WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2024/5017 E.  ,  2024/5092 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/177 E., 2017/378 K.
ŞİKÂYETÇİ : İnci Kader Uygunyiğit
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNABAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/177 Esas, 2017/378 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62 ve 52/2. maddesi uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 17.10.2017 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/31718 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56970 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56970 sayılı kanun yararına bozma isteminin; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usûlüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden ve gerekçesiz karar verilmesinde isabet görülmediği şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrasının birinci cümlesi ve onbirinci fıkrasının birinci cümlesi;
“(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. ...
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. ...”
Şeklinde düzenlenmiştir.

Denetim süresi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlar. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık, bu karar usûlüne uygun bir şekilde kesinleştikten sonra, beş yıl süreyle denetime tabi tutulacak ve tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirlerine riayet etmemesi hâlinde hüküm açıklanacaktır.

2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükmün açıklanmasına esas olan Gaziantep (Kapatılan) 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 03.11.2011 tarihli ve 2010/1408 esas, 2011/1353 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, usûlüne uygun kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Şöyle ki 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan onikinci fıkrasında yer alan; “(12) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir." şeklindeki hüküm gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmekle, hükümlünün yüzüne tefhim edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesin olarak verildiği belirtilerek hükümlünün yanıltıldığı tespit edilmiştir.

Ayrıca şikâyetçi İnci Kader'in duruşmaya usûlüne uygun çağrı kağıdı ile çağrılmadığı, gerekçeli kararın da anılan kişiye tebliğ edilmediği belirlenmiştir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usûlüne uygun olarak kesinleşmemesi ve denetim süresinin işlemeye başlamaması nedeniyle hükmün açıklanamayacağı dikkate alınmadan hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine dosyanın ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
3. Bununla birlikte Mahkemece verilen kararın gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası ve 230. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Georgiadis/Yunanistan, B.No: 21522/93, 29.05.1997, §§40-43; H./Belçika, B. No: 8950/80, 13.11.1987, §53; H.A.L./Finlandiya, B.No: 38267/97, 25.01.2004, §§50-51 kararlarında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda ifade edilen; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli, 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı kararında mealen belirtilen hususları taşıyacak ve Mahkeme kararlarının denetime olanak sağlayacak şekilde açık olması, bunun için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiğinin dikkate alınmaması, Kanun’a aykırı olup (2) numralı kanun yararına bozma talebi de yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Gaziantep 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/177 Esas, 2017/378 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.07.2024 tarihinde karar verildi.