1. Hukuk Dairesi 2022/6337 E. , 2023/3034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakan ...'nın maliki olduğu 56 ada 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 ve 2 no.lu bağımsız bölümleri 04.07.2018 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın taşınmaz satmaya ihtiyacı bulunmadığını, satış bedelinin ödenmediğini, davalının da taşınmazı ekonomik olarak gerçek değeri ile satın almaya durumunun olmadığını, davalının herhangi bir yerde çalışmadığını, satış tarihi itibariyle ihtiyaçlarının da mirasbırakan tarafından karşılandığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı, mirasbırakanın dava konusu yerde bulunan 5 no.lu bağımsız bölümü davacı ...’ya, 6 no.lu bağımsız bölümü ise birleştirilen davada davacıların babası ...’ya bağışladığını, 3 no.lu bağımsız bölümü dava dışı Mümüne’ye, 4 no.lu bağımsız bölümü ise dava dışı ...’e temlik ettiğini, mirasbırakanın kendisi dışındaki çocuklarının hepsinin evlendiklerini, yuvalarını kurduklarını ve işlerinde çalışarak geçimlerini temin ettiklerini, ancak kendisinin hiç evlenmediğini, çalışmadığını, meslek edinmediğini ve her daim anne ve babasıyla birlikte yaşadığını ve tek başına onlara baktığını, annesinin 5 yılı yatalak geçirdiğini, annesinin ölümünden sonra babasına da tek başına baktığını, davacıların mirasbırakanın cenazesine dahi gelmediklerini, tüm ömrünü anne - babasına vakfederek onların son anlarına kadar onlara bakıp hizmet ettiğinden geri kalan yaşamında geçimini temin edebilmesi amacıyla babası tarafından minnet duygusuyla temlikin yapıldığını, mirasbırakanın önce davacı çocukları lehine temliki tasarruflarda bulunduğunu, mirasbırakanın iradesinin mirasta denkleştirmeyi sağlamaya yönelik olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2020/178E., 2021/156K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın taşınmazın mirasçılar arasında paylaştırılmasını amaçladığı, davalının mirasbırakana baktığı, davacıların temliğin mal kaçırmak amaçlı yapıldığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
... ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, taşınmazın gerçek değeri ile tapuda gösterilen değer arasındaki fahiş farkın muvazaanın varlığını ortaya koyduğunu, davalının alım gücü olmadığını, mirasbırakanın satmaya ihtiyacı bulunmadığını, mal kaçırma amacının ispatlandığını, denkleştirme amaçlı pay devri yaptığının kabul edilebilmesi için tüm mirasçılara pay vermiş olması ve mirasçılara verdiği payların değerinin de paylaştırma gayesini ortaya koyması gerektiğini, oysa dosyada mirasçıları ... ve ...’e mirasbırakan tarafından hiçbir pay devri yapılmadığının ortada olduğunu, davalı dışındaki mirasçılarına pay devrinin 1985, 1987 ve 1994 yıllarında davalıya yapılan muvazaalı temlikten yaklaşık olarak 30 - 35 yıl önce olduğunu, erkek çocuklarının çektiği kredi ile evi yaptırdığını, erkek çocuklarına yapılan satışın gerçek olduğunu, davalıya devredilen iki adet dükkanın değerleri ve erkek çocuklarına satılan dairelerin değerleri arasında fark olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde; denkleştirmenin söz konusu olmadığını, cevap dilekçesinin süresinde olmadığını, bakım savunmasının doğru olmadığını, davalının diğer mirasçıların mirasbırakanı görmesine engel olduğunu, satış bedelinin ödendiğinin ispat edilmediğini, davalının dahi aksini iddia etmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 05.07.2022 tarihli ve 2021/1665E., 2022/1142K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar tarafından temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrarla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de ... Medeni Kanunu'nun 706., ... Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
2. Öte yandan, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın kastının açık bir şekilde saptanması gerekmektedir. Bu kapsamda, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispat külfeti, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ile ... Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi gereği davacı tarafa aittir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Karar başlığında davacı “...” isminin “...” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirilmiş, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle tüm mirasçıları kapsar bir paylaştırma yok ise de mirasbırakanın temlikteki amacının mal kaçırma olduğu ispat edilemediğine göre, davanın reddi usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacıların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 99,20 TL bakiye onama harcının asıl davada davacıdan, 99,20 TL onama harcının birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!