WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2024/2283 E.  ,  2024/2177 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/9 esas, 2023/208 E.,
HÜKÜMLÜ : ... Baş
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2023/9 Esas, 2023/208 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 04.04.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2024 tarihli ve 2023/21672 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7831 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının onaylı sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.02.2024 tarihli ve KYB-2024/7831 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, mahkemesince sanık hakkında genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda 03.03.2017 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonunda kurulan 02.12.2022 tarihli hükümde 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim uygulanması nedeniyle hükmün itiraza tabi olduğu belirtilmiş ve sonrasında anılan karara itirazda bulunulması üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak yargılama yapılmış ise de;
Benzer bir olay nedeniyle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.09.2022 tarihli ve 2022/1604 Esas, 2022/12842 karar sayılı ilâmında yer alan, '5271 sayılı CMK.nın 252/1. maddesinde düzenlenen itiraz yoluna, aynı Kanunun 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararlara karşı başvurulabilir. Buna göre, hangi gerekçe ile olursa olsun basit yargılama usulü uygulanmadan kurulan hükümde, salt 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılması, bu hükmü basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararlar için öngörülen itiraz yoluna tabi kılmaz. Sonuç olarak, uyuşmazlığa konu olan ilk derece mahkemesi kararları ile buna benzer kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu açıktır.' şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Sanık hakkında Mahkemece basit yargılama usulü nedeniyle indirim uygulanarak verilen 02.12.2022 tarihli hükümden evvel genel hükümlere göre yargılama yapılmak suretiyle sanığın mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması, bu itibarla somut olayda genel hükümlere göre sanığın savunması alınıp yargılama yapıldıktan sonra bu kez hükmün açıklanması aşamasında fiilen basit yargılama usulünün uygulanmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, her ne kadar sanık hakkında kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesine istinaden 1/4 oranında indirim yapılmış ise de, salt anılan düzenleme gereğince indirim yapılmasının, anılan kararı basit yargılama usulü uygulanarak verilen kararlar için öngörülen itiraz yoluna tâbi kılmayacağı ve Mahkemesince hükmün açıklanması aşamasında kurulan hükümde eylemli olarak anılan usule ilişkin indirim maddesinin uygulanmasıyla yetinilmesi gerektiği, bu itibarla bahse konu kararın miktar itibariyle kesin olduğu gözetildiğinde; mahkemesince kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğundan bahisle itiraz üzerine genel hükümlere göre yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251 ... maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.

...
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252 nci maddesininin birinci ve ikinci fıkraları; "(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır."
Şeklinde hükümleri haizdir.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlü hakkında Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2017 tarihli ve 2015/982 Esas, 2017/179 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2022 tarihli ve 2022/763 Esas, 2022/771 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, anılan karara katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda verilen inceleme konusu kararda isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.