarımsal amaçlı kullanıldığının bildirildiğini, masraflı olduğundan her zaman tarım yapılmasa da zilyetliğin tek başına davacı tarafından kesintisiz sürdürüldüğünü, davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yüksek olan nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2023 tarihli ve 2022/46 Esas, 2023/25 Karar sayılı kararı ile; davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, 24.09.2020 tarihli keşifte dinlenen davacı tanıklarının beyanına göre davacının eşi ...'nin 1982 yılında trafik kazasında ölümü üzerine yerlerinin eşi davacı ve çocuklarına kaldığı, davacı ve çocukları arasında taksim yapılmadığı, ...'nin hâlen sağ iki oğlu olduğu ve davacıyla birlikte kaldıkları, dava konusu taşınmazların davacı ve çocukları tarafından birlikte kullanıldığı, mirasbırakandan kalan ve terekeye dahil taşınmazlar hakkında davacının üçüncü kişilere tek başına tescil davası açamayacağı, davacının aktif husumetinin bulunmadığı, ancak davanın aktif husumet yokluğundan reddilmesi sebebiyle davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararınının kaldırılarak, yeniden hüküm tesis etmek suretiyle davanın reddi ile davacının davalıya karar tarihinde yürürlükte olan 4.080 TL maktu vekâlet ücreti ödemesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca 24.09.2020 tarihli keşifte dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına itibar edildiği, ancak mahalli bilirkişiler ..., ... ve davacı tanığı ...'nun beyanlarıyla davacının dava konusu taşınmaz üzerinde tek başına, kesintisiz ve aralıksız şekilde zilyetliğini sürdürdüğünün sabit olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi irsen intikâl nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 37 inci maddeleri.
2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi ile 6100 sayılı Kanunun 190 ıncı maddesi.
3.4721 sayılı Kanunun 640 ve 702 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... mahallesinde kain 439 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 29.08.2007 tarihinde senetsizden, 186.015,39 m2 yüz ölçümlü tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, askı ilân süresi içerisinde itiraz edilmeyen tespitin 29.01.2008 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 247,70 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!