1. Ceza Dairesi 2024/486 E. , 2024/3813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/433 E., 2023/324 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
EK KARAR : Temyiz isteğinin reddi
ASIL KARARI TEMYİZ
EK KARARI TEMYİZ EDEN : Sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
Sanıklar Birkan ve Servet hakkında bozma üzerine kurulan hükümler ile sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2013/573 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2020/7836 Esas, 2020/14564 Karar sayılı ilâmı ile sanıklara iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 87/1-son maddesine ilişkin ek savunma hakkı tanınmaması, mağdur beyanına göre sanıkların eylemlerini silahtan sayılan satır sapı ve tabanca kabzası ile işleyip işlemediği, sanıkların cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 86/3.e maddesi uyarınca artırım yapılıp yapılmayacağının tartışılmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2020/433 Esas, 2023/324 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 86/1, 86/3-e, 87/1-(c), 87/1-son, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak sanıkların kazanılmış hakları gereği 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2023 tarihli ve 2020/433 Esas, 2023/324 Karar sayılı ek kararı ile sanık ... müdafiinin temyiz başvurusu hakkında, 1412 sayılı Kanun’un 315/1. maddesi gereği “temyiz talebinin kabule şayan olmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğuna, sanığın, mağduru yaraladığına dair somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
3. Sanık ...’ün temyiz isteği özetle; mağdurun şikayetçi olmaması karşısında ceza verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Mağdur ile sanıkların aralarında önceye dayalı husumet olduğu, olay günü şehir merkezinde yolda yürüyen mağdurla karşılaşan sanıkların fikir ve eylem birliği içinde mağdura saldırarak silah kabzası ve satır sapı ile vurmak suretiyle yüzde sabit iz meydana gelecek şekilde yaraladıkları olayda,
1. Sanık ...'ın yokluğunda verilip 31.07.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.10.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu,1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315/1. inci maddesinde yer verilen; “Temyiz
isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi hükmüne göre alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada zorunlu müdafii atanacağı, sanık ...'ün yargılamaya konu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-(c), 87/1-son maddeleri kapsamında olup bu suçta cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle müdafii atanmasının zorunlu olmadığı anlaşıldığından Tebliğname'nin bozma istemli görüşüne iştirak edilmemiştir.
3. Sanıklar ... ve ... hakkında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin sanıkların soruşturma aşamasında alınan ikrar içeren savunmaları, mağdur beyanı, mağdurun yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu içerikleri ve dosyadaki diğer delillerle saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanıkların üzerine atılı suçun şikayete tabi suçlardan olmadığı, bu nedenle mağdurun şikayetten vazgeçmesinin kamu davasını ortadan kaldırmayacağı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Sanıklar Servet ve Birkan hakkında tayin olunan hapis cezalarının kazanılmış hak nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca “2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken “2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteğinin Reddine Dair Ek Karar Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2023 tarihli ve 2020/433 Esas, 2023/324 Karar sayılı ek kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılana Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2023 tarihli ve 2020/433 Esas, 2023/324 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un
321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi hüküm fıkrasının kazanılmış hak uygulanmasına ilişkin (6) numaralı paragrafındaki "...ile cezalandırılmalarına" ibaresinin çıkarılıp yerine "...üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!