WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2023/2571 E.  ,  2024/3980 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/72 E., 2023/410 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Kısmen Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/151 E., 2022/348 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil, tazminat ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, Belediyenin 1996/21 İhale Sayılı "Mülkiyeti Belediyeye ait ..., Mahallesindeki Gayrimenkullerin Açık Artırma Suretiyle Satışlarının Pazarlıkla İhalesi" kararı uyarınca ihaleye katıldığını ve ihalenin kendisinin üzerinde kaldığını, ihale bedelini eksiksiz ödemesine karşın Konya ili, Meram ilçesi, ... Mahallesi, 14743 ada 5 numaralı parselin tapusunu bir türlü Belediyeden alamadığını, ihalede 14743 ada 4 parseli 39.933,00 TL bedelle, 5 parseli ise 42.000,00 TL bedelle satın aldığını, fakat 4 parselin tapusunu alabilmesine rağmen, 5 parselin tapusunu Meram Belediyesinin bir türlü vermediğini, Belediyenin cevabî yazısında “Mahkeme tarafından verilen karar ile 14743 ada 5 parselde kayıtlı tapunun iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Ancak tapuda halen söz konusu ada ve parselde yer alan arsanın Meram Belediyesi adına kayıtlı olduğu, ancak söz konusu mahkeme kararı ile konulan ihtiyati tedbir kararının bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle Meram Belediyesi adına kayıtlı görünsede taşınmazla ilgili mahkeme kararı bulunması sonucu mahkeme kararı ile Meram Belediyesine ait olmadığı kesinleşen bir yerin tapu devri de yapılamamaktadır” denilerek tapunun verilemeyeceğinin belirtildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, dava konusu taşınmaz için dava tarihinden geriye doğru başlamak üzere son 5 yıllık ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile satım tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... Belediyesi; taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/240 E. 1998/586 K. sayılı kararı ile; “Konya İli, Meram İlçesi, ... Mahallesi, 14743 ada, 4, 5, 7 parselde davalı ... adına kayıtlı tapunun iptali ile taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına" karar verildiğini, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 1999/4769 Esas ve 1999/6067 Karar sayılı kararı ile Yerel Mahkemenin vermiş olduğu kararın onandığını, tapuda halen söz konusu ada ve parsellerde yer alan arsanın Meram Belediyesi adına kayıtlı olduğunu, ancak söz konusu Mahkeme kararı ile konulan ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, belediyenin Şehircilik İl Müdürlüğüne yazı yazılarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğini, ancak olumsuz cevap aldıklarını bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılamadığını, satışı gerçekleştirilen taşınmazın tapu devrinin belediyenin kusuru dışında devrinin yapılamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davacıya 1996 tarihinde satıldığını, ancak daha sonra Hazine tarafından açılan dava neticesinde Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/240 Esas ve 1998/586 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile mera olarak tesciline karar verildiğini, dava konusu taşınmazın mera niteliğinin kalkmasının ve özel mülkiyete konu olmasının mümkün bulunmadığını, mevcut durum karşısında davacının Belediye'ye karşı açtığı tescil, tazminat ve ecrimisil tazminatı davasının ... ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalı ... ile davacı arasında Borçlar Kanunundan doğan özel hukuk uyuşmazlığının söz konusu olduğunu, satılan malın teslim edilmemesinden kaynaklanan sorumluluğun doğrudan satıcı Meram Belediye Başkanlığına ait olduğunu, ayrıca tespit tutanaklarında görüleceği üzere taşınmazın öncesinde davacının mirasbırakanı ... tarafından bahçe olarak kullanılmakta iken sonrasında ise varisleri davacı ve diğer mirasçılar tarafından kullanıma devam edildiğini, dolayısıyla davacı tarafından iddia edildiği gibi herhangi bir ecrimisil alacağından söz edilmesinin mümkün bulunmadığını, böyle bir talep mümkün olsa dahi taşınmazın mahkeme kararıyla tespit edilen mera niteliği sebebiyle sadece mahkeme kararını tapuya resmi yollarla kaydettirme yönünde işlem yapan ve taşınmaz üzerinde fiili bir tasarrufu bulunmayan Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ecrimisil alacağından sorumlu tutulmasının da mümkün olamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Konya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2021/151 Esas, 2022/348 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 1996/21 sayılı ihale ile satın alındığı, ihale kapsamında bedelin davalı belediyeye ödendiği, taşınmazın davacı adına devrinin gerçekleşmediği, davalı belediyenin kayıtlarına göre de dava konusu taşınmaz yönünden ihale bedelinin davacı tarafından ödendiğinin belirtildiği, taşınmaz üzerinde tedbirlerin olması nedeniyle devrin gerçekleşmediği, artık taşınmazın davacı adına devrinin imkansız hale geldiği anlaşıldığından ve dava konusu taşınmazın davacı adına tescili mümkün olmadığından davalının taşınmazın rayiç değeri olan 240.000 TL ile sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının terditli istemi doğrultusunda taşınmazın rayiç değerinin davalı belediyeden alınarak davacıya verilmesine, bu nedenle davacının kaçırdığı fırsattan kaynaklı bir zararının olmadığı, yine taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu ve yapılan keşif neticesinde boş bir arsa vasfında kimsenin kullanımında olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının kayıt malikine karşı ecrimisil talep edemeyeceği anlaşıldığından bu yöndeki tazminat taleplerinin reddine, davacı tarafından Çevre Şehircilik ve İl Müdürlüğü davaya dahil edilmiş ise de dava konusu istemin tapu malikine karşı yöneltilebileceği, yapılan ihalenin Çevre Şehircilik ve İl Müdürlüğü ile ilgisinin olmadığı, tapu kaydındaki şerhe ilişkin durumların Çevre Şehircilik ve İl Müdürlüğü ve davalı ... arasındaki bir hukuki sorun olduğu bu nedenle Çevre Şehircilik ve İl Müdürlüğü'nün eldeki davada husumeti olmadığından bu davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın kısmen kabule ilişkin yönden kaldırılarak davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Hesap İşleri Müdürlüğünün 13.02.1997 tarihli yazısında; 14743 ada 5 parselde kayıtlı 399.29 m²’lik arsanın 28.08.1996 tarih ve 1996/21 ihale sayılı kararı ile 42.000.000 lira bedelle ...’a satıldığı, adı geçen şahsın arsa satış bedelinin tamamını ödediğinin belirtildiği, Yerel Mahkeme tarafından verilen karar ile 14743 ada 5 parselde belediye adına kayıtlı tapunun iptali ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğini, ancak tapuda halen söz konusu ada ve parselde yer alan arsanın Meram Belediyesi adına kayıtlı olduğunu, fakat söz konusu mahkeme kararı ile konulan ihtiyati tedbir kararının bulunduğunu, ihtiyati tedbir kararı kaldırılamadığından müvekkili Belediye tarafından işlem yapılamadığını, taleplerine rağmen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmadığını, bu nedenlerle satışı gerçekleştirilen taşınmazın tapu devrinin müvekkilinin kusuru dışında yapılamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte taşınmazın rayiç değeri davacıya verilmiş olsa bile kusurları olmadığından aleyhlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı İdare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davalı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini ve bu karara dayalı olarak da müvekkili İdare lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın tapu iptali ve tescil, ecrimisil ve tazminat taleplerinden oluştuğunu, davanın tüm talepler yönüyle taraflarına yöneltildiğini, taraflarınca da müvekkili İdare ile yazışmalar yapılarak her üç dava bakımından da savunmalar yapıldığını, müvekkili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Maliye Hazinesi) dava konusu kamu orta malı mera vasıflı taşınmazın kuru mülkiyetine sahip olduğundan tapu iptali-tescil ve tazminat taleplerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle değil esas yönünden reddine karar verilmesi ve bu talepler yönünden Mahkemece tespit edilen taşınmazın rayiç değeri nazara alınmak suretiyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ecrimisil talebi yönünden de dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili idarenin fiili herhangi bir tasarrufu bulunmadığından davanın esas bakımından reddine karar verilmesi ve tarafları lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/72 Esas, 2023/410 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların davalı ... encümeninin 19.02.1996 tarihli ve 21 sayılı kararı ile 2886 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi ile pazarlık suretiyle davacıya satışının yapıldığı, aynı zamanda ihale tarihinden sonra da olsa belediye meclisinin satışa ilişkin karar alıp encümene yetki verdiği, ihale satış bedelinin davacı tarafından ödendiği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu, davalı Bakanlık vekiline ilişkin açılan davalar aynı nedenle yani taraf sıfatı olmadığından reddedildiğinden bu davalı lehine tek vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yineleyip verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satın almadan kaynaklanan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 716 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 14743 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile aynı ada parselde yer alan dava dışı 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ... Encümeni'nin 19.02.1996 tarihli ve 21 sayılı kararı ile 2886 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi gereğince pazarlık suretiyle davacıya satışının yapıldığı, ihale satış bedelinin davacı tarafından ödendiği, dava dışı 4 parsel sayılı taşınmazın 05.02.2007 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ancak 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tedbirler bulunması nedeniyle devrinin gerçekleştirilmediği, Konya 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/240 E. 1998/586 K. sayılı kararı ile 5 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın derecattan geçmek suretiyle 28.09.1999 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.