WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2022/6450 E.  ,  2023/3224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/540 E., 2021/410 K.

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil, bedel, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; birleştirilen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası tefrik edilerek, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkin asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı, davalı ...'nın yanında 07.03.2007 tarihinden bu yana sigortasız olarak çalıştığını, Sınırlı Sorumlu ... Konut ... Kooperatifindeki D-Blok, 2.kat 10 no.lu bağımsız bölüme ait üyelik haklarını davalı ...’e aralarında yaptıkları bila tarihli protokol gereğince teminat amacıyla devrettiğini, ancak ...’in taşınmazı iade etmediği gibi, muvazaalı olarak diğer davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek, çekişme konusu 20901 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 10 no.lu bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde davalı ...’den taşınmazın değeri olan 110.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ..., davacının borcunu ödemediği ve ödeme girişimi içerisinde de olmadığı için taşınmazı 120.000,00 TL'ye satarak davacıdan olan alacağına mahsup ettiğini, davacının kendisine başka bir yol bırakmadığını, bu satış ve mahsup sonrasında davacının bakiye 48.000,00 TL civarında daha borcunun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Asıl davada davalı ..., taşınmazı tapu kaydına güvenerek diğer davalıdan 01.06.2012 tarihinde 120.000,00 TL bedelle satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen davasında ise, eski malik Yunis’e taşınmazın tahliye edilmesinin ihtar edildiğini, ancak Yunis’in taşınmazı boşaltmadığını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, asıl davada davacı-birleştirilen davada davalının müdahalesinin önlenmesine ve 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ecrimisil bedeli olarak 3.200,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.03.2018 tarihli ve 2012/338 Esas, 2018/296 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın teminat olarak ...’e devredildiği, davalı ...’a yapılan temlikin muvazaalı olduğu, taşınmazda halen Yunis’in oturduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Kaldırma Kararı
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 16.07.2020 tarihli ve 2018/1418 E., 2020/797 K. sayılı kararıyla; birleştirilen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası yönünden harcın tamamlanmadığı, öncelikle tapu iptali ve tescil isteğinin çözümlenmesi, ondan sonra elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerinin değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle elatamanın önlenmesi ve ecrimisil istemli birleştirilen davanın, asıl davadan ayrılarak, iptal ve tescil davasının bekletici mesele sayılması gerekirken davaların birleştirilerek görülmesinin isabetsiz olduğu, ayrıca bilirkişi incelemesi yapılarak davacının davalı ...’e olan borcunun belirlenmesi, TBK'nın 97. maddesi uygulanarak kalan borcun davalı alacaklısına verilmek üzere Mahkeme veznesine depo ettirilmesi, son kayıt maliki davalı ... yönünden TMK’nın 1023. maddesi gereğince iyi niyet değerlendirilmesi yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Sonrasında Verilen Karar
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/540 E., 2021/410 K. sayılı kararı ile birleştirilen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin dava tefrik edilerek, dava konusu taşınmazın inançlı işlem gereği davalı ...’e devredildiği, bilirkişi tarafından hesaplanan bakiye borç miktarı olan 14.502,95 TL'nin davacı tarafça Mahkeme veznesine depo edildiği, taşınmazın davalı ...’a devri yapılırken satış bedelinin bankaya ... tarafından yatırılıp, yine ... tarafından bu paranın geri çekildiği, Bayram tarafından ödenen bir satış bedeli olmadığı, ... tarafından davalı ...’a yapılan temlikin muvazaalı olup, Bayram’ın iyi neyitli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

D. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

E. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının borcu olduğunu kabul ettiğini, bu kapsamda yapılan inanç sözleşmesi ve protokole imza attığını, davacının aldığı borç için, ödeme şartlarını serbest iradesi ile kabul ettiğini, davacının inançlı işlem gereği, borcunu ödemediği gibi, sözleşme şartlarına da uymadığını, yapılan inançlı işlem gereği, borç ödendiğinde taşınmazın davacıya iade edileceğinin, ödenmediğinde davalının zararının tazmin edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının borcunu ödemeyerek davalıyı zor durumda bıraktığını ve taşınmazı satmaya mecbur kaldığını, davalının borcu verirken bankadan fon kullandığını, taraflar arasındaki borç hesaplanırken protokelde belirlenen faiz oranının esas alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

F. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 25.05.2022 tarihli ve 2021/1614 Esas, 2022/987 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 20901 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki D Blok 2. kat 10 numaralı bağımsız bölümün davacı adına iken yapılan protokol ile davalı ... adına tescil edildiği, davacı ve davalılardan ... arasında yapılan protokol başlıklı belgede "10 no.lu bağımsız bölümün borç karşılığında devrinin davacı tarafından davalıya yapıldığı, teminat karşılığı olarak devredildiği, borcun ödenmemesi halinde satılarak borcun ödeneceğinin'' belirtildiği, borcun davacı tarafça peyder pey ödendiği, davacı tarafça borç ödemesi tamamlanmadan taşınmazın davalı ... tarafından 01.06.2012 tarihinde 95.280,00 TL bedelle diğer davalı ...'a temlik edildiği, satış esnasında davalı ... tarafından bedel ödenmediği, davalılar arasında yapılan temlikin gerçek satış olmadığı, Mahkemece kaldırma kararında belirtildiği üzere davacının protokole bağlanan borcu açısından kalan bakiye bedelin bilirkişi tarafından hesaplandığı ve bu bedelin davacı tarafça depo edildiği, TBK.nın 97. madde kapsamına uygun davranıldığı, kaldırma sonrası alınan bilirkişi raporuyla belirlenen borç miktarının dosya kapsamına uygun olduğu da gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, istinaf dilekçesindeki taleplerinin tekrarı ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.    

2. İlgili Hukuk
1. İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muameledir. Bu sözleşme, taraflarının hak ve borçlarını kapsayan bağımsız bir akit olup, alacak ve mülkiyetin naklinin hukuki sebebini teşkil eder.

Taraflar böyle bir sözleşme ve buna bağlı işlemle genellikle, teminat teşkil etmek ve iade edilmek üzere, mal varlığına dahil bir şey veya hakkı, aynı amacı güden olağan hukuki muamelelerden daha güçlü bir hukuki durum yaratarak, inanılana inançlı olarak kazandırmak için başvururlar.

Diğer bir anlatımla, bu işlemle borçlu, alacaklısına malını rehin edecek, yani yalnızca sınırlı ayni bir hak tanıyacak yerde, malının mülkiyetini geçirerek rehin hakkından daha güçlü, daha ileri giden bir hak tanır.
Sözleşmenin ve buna bağlı temlikin, değinilen bu özellikleri nedeniyle, taşınmazı inanç sözleşmesi ile satan kimsenin artık sadece, ödünç almış olduğu parayı geri vererek taşınmazını kendisine temlik edilmesini istemek yolunda bir alacak hakkı; taşınmazı, inanç sözleşmesi ile alan kimsenin de borcun ödenmesi gününe kadar taşınmazı başkasına satmamak ve borç ödenince de geri vermek yolunda yalnızca bir borcu kalmıştır.

Uygulamada mesele, 05.02.1947 tarihli 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ile ilişkilendirilip, bu karar dayanak yapılmak suretiyle çözüme gidilmektedir.

Belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararında da değinildiği üzere; inanç sözleşmeleri bir yandan mülkiyeti nakil borcu doğurması bakımından tarafları bağlayıcı, diğer yandan, mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmesi açısından tasarruf işlemlerini bünyesinde barındıran sözleşmelerdir. Bu durumda koşulların oluşması halinde taşınmaz mülkiyetini nakil özelliğini taşıdığı kabul edilmelidir.

İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi gereklidir. Bunun dışındaki bir kabul, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hemde taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağından kendine özgü bu sözleşmelerle bağdaştırılamaz.

2. 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu’nun 97. maddesinde; ''Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.'' hükmüne yer verilmiştir.
3.Öte yandan; ... Medeni Kanunu’nun 1023. maddesinde; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.", 1024. maddenin 1. fıkrasında "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" düzenlemelerine yer verilmiştir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 7.172,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.