WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2022/6290 E.  ,  2024/1444 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/145 E., 2022/81 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına-Ret

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Yerel Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tarafların ortak mirasbırakan babaları ...'den intikal ettiğini, davacıların kardeşi olan davalının kadastro çalışmaları esnasında davaya konu taşınmazı üzerine kaydettirdiğini, mirasçılar arasında paylaşım yapılmadığını, taşınmazı müşterek kullandıklarını ileri sürerek Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 153 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mirasbırakan babasından davalıya kaldığını, davacılara da taşınmazlar kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/29 E. 2016/486 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarihli 2016/13900 E. 2019/8065 K. sayılı kararıyla; “...Hal böyle olunca; mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle, tarafların ortak miras bırakanı ... terekesine dahil olup kadastro sonucunda mirasbırakan ya da mirasçıları adına tespit ve tescil edilen dava dışı başka taşınmazlar bulunup bulunmadığı hususu ayrıntılı şekilde araştırılmalı; varsa sözü edilen taşınmazların tapu kayıtları, kadastro tespit tutanakları ve dayanağı belgeler ile başka dava dosyasında dava konusu iseler ilgili dava dosyaları getirtilmeli; bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; yapılacak olan keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, halen kimin zilyetliğinde olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, nasıl tasarruf edildiği, mirasbırakanın ölüm gününden sonra terekesinin mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği, taksim yapılmış ise ne zaman, nerede, kimlerin katılımı ile yapıldığı, taksime tüm mirasçılarının katılıp katılmadığı, katılmayan mirasçı varsa temsil edilip edilmediği ya da sonradan icazet verip vermediği, taksim varsa çekişmeli taşınmazın kime isabet ettiği, paylaşımda her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, taşınmaz verilmeyen mirasçı var ise bu mirasçıların nasıl ikna edildiği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, paylaşımdan sonra dava konusu taşınmazı kimin kullandığı ve zilyetliğinin kim tarafından ne şekilde sürdürüldüğü sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki oluştuğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkiler giderilmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, öte yandan mirasbırakan ...’in terekesine dahil olan dava dışı taşınmazların kimin adına, hangi nedenle tespit edildikleri ve tespit tutanakları içeriklerinde taksim olgusuna yer verilip verilmediği üzerinde durulmalı; bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup,..." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların ortak mirasbırakanı ...'in 1967 yılında öldüğü, tarafların çocukları olduğu, dosya arasına getirtilen tapu kayıtlarında kadastro sonucu davacılar adına tespit edilen taşınmazların edinme sebebi olarak " senetsiz olarak ceddinden ve verese arasında taksime istinaden" tescil edildiği, mahallinde yapılan keşifte bu hususun tanık beyanları ile doğrulandığı, mirasbırakandan intikal eden taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı gereğinin yerine getirilmediğini, davacılar adına tescil edilen taşınmazların kimden nasıl intikal ettiğinin açıkça sorulup araştırılmadığını, edinme sebeplerinin tüm taşınmazlar yönünden tespit edilmediğini, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin paylaştırma yapılmadığını beyan ettiklerini, kabule göre de, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda dava dışı mirasçıların da paylaştırmaya katılıp katılmadığının araştırılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespiti öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15 nci; Türk Medeni Kanunu’nun 640 ıncı, 701 inci, 713/1 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1905 doğumlu mirasbırakan ...'’in 15.05.1967 tarihinde öldüğü, geriye çocukları davacılar ..., ..., ..., davalı çocuğu Mehmet Mustafa ve dava dışı ..., ... ve ...'in kaldığı, dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 153 ada 101 parsel sayılı 25.335,93 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edildikten sonra “tapuda isim düzeltme” davası sonucunda hükmen davalı ... adına tescil edildiği, getirtilen kayıtlardan, kadastro çalışmaları sonucunda 101 ada 106, 458, 462, 466, 482 parseller ile 103 ada 221 parsel, 102 ada 157 parsel ve 107 ada 8 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 101 ada 465, 481 ve 222 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına, 101 ada 165 ve 459 parseller ve 102 ada 201 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.

2.İddia ve savunmaya göre taraflar arasındaki ihtilaf, çekişmeli taşınmazın mirasbırakanın sağlığında paylaştırılıp paylaştırılmadığı, yahut ölümüyle yöntemince taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarafların müşterek mirasbırakanı ...’den intikal ettiği ve mirasbırakandan intikal eden taşınmazların mirasçılar arasında taksim edildiği gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.

3.Şöyle ki, mirasbırakandan kaldığı kabul edilen taşınmazlar yönünden yöntemine uygun şekilde paylaşım yahut taksim yapıldığı kabul edilmiş ise de dava dışı 3 mirasçı bulunduğu, bu mirasçılara taşınmaz verilip verilmediği, taşınmaz verilmedi ise sebebi, taşınmaz verildi ise tespiti ve tüm mirasçıların katılımı ile paylaşım yapılıp yapılmadığının açıklığa kavuşturulması için mirasbırakanın terekesine dahil tüm taşınmazlar araştırılarak kadastro sırasında bu taşınmazlardan hangilerinin hangi mirasçılara düştüğü, bu taşınmazların kimin adına tespit ve tescil edildiği hususu söz konusu taşınmazların kadastro tutanakları ve tapu kayıtları getirtilerek belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz.

4.Hal böyle olunca, mirasbırakanın sağlığında paylaşım yapıp yapmadığı yahut dava dışı 3 mirasçı da dahil tüm mirasçılar arasında mirasbırakanın ölümünden sonra taksim yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişmeli taşınmazın kime kaldığı araştırılmalı bundan sonra tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Yerel Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek halinde yatırılan peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.