WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2024/2255 E.  ,  2024/4506 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/22 E., 2022/357 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye azmettirme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2022/7219 Esas, 2023/8583 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KD-2022/62443 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanıklar ..., ... ve ...'ın sübuta eren nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38. maddesi delaletiyle 82/1-a maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiğinden

bahisle "temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması" ilâmının kaldırılmasına ve sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanıklar ..., ... ve ...'ın, sanık ...'u azmettirdiklerine dair sanık ...'in ve suç ortağı sanık ...'ın soyut iddialarından başka cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2022/7219 Esas, 2023/8583 Karar sayılı temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanık ...'in Tarım müdürlüğünde işçi olarak çalıştığı sanık ... ile arkadaş olduğu, ...'in de daha önce aynı yerde çay ocağı işlettiği olay tarihinde ise hayvancılık yaptığı, ...'in kuzeni olan ...'in de hayvancılık yaptığı, ...'in okuma yazmasının olmadığı, 300 adet hayvan sattığı ve bunların küpe numaralarının düşümü için Tarım müdürlüğüne geldiğinde ... ile ...'in ...'e yardımcı olma bahanesiyle resmi evraklara imza attırırken bir de senet imzalattıkları, daha sonra şüphe çekmemek için seneti icra takibine koyacak başka birini aradıkları ve konuyu sanık ... ...'ya anlattıkları ... ...'nın da maktul ...'ı önerdiği, ...'ın 50 bin TL karşılığında bu işi kabul etmesi üzerine senedin üzerine 400 bin TL yazılarak icra takibi başlatıldığı, ...'in cahil ve saf olması nedeniyle abisi ...'den yardım istediği, ...'in bir taraftan yasal yollara başvurarak takibi durdurduğu bir taraftan da bu işin arkasında olan kişileri araştırmaya başladığı ve ...'a ulaşarak senedi kimden aldığını öğrenmeye ve kardeşinin kimseye borcu olmadığını anlatarak takibi sonlandırmasını istediği ancak maktulün kabul etmediği ve ...'in maktule husumet beslemeye başladığı, maktulü tehdit ettiği ve maktulü takip ettirdiği, maktulün bu sırada hakkındaki

soruşturma ve ...'in kendisini rahatsız etmesinden bunalarak kendisini bu işe bulaştıran ..., ... ve ... ... ile toplantı yaptığı ve bu işten çekilmek istediğini ancak çok fazla masrafı olduğunu bu masrafların sanıklar tarafından giderilmesini istediği, sanıkların da masrafları karşılayacaklarını bildirmeleri üzerine maktulün belinde silah olduğunu da belli ederek getirdiği üç adet boş senedi sanıklara imzalatarak evinde sakladığı (senetler dosyada mevcuttur) maktulden çekinen ve maktule ödeme yapma imkanları bulunmayan sanıkların bu durumdan kurtulmak için çare aradıkları ve çözüm olarak maktulü öldürmeye karar verdikleri bu amaçla sanıklar ... ve ...'in maktulü avlanmak bahanesiyle köye götürüp orada öldürmeyi planladıkları ve 15.11.2018 günü üçü birlikte ... köyüne gittikleri ve bir süre köyde dolandıkları ancak elinde tüfek olan ...'in sürekli tabanca ile dolaştığını bildiği maktulden korktuğu için veya uygun bir fırsat yakalayamadığı için eylemi gerçekleştiremediği,
Her üç sanığın tekrar toplandığı ve bu toplantıda sanık ... ...'nın sanık ... ile maktul arasındaki ihtilaftan bahsettiği ve ...'in de maktulü öldürmek istediğini kendisine konuyu anlattığını, ...'in de bu iş karşılığında yüklü miktarda para verebileceğini söylediği ve ... ile ...'in buluşmasını sağladığı her iki sanığın 21.11.2018 günü Misland'ın arkasındaki asfalt şantiyesinde buluştukları ve ...'in bu iş karşılığında bir daire veya 300 bin TL vermeyi teklif ettiği, ...'in ise parayı tercih ettiği, böylece ...'in de olaya dahil olduğu, ...'in olayı tek başına yapamayacağına kanaat getirerek o dönem paraya çok ihtiyacı olduğunu bildiği arkadaşı olan sanık ...'a durumu anlattığı, "birisi var ortadan kaldırmamız halinde bize çok para verecekler" dediği, ...'ın diğer sanıkları tanımadığı ve ...'in teklifini kabul ettiği, her iki sanığın ...'in aracı ile gidip ... istasyonunda sanık ... ile buluştukları ve ...'in burada olayda kullanılacak olan silahı sanıklara teslim ettiği, sanıkların buradan bir miktar benzin aldıktan sonra ...'in maktulü arayarak sattığı hayvanların parasının bir kısmını almak üzere köye gideceklerini söyleyip maktulü de davet ettiği, maktulün ...'den alacağının bir kısmını elde edeceğini düşünerek daveti kabul ettiği ve sanıkların maktulü evden alıp şehir dışına çıktıkları ve her iki sanığın da telefonlarını kapattığı bir süre gittikten sonra metruk bir yapının yanında durdukları, ...'in "adamlar parayı buraya getirecekler" diyerek araçtan indiği, maktul ve sanık ...'in de indiği, sanık ...'in maktulün dikkatini dağıtmak için ateş yakalım dediği ve maktul ile birlikte etrafta çalı çırpı toplamaya başladıkları sırada sanık ...'in de arabadaki tüfeği gizlice alarak metruk binaya getirdiği ve fırsat kolladığı uygun bir anda tüfeği maktule doğrultup hayati bölgelerine 4 el ateş ettiği, fişeklerin bitmesi üzerine sanık ...'den fişek istediği, sanık ...'in arabadan yeni fişek getirdiği, daha sonra maktulün öldüğünü anlayınca birlikte cesedi sürükleyerek kuytu bir yerde petrol istasyonundan aldıkları benzini üzerine dökerek yaktıkları, maktule ait silahı, cep telefonu ve cüzdan gibi eşyaları alarak oradan uzaklaştıkları, bu eşyaları değişik yerlere atmak suretiyle ortadan kaldırdıkları daha sonra eve gidip kendi kıyafetlerini sobada yaktıktan sonra duş aldıkları ve sanık ...'in ... ile petrol istasyonunda buluşarak olayda kullandığı tüfeği geri verdiği ve ...'in Şehri Aziz sitesindeki evinde buluşmak üzere anlaştıkları, ... ...'yı da çağırdıkları sanık ...'in diğer sanıklardan vadettikleri paraları vermelerini istediği, ... ve ...'in ise paranın hazır olmadığını 1 Aralıkta ayarlayacaklarını söyledikleri, ...'in oradan ayrılarak bu kez sanık ...'in Misland'ın arkasında bulunan çiftliğine gittiği ve maktulün öldüğünü söyleyerek vaadedilen parayı istediği, ...'in ...'e kızarak "buraya bir daha gelme, telefonla arama, parayı (150 bin TL) pazartesi vereceğim" dediği ve ...'in oradan da eli boş döndüğü, bütün sanıkların olaydan haberleri yokmuş gibi davrandıkları, hatta maktulü arama çalışmalarına dahi katıldıkları, sanık ... ...'nın henüz eşinin öldürüldüğünü

bilmeyen maktulün karısına giderek "evde üç adet senet varmış ... abi senetleri istiyor, senetler çekmecede imiş" dediği ancak katılan Rukiye'nin senetleri sanığa teslim etmediği, sanığın bu kez telefonla arayarak senetleri istediği ancak katılanın yine senetleri vermediği, bu arada sanıklar ... ve ...'ın ilk beyanlarında maktulü arkadaşlarının yanına bıraktıklarını söyleyerek herhangi bir bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, sanık ...'ın olaydan hemen sonra para alacaklarını beklerken ...'in sürekli kendisini oyalaması üzerine kolluğa giderek olayı itiraf ettiği ve cinayeti bütün ayrıntıları ile anlatıp yer gösterme yaparak maktulün cesedinin olduğu yeri gösterdiği bu beyan üzerine yakalanan sanık ...'in de ayrıntılı beyanda bulunarak cinayeti bütün detayları ile anlattığı sübut bulmuştur.
Her ne kadar sayın çoğunluk sanıklar ..., ... ve ... ...'nın beraatlerine dair hükümlerin onanmasına karar vermiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki;
Gerek sanık ... ve özellikle de sanık ... olayın gelişimi ve safahatları hakkında çok detaylı bilgiler vermişlerdir. Sanık ... olaya sonradan dahil olduğundan ve diğer sanıkları tanımadığından sadece olay gününe ilişkin bilgiler vermiş ve bu bilgilerin tamamı sanık ... tarafından da doğrulandığı gibi maddi deliller ile de uyumludur. Yine sanık ...'in olayın öncesine ait ve olay gününe ait verdiği bilgiler de gerek kamera kayıtları, HTS kayıtları, baz bilgileri, GPRS bilgileri ile tamamen uyumlu çıkmıştır. Bunlara göre sanık ... hakkındaki beraat kararı isabetli değildir. ... başından beri ... ile birlikte olayların içinde olan kişidir. ...'ten hile ile boş senet alan daha sonra ... ... ile işbirliği yaparak doldurdukları senedi tahsil amacıyla ...'a verilmesi işinde olan kişidir. Anlaşmaya göre her üç sanık parayı tahsil ettkten sonra 50 bini ...'a verip geri kalan parayı aralarında pay edeceklerdir. Nitekim ..., senet işi sarpa sarınca uğradığı zarardan ... ve ...'in yanında ...'i de sorumlu tutmuş ve ondan da senet almıştır. Sanıklar sürekli olarak ...'in evinde toplanıp eylemleri planlamışlardır. 15.11.2018 tarihindeki ilk olayda ... ve ... birlikte maktulü aynı amaç için köye götürmüşler ancak ...'in panik yapması nedeniyle öldürme eylemini gerçekleştirmemişlerdir. ...'in verdiği bu bilgi HTS ve baz bilgilerine göre doğrulanmıştır. Yine ... olay günü olayda kullanılacak olan tüfeği temin edip diğer sanıklara veren kişidir. Dosyada bulunan kamera kayıtlarına göre ... 'in olaydan önce sanık ... ile buluşarak silahı teslim ettiği ve olaydan sonrada tüfeği geri aldığı sabittir. Yine olaydan sonrada ...'in evinde toplanıp nasıl hareket edeceklerini konuşmuşlardır. Sanık ... için mevcut olan öldürme sebebi aynen sanık ... içinde mevcuttur. ...'in maktulü öldürmek suretiyle sadece kendisine değil ... ve ...'e de aynı menfaati sağlayacağı sabittir. ...'in maddi delillerle de desteklenen ve ilk beyanında anlattığı hususlar atfı cürüm niteliğinde olmayıp itibar edilebilir delil niteliğindedir.
Yine sanık ... ...'da maktule senet veren diğer bir kişidir. Bu sanık da gerek olay öncesi ve gerek olay sonrası evdeki toplantılara katılarak suça katılma iradesini göstermiştir. HTS kayıtları sanık ...'in bu toplantılara katıldığını göstermekte olup olay günü ve öncesinde de sanıklarla yoğun bir telefon trafiği vardır. En önemlisi de sanığın tevilli ikrarından ve katılan Rukiye'nin anlatımlarından sanığın, maktul kaybolduktan hemen sonra maktulün evine giderek evde bulanan üç adet senedi kendisine vermesini istediği, maktulün öldüğünü bildiği halde sanki maktul ile irtibat halindeymiş gibi davrandığı, muhtemelen maktul öldürülmeden önce maktulden senetlerin yerini öğrenip maktulün eşine senetlerin nerede olduğunu da söylediği, maktulün babasına da maktul ölü olduğu halde maktul ile görüştüğünü söylediği, sanığın sadece kendi senedini değil her üç sanığa ait senetleri istemesinden de diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğinin göstergesi olduğu, sanık ... ve ... için mevcut olan

öldürme sebebinin sanık ... ... için de geçerli olduğu, ... ile ...'in buluşmasına aracılık ettiği,
Diğer sanık ...'in ise maktul ile olan husumetinin farklı bir nedene dayandığı, sanığın iddia ettiği gibi maktul ile olan görüşmesinin dostane bir şekilde sonlanmadığı, aksine maktulün tüm girişimlerine rağmen icra takibini sonlandırmadığı ve alacağının gerçek olduğunu savunduğu, dosyaya sunulan ses kaydından sanık ... ile maktul arasında senet meselesi ve maktulün peşine adam takılması nedeniyle dostane olmayan konuşmaların geçtiği ve sanığın maktule bu nedenle husumet duymaya başladığı, sanık ...'in maktule duyduğu bu husumeti öğrenen sanık ... ...'nın ...'e kendi planlarını anlattığı, ...'in de kabul etmesi üzerine cinayeti işleyecek ... ile ...'i buluşturduğu ve ...'in bu görüşmede sanık ...'e bu iş karşılığında bir miktar para vermeyi kabul ettiği, olaydan hemen sonra sanık ...'in ...'in çiftliğine giderek para istediği, dosya da bulanan kamera kayıtları, GPRS kayıtları ve bilirkişi raporuna göre gerçekten de olay günü gecesi sanık ...'in ...'in çiftliğine giderek kendisi ile kısa bir süre görüştüğünün anlaşıldığı, sanık ...'in beyanlarını doğrular bir şekilde görüşmesinin 2-3 dk sürdüğünün anlaşıldığı, ...'in iddia ettiği gibi ... ile telefonda küfürleşip karakolluk olmaları halinde bu ziyaretin bir anlamının bulunmayacağı, bu ziyaretin vaadedilen paranın alınması için yapıldığının anlaşıldığı, sanık ...'in kardeşine karşı yürütülen yüklü miktardaki icra takibini haksız bulduğu ve görüşmeler yoluyla bir sonuç alamayınca maktule duyduğu husumet nedeniyle maktulün öldürülmesi için para vermeyi kabul ettiğinin anlaşıldığı,
Böylece beraat kararı verilen her üç sanığın da maktulü öldürmeleri için bir sebep bulunduğu ve bu sebebin sanık ...'in ki ile aynı olduğu, ...'in beyanlarının soyut beyanlar olmayıp maddi deliller ile doğrulandığı her üç sanığın da TCK'nin 38 inci maddesi delaletiyle TCK'nin 82/1-a maddesi gereğince cezalandırılmasının gerektiği, maktulün saf ve cahil olan ...'ten hile ile alındığını bildiği senedi icraya koyarak ...'in kardeşine karşı dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle ... hakkında TCK'nin 29 uncu maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğini ve kararın bu yönlerden bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum.