WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

1. Hukuk Dairesi         2022/6229 E.  ,  2024/1814 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/972 E., 2022/1108 K.
HÜKÜM/KARAR : Davalı ... Belediye Başkanlığı Yönünden Ret - Diğer Davalılar Yönünden Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/402 E., 2019/833 K.

Taraflar arasında görülen tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, ... mahallesinde yer alan dava dilekçesine ekli krokide gösterilen yaklaşık 1.500 m2’lik taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, oysa taşınmazın 1965 yılında babası tarafından imar ihya edilip taşlardan arındırılarak tarım arazisi haline getirildiğini, 45 yıl boyunca taşınmazı kullanan babasının 2008 yılında kendisine bağışlayarak zilyetliğini devrettiğini, o tarihten beri de kendisinin kullandığını ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 31.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1.214,88 m² taşınmazın ev ve bahçesi vasfı ile aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 86,54 m² taşınmazın bahçe vasfı ile davacı adına tesciline, davalı ... yönünden ise davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın evveliyatı itibari ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, taşınmazda davacının kesintisiz zilyetliğinin bulunmadığını, gerekli imar ihya faaliyetinin de olmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamıyla zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluştuğu, Mahkemece verilen kabul kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1964 yılında ... mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın "Bataklık ve Hark" olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.

Şöyle ki; dava konusu taşınmaz bataklık olarak tescil harici bırakıldığı halde, taşınmazın öncesinde bataklık olup olmadığı, öyle ise halen bu niteliğini koruyup korumadığı hususlarında jeolog bilirkişiden rapor alınmamış, hava fotoğrafları ehil olmayan orman mühendisi bilirkişi tarafından incelenmiş, diğer yandan Dairemizin geri çevirme kararı ile dosyaya getirtilen komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanak kayıtları incelenmeden sonuca gidilmiştir.

Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.

Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, evvelinin bataklık olup olmadığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı,

Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığı, olması halinde imar ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarında komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı olarak taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı,

Jeolog bilirkişiden, taşınmazın niteliği, evvelinde bataklık niteliğinde bulunan yerlerden olup olmadığını değerlendiren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı,

Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden, dosya arasında bulunan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın sınırlarını, önceki ve şimdiki niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, imar ihya edilip edilmediğini, imar ihya edilmiş ise ne zaman başlanıp hangi tarihte tamamlandığını belirtir rapor alınmalı, bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonunda taşınmazın niteliğinin ne olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli,

Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve komşu parselleri de gösterir şekilde harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

- KARŞI OY -

Dava, tescil davasıdır. İlk Derece Mahkemesince (İDM) davanın kabulüne karar verilmiş, kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince (BAM) de davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Kararın temyizi neticesinde Dairemizin Sayın Çoğunluğunca ise hava fotoğraflarının orman mühendisi bilirkişi tarafından incelenmiş olması ve dava konusu yerin tespit harici bırakılma nedeninin bataklık olması dikkate alınarak söz konusu yerin halen bataklık olup olmadığının jeoloji bilirkişisine tespit ettirilmesi gerektiğinden bahisle İDM kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Sayın Çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilmesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı bu bağlamda yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dava konusu tescil harici bırakılan taşınmaz 2012 yılında imar planı kapsamına alınmıştır. Buna göre davanın kabul edilebilmesi için öncelikle taşınmazın kazandırıcı zilyetlik ile elde edilebilecek taşınmazlardan olması ve anılan tarihten geriye doğru 20 yıl boyunca davacının ve bayilerinin dava konusu yere zilyet olmaları gerekmektedir.

Dosya kapsamında beyanı alınan tüm mahalli bilirkişiler ve tanıklarca dava konusu yerin 1970 yılından beri davacının babası tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı daha sonra bu kullanımın davacı tarafından devam ettirildiği bildirilmiştir.

Orman bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da 1952 tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu yerin batısında dere bulunan üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmamış hali arazi olduğu belirtilmiştir. 1985 yılı hava fotoğrafı üzerinde stereoskop aletiyle 3 boyutlu görüş sağlanarak yapılan incelemede ise taşınmazın işlenmiş olduğu tarla olarak kullanıldığı, çevresinde de tarla olarak kullanılan yerler ile doğusunda yol bulunduğu tespit edilmiştir. 1999 yılı hava fotoğrafında da yine aynı yöntemle inceleme yapılarak aynı tespit yapılmış bu sefer taşınmazın çevresinde tarla olarak kullanılan yerler, yerleşim alanları ile doğusunda yol bulunduğu tespit edilmiştir. Taşınmazın orman niteliği taşımadığı tespit edilmiştir.

Orman bilirkişisinin raporu incelendiğinde raporun ayrıntılı açıklamalar ve renkli fotoğraflar içerdiği, raporda ulaşılan tüm sonuçların ayrıntılı olarak gerekçelendirilip delillendirildiği, bu bağlamda özellikle incelemenin Dairemizin içtihatına uygun şekilde stereoskop aleti ile 3 boyutlu görüş sağlanarak yapıldığı anlaşılmaktadır.

Ziraat bilirkişisi ve inşaat bilirkişisinin sunmuş olduğu ortak raporda da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, tarım arazisi niteliğinde olduğu, taşınmazın bir kısmına ev inşaa edildiği, tarıma elverişli olduğu, imar ihyasının yapıldığı, zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olduğu ifade edilmiştir.

Anılan bilirkişi raporlarında taşınmazın bataklık niteliği taşıdığına ilişkin hiç bir tespit yapılmadığı gibi 1952 tarihli hava fotoğrafında doğusunda dere bulunmakta ise de sonraki tarihli gerek 1985 gerekse 1999 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın civarında herhangi bir dere bulunmadığı hava fotoğrafı incelemesiyle açıklığa kavuşturulmuştur.

Mahallinde yapılan keşif sırasında da İDM Hakimince yapılan gözlemde dava konusu yerin bataklık olduğu yönünde bir tespit yapılmadığı gibi arazinin bakımlı olduğu, etrafının çevrili olduğu, arazinin düz yapıda bulunduğu gözlemi keşif tutanağına yansıtılmıştır.

Anayasanın 141. maddesi uyarınca "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir". Buna göre davaların olabildiğince makul olan bir sürede ve en az giderle sonuçlandırılması gerekir.

Anılan ilke de dikkate alınarak somut olay incelendiğinde davacı lehine tescil hükmü kurulması için Kanun'da aranan tüm şartların gerçekleştiği, bu bağlamda dava konusu taşınmazın bataklık olup olmadığı noktasında jeodezi bilirkişisince bir tespit yapılmamış ise de böyle bir tespit yapılmasının hüküm kurulması için gerekli olmadığı düşünülmektedir. Esasen bu hususta açık bir temyiz dolayısıyla uyuşmazlık da bulunmadığı söylenebilir. Dava konusu taşınmaz 1964 yılında bataklık olarak tescil harici bırakılmış ise de davacı tarafın dava konusu yeri anılan tarihten sonra imar ihya ettiğinin bildirilmiş olması, hava fotoğraflarında anılan taşınmazın çevresinde 1952 tarihinde dere bulunmakta iken 1985 ve 1999 tarihlerinde anılan yerde derenin mevcut olmadığının ifade edilmesi, bilirkişi raporlarında dava konusu yerin bataklık niteliğini taşıdığı hususunda bir tespite yer verilmemiş olması, ziraat bilirkişisi tarafından toprak üzerinde yapılan incelemede de böyle bir bulguya rastlanmaması, keşif sırasında mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanında da buna ilişkin bir belirleme bulunmaması, keşif sırasındaki Hakim gözleminde de aksi yönde bir tespit yapılmamış olması karşısında dava konusu yerin bataklık özelliği taşıdığı hususunda bir araştırma yapılması ihtiyacının bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Hava fotoğraflarının orman mühendisi tarafından incelenmesi konusunda ise burada önemli olan husus, bu incelemenin doğru bilimsel yöntemlerle, bu tespiti yapmaya yeterli eğitimi almış kişilerce yapılması ve sunulan raporun denetime elverişli gerekçeli bir rapor olmasıdır. Bu bağlamda orman mühendisinin dava konusu hava fotoğraflarını Dairemizin içtihatına uygun bilimsel yöntemle; stereoskop aleti ile 3 boyutlu görüş sağlayarak yaptığı, bu tespiti yapmak üzere gerekli eğitimi aldığı ve buna göre söz konusu raporun ulaştığı sonuçların kabul edilmemesini gerektirecek bir durumun bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle davacının davasını birbiriyle uyumlu ve tutarlı hava fotoğrafları, bilirkişi raporları, mahali bilirkişi ve tanık beyanları ile ispatlamış olması karşısında gerek İDM gerek ise BAM tarafından davanın kabulü yönünde ulaşılan sonucun onanması gerekirken aksi yöndeki Sayın Çoğunluğun görüşüne iştirak edilememiştir.