WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2024/3239 E.  ,  2024/4057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
SAYISI : 2022/4003 (E), 2022/5151 (K)
İNCELEME KONUSU KARAR : Şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza ilişkin
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kasten iki kişiyi öldürmek suçundan Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2006 tarihli ve 1999/158 Esas, 1999/205 Karar sayılı kararı ile 30 yıl hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 16.08.2011 tarihli ve 2011/729 değişik iş sayılı kararı ile 17.08.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 06.10.2014 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçtan dolayı mahkum edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/13-a. maddesi gereğince ikinci suçun işlendiği 06.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.08.2029 tarihi arasındaki sürenin aynen infazına dair Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2018 tarihli ve 1999/158 Esas, 1999/205 Karar sayılı ek kararını takiben, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/13-a maddesinde yapılan değişiklik kapsamında hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına dair kararının yeniden değerlendirilmesine

ilişkin talepte bulunulması üzerine, 7242 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemenin hükümlü lehine olduğundan bahisle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2018 tarihli kararının kaldırılmasına, denetim süresi içinde 06.10.2014 tarihinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının iki katı olan 6 ay 20 günlük sürenin anılan suç tarihinden itibaren Ceza İnfaz Kurumunda aynen çektirilmesine ilişkin Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2020 tarihli ve 1999/158 Esas, 1999/205 Karar sayılı ek kararı sonrası, hükümlünün denetim süresi içerisinde 06.10.2014 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suçun yanı sıra 28.05.2022 tarihinde başka bir kasıtlı suçtan da mahkum edilmesi sebebiyle Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden talepte bulunulması üzerine, suç tarihi itibariyle 647 sayılı Kanun'un koşullu salıverme oranı açısından 7242 sayılı Kanun'a göre hükümlünün lehine olduğu ve lehe Kanun uygulamasında karma uygulama yapılamayacağından bahisle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 06.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.08.2029 tarihi arasındaki 5426 günlük sürenin aynen infazına ilişkin Salihli İnfaz Hakimliğinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/4003 Esas, 2022/5151 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.03.2024 tarihli ve 94660652-105-45-10080-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve 2024/31834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.04.2024 tarihli ve 2024/31834 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, hükümlünün Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2006 tarihli ve 1999/158 Esas, 1999/205 Karar sayılı kararıyla hükmedilen 30 yıl hapis cezasına ilişkin kararın infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 14.08.1999 tarihinde alındığı ve Bergama Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 647 sayılı Kanun'un 19/1 inci maddesi uyarınca hazırlanan 26.01.2011 tarihli müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 14.08.2029, koşullu salıverilme tarihinin 17.08.2011 olarak belirlendiği,
Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 16.08.2011 tarihli ve 2011/729 değişik iş sayılı kararı ile 647 sayılı Kanun uyarınca 17.08.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere şartla tahliye edildiği,
Hükümlünün denetim süresi içerisinde 06.10.2014 ve 28.05.2022 tarihlerinde işlemiş olduğu trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı mahkum edilmesi sebebiyle Salihli İnfaz Hakimliğinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/4003 Esas, 2022/5151 Karar sayılı kararı ile Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2020 tarihli kararının kaldırılarak denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 06.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.08.2029 tarihi arasındaki 5426 günlük sürenin aynen infazına karar verildiği,
İnfaz hukukunda hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre ile koşullu salıverildikten sonra belirlenen denetim süreleri bakımından lehine olan hükümlerin alınarak karma bir uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlünün 647 sayılı Kanun uyarınca şartla tahliye edildiği, bu nedenle 647 sayılı Kanun’un hükümlünün ceza evinde geçirmesi gereken süre bakımından da lehe olduğu, çapraz ve karma bir uygulama yapılamayacağının anlaşılması karşısında, denetim süresinin 5275 sayılı Kanun'a göre tayin edilemeyeceği ve hükümlünün koşullu salıverildikten sonra belirlenen

denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi gerektiği, bu sürenin ise bihakkın tahliye tarihi olan 14.08.2029 tarihine kadar devam edeceği,
Bununla birlikte, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.11.2023 tarihli ve 2023/4435 Esas, 2023/7172 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, bu belirleme yapılırken daha önce belirlenen ve belirlenen bu tarih esas alınarak koşullu salıverilen hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğu, koşullu salıverilen hükümlünün hapis cezası gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde koşullu salıverilmenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği, şartla tahliye oranı ile denetim süresi bakımından 647 sayılı Kanun'un uygulanması halinde şartla tahliyenin geri alınmasında 7242 sayılı Kanun'un hükümlü lehine olduğu durumlarda karma uygulamadan söz edilemeyeceği nazara alındığında,
Somut olayda, her ne kadar 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107/13-a maddesinde yapılan değişiklik kapsamında hükümlünün şartla tahliyesinin geri alınmasına dair kararının yeniden değerlendirilmesine ilişkin talebi hakkında Salihli İnfaz Hakimliğinin 23.11.2022 tarihli kararı ile 647 sayılı Kanun'un koşullu salıverme oranı açısından 7242 sayılı Kanun'a göre hükümlünün lehine olduğu ve şartla tahliyenin geri alınması bakımından lehe Kanun değerlendirmesi yapılırken karma uygulama yapılamayacağından bahisle denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 06.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 14.08.2029 tarihi arasındaki 5426 günlük sürenin aynen infazına karar verilmiş ise de,
Hükümlünün şartla tahliye edilmesini müteakip, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2015 tarihli ve 2014/525 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararı ile 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 06.10.2014 olduğu, yine aynı suçtan Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/930 Esas, 2022/861 Karar sayılı kararı ile 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, suç tarihinin 28.05.2022 olduğu, belirtilen suçların denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılmakla,
Hükümlünün şartla tahliye edilmesi sonrasında denetim süresi içerisinde işlediği suçlar sebebiyle yapılacak hesaplamaya göre;
Hükümlünün Salihli İnfaz Hakimliğinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/4003 Esas, 2022/5151 Karar sayılı kararı ile 06.10.2024-14.08.2029 tarihleri arasında geri alınan sürenin 5426 gün olduğu, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107/13-a maddesinde yapılan değişiklik kapsamında geri alınması gereken almış olduğu cezaların iki katı sürenin 415 gün olduğu anlaşılmakla, hükümlünün lehine olan 415 gün sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.

(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulama başlıklı 7 nci maddesinin (2) ve (3) üncü fıkraları;
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./2.mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.

3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin13 üncü fıkrası;
"Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25.5.2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.

4. Hükümlünün infaza konu30 yıl hapis cezasının infazı sırasında 647 sayılı Kanun hükümlerine göre 17.08.2011 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 14.08.2029 olarak tespit edilen hükümlünün denetim süresi içerisinde 06.10.2014 tarihinde işlediği trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan 3 ay 10 gün hapis, 28.05.2022 tarihinde işlediği trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçundan 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

5. Hükümlünün infaza konu içtimalı cezasından dolayı şartla tahliyeden yararlanabilmesi bakımından infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin belirlenmesinde 647 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan uygulamanın 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak uygulamaya göre lehe olduğu, şartla tahliye ile ilgili uygulama bakımından 647 sayılı Kanun hükümleri ile 5275 sayılı Kanun hükümlerinin sadece lehe olan bölümlerinin alınıp karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı, hükümlerin bir bütün olarak uygulanmasının zorunlu olduğu, denetim süresi ile ilgili 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile yapılan değişiklik öncesi "Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5275 sayılı Kanun hükümlerine göre şartla tahliye süresinin belirlenmesi ve şartla tahliye kararı verilmesi durumunda denetim süresinin uygulanmasının sözkonusu olabileceği, somut olayda hükümlü hakkında şartla tahliye süresi bakımından lehe kabul edilen 647 sayılı Kanun hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, denetim süresinin 647 sayılı Kanun'a göre belirlenmesi ve bihakkın tahliye tarihine kadar devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.

6. Ancak denetim süresi içerisinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçtan mahkum olan hükümlü hakkında aynen infazına karar verilecek sürenin belirlenmesi bakımından 7242 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinde yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemenin karşılaştırılması ve lehe düzenlemenin tespit edilerek ona göre uygulama yapılması gerekmektedir.

7. 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirldiğinde, şartla tahliyesine karar verilen ve bihakkın tahliye tarihi 14.08.2029 olan hükümlünün, denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı hapis cezasını gerektiren ikinci suç tarihi olan 06.10.2014 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasındaki sürenin geri alınmasına karar verilmesi gerektiği görülmektedir.

8. 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası düzenlemeye göre hükümlünün hukuki durumu değerlendirildiğinde ise denetim süresi içerisinde iki ayrı kasıtlı suçtan hapis cezası ile cezalandırılan hükümlü hakkında, işlediği her bir suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde işlediği her bir suçun cezasının iki katı sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği ve hükümlünün işlediği suçların cezasının 3 ay 10 gün ve 3 ay 15 gün olması nedeniyle aynen infazına karar verilmesi gereken toplam sürenin değişiklik öncesi düzenlemeye göre hükümlünün lehine olduğu ve aynen infazına karar verilecek sürenin belirlenmesi açısından lehe kanun ile uygulama yapılmasının karma uygulama yasağına aykırılık olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrasında yapılan değişiklik dikkate alınarak aynen infazına karar verilecek sürenin belirlenmesi gerekirken, hükümlü aleyhine sonuç doğuracak şekilde verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Salihli İnfaz Hakimliğince verilen 23.11.2022 tarihli ve 2022/4003 Esas, 2022/5151 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2024 tarihinde karar verildi.