WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2024/169 E.  ,  2024/3135 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI 2021/1886 değişik iş ve 2023/1034 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR : Şartla tahliye kararının geri alınmasına aynen infaza ve mahsuba dair
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli yağma, nitelikli kasten yaralama, silahla tehdit ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2014/542 değişik iş sayılı içtima kararı ile 9 yıl 18 ay hapis cezasına hükümlü ...'in, işbu cezasının infazı sırasında 27.06.2016 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine dair Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemenin 18.08.2016 tarihli ve 2016/601 değişik iş sayılı kararını müteakip, adı geçen hükümlünün, denetim süresi içerisinde 21.12.2016 tarihinde işlemiş olduğu tehdit suçundan Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2017/723 Esas, 2018/270 Karar sayılı kararı ile 25 gün hapis, 19.07.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/691 Karar sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis, 21.07.2017 tarihinde işlemiş olduğu 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Büyükçekmece 5.

Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/700 Karar sayılı kararı ile 1 yıl hapis, 12.08.2019 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan Eskişehir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli ve 2019/1063 Esas, 2019/1231 Karar sayılı kararı ile 5 ay hapis, 18.01.2020 tarihinde işlemiş olduğu hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan Aksaray 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2021/63 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı ile 4 ay 15 gün hapis cezaları olmak üzere toplam 2 yıl 17 ay 40 gün hapis cezasına mahkûm edilmesi sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un aleyhe olması nedeniyle ikinci suçun işlendiği 21.12.2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.05.2021 tarihi arasındaki 1617 günlük sürenin aynen infazına ilişkin Bakırköy 5. İnfaz Hâkimliğinin 03.09.2021 tarihli ve 2021/78 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararına karşı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın, hükümlünün 18.08.2016 tarihinde koşullu salıverildiği ve 17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesiyle eklenen 09.11.2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunla değiştirilerek kabul edilen geçici 6 ncı maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca kabul edilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/6 ncı maddesi uyarınca tâbi tutulacağı denetim süresinin infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadar olacağı, bu sürenin de 13.10.2018 tarihi olarak hesaplanmakla hükümlünün koşullu salıverilme tarihinden sonra ancak denetim süresi içerisinde 12.12.2016, 19.07.2017 ve 21.07.2017 tarihlerinde işlediği suçlar nedeniyle mahkûm olduğu toplam 2 yıl 8 ay 25 gün hapis cezası uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle kabulü ile Bakırköy 5. İnfaz Hâkimliğinin 03.09.2021 tarihli kararının kaldırılmasına, koşullu salıverme kararının geri alınmasına, hükümlünün koşullu salıvermeden sonra ilk suçu işlediği 21.12.2016 günü ile suça ait 25 gün hapis cezasının iki katı olan 50 günlük sürenin bitim tarihi olarak belirlenen 09.02.2017 günü arasındaki 50 gün süre ile ikinci suçu işlediği 19.07.2017 tarihi ile hak ederek tahliye tarihi olan 26.05.2021 tarihi arasındaki 1407 gün sürenin toplamı olan 1457 gün sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine dair mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/1886 değişik iş sayılı kararı ile;
Anılan kararı takiben, hükümlü vasisinin hükümlünün Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2009 tarihli ve 2009/384 Esas, 2009/81 Karar sayılı dosyası kapsamında 13.04.2004-02.06.2005 tarihleri arasında tutuklu kaldığı 415 günlük sürenin mahsup edilmesi talebinde bulunulması üzerine, anılan mahsup işleminin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2012 tarihli ve 2012/10-13 ilamat sayılı müddetnamesi ile yapıldığından bahisle söz konusu talebin reddine ilişkin Bakırköy 2. İnfaz Hâkimliğinin 04.04.2023 tarihli ve 2023/1547 Esas, 2023/2712 Karar sayılı kararına yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2023 tarihli ve 2023/1034 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.12.2023 tarihli ve 94660652-105-34-18539-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve 2023/131614 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2023 tarihli ve 2023/131614 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/1886 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararı ile koşullu salıverme kararının geri alınmasına, hükümlünün koşullu salıvermeden sonra ilk suçu işlediği 21.12.2016 günü ile suça ait 25 gün hapis cezasının iki katı olan 50 günlük sürenin bitim tarihi olarak belirlenen 09.02.2017 günü arasındaki 50 gün süre ile 09.02.2017 tarihinden sonra işlediği ilk suç olan 19.07.2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle mahkumiyetine karar verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 21.07.2017 tarihinde işlediği suç nedeniyle mahkumiyetine karar verilen 1 yıl hapis cezasının toplamı olan 2 yıl 8 ay hapis cezasının iki katının 4 yıl 16 olup hükümlünün aleyhine olması nedeniyle suç tarihi olan 19.07.2017 ile hak ederek tahliye tarihi olan 26.04.2021 arasındaki 1407 günlük sürenin geri alınmasının gerekeceğinden bahisle hükümlünün ilk suçu işlediği 21.12.2016 günü ile suça ait 25 gün hapis cezasının iki katı olan 50 günlük sürenin bitim tarihi olarak belirlenen 09.02.2017 günü arasındaki 50 gün süre ile ikinci suçu işlediği 19.07.2017 tarihi ile hak ederek tahliye tarihi olan 26.05.2021 tarihi arasındaki 1407 gün sürenin toplamı olan 1457 gün sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesiyle değişik 107/13 üncü maddesinde, "Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün; a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin, b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir edilecek bir sürenin, Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine karar verilir." şeklinde yer alan düzenlemeler ile koşullu salıvermenin geri alınmasına ilişkin anılan değişikliğin madde gerekçesinde, "maddenin onüçüncü fıkrasında yer alan mevcut düzenlemeye göre hükümlü, koşullu salıverildikten sonra işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı çok az hapis cezası alsa bile suç tarihi ile hakederek tahliye tarihi arasında kalan süreyi aynen infaz etmektedir. Bu durum uygulamada, verilen cezanın neticeleri bakımından adaletsiz bir sonuç doğurduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. Fıkrada yapılan değişiklikle, koşullu salıverilme sürecinde denetim süresi içinde suç işleyen hükümlünün sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı süreyi ceza infaz kurumunda geçirmesi öngörülmektedir. Başka bir ifadeyle, geri alınan süre bakımından yeni bir kriter belirlenmekte ve ikinci suçun cezasının iki katı sürenin aynen infaz edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak bu süre, hakederek tahliye tarihini geçemeyecektir. Diğer yandan, denetim süresi içinde işlenen ikinci suçun cezası, genel hükümlere göre ayrıca infaz edilecektir." şeklinde yer alan açıklama karşısında,
7242 sayılı Kanun döneminde koşullu salıverilmenin geri alınması durumunda, denetim süresinde işlenen suçlardan verilen hapis cezalarının miktarları yazılıp anılan hapis cezalarının iki katı sürenin soyut biçimde aynen infazına karar verilmesinin yanlış hesaplamalara yol açacağı, her somut olayda denetim süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak hak ederek tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımında büyük önem arzettiği,

Ancak anılan hesaplama yapılırken, ortaya çıkan sonucun, netice itibariyle ikinci suç ile (denetim süresinde işlenen ilk suç ile) hakederek tahliye tarihi arasındaki azami süreyi geçemeyeceği, söz konusu azami süre belirlenirken, ilk olarak denetim süresinde işlenen ilk suç ile hakederek tahliye tarihi arasındaki süre temel dayanak noktası olarak belirlendikten sonra, denetim süresinde işlenen her bir suç için suç tarihinden itibaren başlayarak tarih aralıkları hesaplandıktan sonra arada fasılalar bulunması hâlinde, diğer bir deyişle koşullu salıverilmesi geri alınmayan tarih aralıkları bulunması hâlinde, anılan sürelerin de ilk suç ile hakederek tahliye tarihi arasındaki süreden çıkarılması durumunda hükümlünün infaz edebileceği azami sürenin tespit edileceği,
Somut olayda, hükümlünün 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesiyle eklenen 09.11.2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunla değiştirilerek kabul edilen geçici 6 ncı maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca kabul edilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/6 ncı maddesi uyarınca ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olarak belirlenen 13.10.2018 tarihli denetim süresinin bitiminden önce, 21.12.2016 tarihinde işlediği basit tehdit suçundan Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2017/723 Esas, 2018/270 Karar sayılı kararıyla 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu sürenin 2 katının 50 gün olduğu, suç tarihi olan 21.12.2016 tarihine bu süre eklendiğinde 21.12.2016-09.02.2017 tarihleri arasındaki sürenin (50 gün) infazının gerektiği,
Yine denetim süresi içerisinde;
19.07.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/691 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli ve 2018/3657 Esas, 2019/627 Karar sayılı kararıyla "...Karar başlığında suç tarihi 21.02.2017 olarak yazılması gerekirken 19.07.2017 olarak yanlış yazılmış ise de; mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu.." belirtilmek suretiyle esastan reddine karar verildiği, hükümlünün mahkûmiyetine karar verilen hapis cezasının 2 katının 2 yıl 16 ay olduğu, anılan Ceza Dairesinin 05.03.2019 tarihli kararı uyarınca suç tarihi olan 21.02.2017 tarihine bu süre eklendiğinde 21.02.2017-21.06.2020 tarihleri arasındaki sürenin (1216 gün) infazının gerektiği,
21.07.2017 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/700 Karar sayılı kararıyla 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu sürenin 2 katının 2 yıl olduğu, suç tarihi olan 21.07.2017 tarihine bu süre eklendiğinde 21.07.2017-21.07.2019 tarihleri arasındaki sürenin (730 gün) infazının gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun düzenlemesinin hükümlünün aleyhine olduğu (1996 gün), değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun'un 107/12-13 üncü maddeleri gereğince hükümlü hakkındaki ikinci suçun işlendiği 21.12.2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.05.2021 arasındaki 1617 günlük sürenin aynen infazına karar verilmesi gerektiği,
Öte yandan, hükümlü hakkındaki koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli kararından sonra hükümlünün denetim süresi içerisinde 21.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece

15. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli ve 2018/272 Esas, 2018/691 Karar sayılı kararına karşı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2018/3657 Esas, 2019/627 Karar sayılı ek kararı ile itirazın kabulüne, Büyükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2018 tarihli mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle kamu davasının düşmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, koşullu salıverilmenin geri alınmasına yönelik olarak yeniden değerlendirme yapılmasının gerekeceği,
Bu hâlde, hükümlünün 13.10.2018 tarihli denetim süresinin bitiminden önce, 21.12.2016 tarihinde işlediği basit tehdit suçundan Bakırköy 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2018 tarihli ve 2017/723 Esas, 2018/270 Karar sayılı kararıyla 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu sürenin 2 katının 50 gün olduğu, suç tarihi olan 21.12.2016 tarihine bu süre eklendiğinde 21.12.2016-09.02.2017 tarihleri arasındaki sürenin (50 gün) infazının gerekeceği,
Yine denetim süresi içerisinde, 21.07.2017 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/241 Esas, 2018/700 Karar sayılı kararıyla 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu sürenin 2 katının 2 yıl olduğu, suç tarihi olan 21.07.2017 tarihine bu süre eklendiğinde 21.07.2017-21.07.2019 tarihleri arasındaki sürenin (730 gün) infazının gerekeceği, değişiklik öncesi 5275 sayılı Kanun'un 107/12-13. maddeleri gereğince hükümlü hakkındaki ikinci suçun işlendiği 21.12.2016 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 26.05.2021 arasında 1617 gün olup, 7242 sayılı Kanun düzenlemesinin hükümlünün lehine olduğu (780 gün) cihetle, 7242 sayılı Kanun uyarınca belirtildiği şekilde hesaplanan 780 günlük sürenin infazının gerektiği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlenen her suç yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
2-Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.04.2023 tarihli ve 2023/1034 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, hükümlü ...'in Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2009 tarihli ve 2008/384 Esas, 2009/81 Karar sayılı dosyası kapsamında 13.04.2004 ila 02.06.2005 tarihleri arasında (415 gün) tutuklu kaldığı ve hükümlü hakkında yapılan yargılama sonunda, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın 03.11.2011 tarihinde kesinleşerek infazı için Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesini müteakip, 647 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca 1/2 ve ayda 6 gün indirim yapılacak şekilde tanzim olunan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2012 tarihli ve 2012/10-13 sayılı müddetnamesine göre, 16.03.2012 tarihinde cezaevine alındığı, bihakkın tahliye tarihinin 16.03.2013 olduğu, hükümlünün Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/384 Esas sayılı dosyası kapsamında tutuklu kaldığı 13.04.2005 ila 02.06.2005 tarihleri arasındaki 415 günlük sürenin mahsup işleminin yapıldığı ve hükümlünün tutuklulukta geçirdiği günlerin cezasını karşılaması nedeniyle aynı gün tahliye edildiği,
Her ne kadar Bakırköy İnfaz Hâkimliğinin 04.04.2023 tarihli ve 2023/1547 Esas, 2023/2712 Karar sayılı kararı ile mahsup işleminin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2012 tarihli müddetnamesi ile yapıldığı ve mahsup edilecek sürenin kalmadığı belirtilmiş ise de,

Hükümlünün tutuklu kaldığı ve mahsup edilmesini istediği Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2009 tarihli ve 2008/384 Esas, 2009/81 Karar sayılı kararının 03.11.2011 tarihinde kesinleştiği; hükümlünün mahsup talep ettiği ve hâlen infaz etmekte olduğu Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2012 tarihli ve 2010/272 Esas, 2012/143 Karar sayılı dosyasına konu suç tarihinin ise 04.03.2010 olduğu, bu hâliyle tutuklu kalınan ve mahsup edilmesi istenen kararın kesinleşmesinden önce işlenmiş bir suçun bulunduğu nazara alındığında mahsup koşullarının oluştuğu,
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2012 tarihli müddetnamesi kapsamında hükümlünün mahkûm olduğu 1 yıl hapis cezası uyarınca 365 günlük sürenin mahsup edildiği ve hükümlünün Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/384 Esas dosyası kapsamında henüz mahsup edilmemiş 50 günlük sürenin mevcut olduğu cihetle, bahse konu 13.04.2004 ila 02.06.2005 tarihleri arasındaki henüz mahsup edilmemiş 50 günlük sürenin de mahsup edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesiyle değişik 107 nci maddesinin (12), (13) ve (14) üncü fıkraları;
(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.
(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;
a) Sonraki suçu işlediği tarihten itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,
b) (Değişik bend: 25.05.2005-5351 S.K./8. md) Yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre (Ek ibare 14.04.2020 - 7242 S.K./48. md) takdir edilecek bir sürenin,
Ceza infaz kurumunda aynen (Ek ibare 14.04.2020 - 7242 S.K./48. md) çektirilmesine karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. Hükümlünün infaza konu içtimalı 9 yıl 18 ay hapis cezasının infazı sırasında 27.06.2016 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, bihakkın tahliye tarihi 26.05.2021 olarak tespit edilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde 21.12.2016 tarihinde işlemiş olduğu tehdit suçundan 25 gün hapis, 21.07.2017 tarihinde işlemiş olduğu 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 1 yıl hapis, 21.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

4. Ancak hükümlünün 21.02.2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkumiyet hükmünün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.05.2023 tarihli ve 2018/3657 Esas, 2019/627 Karar sayılı ek kararı ile kaldırılmasına ve kamu davasının düşmesine karar verilmiş olduğu görülmektedir.

5. Mahkemesince, aynen infaz kararında, 7242 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin 13 üncü fıkrası uyarınca denetim süresinde işlenen her bir suç için kendi suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ayrı ayrı hesaplanarak ne kadar sürenin aynen infaz edileceğinin kararda açıkça gösterilmesinin, yanlış hesaplamaların ve infazda oluşabilecek tereddütlerin önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.

6. 7242 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 ncü fıkrasında yapılan değişikliğe bakıldığında, şartla tahliye kararının geri alınması durumunda, şartla tahliye edilen hükümlünün, denetim süresi içerisinde işlediği her bir suç için suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmeyecek şekilde, işlenen her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin geri alınması yönünde yasa koyucunun iradesini ortaya koyduğu, denetim süresi içerisinde işlenen suçların birden çok olması durumunda aynı tarihte işlenmesi ile farklı tarihte işlenmeleri arasında farklı uygulama yapılması yönünde herhangi bir irade ortaya koymadığı, bu durumda denetim süresinde birden çok suç işlemesi durumunda işlenen suçların aynı tarihte işlenmesi ile farklı tarihte işlenmeleri arasında, verilen hapis cezalarının sürelerine göre geri alınması gereken süreler suç tarihinden başlayarak ayrı ayrı hesaplama yapıldığında bihakkın tahliye tarihini geçmiyor ise herhangi bir fark bulunmadığı, farklı uygulama yapılmasının eşitlik ilkesine, yasa koyucunun amacına ve hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.

7. Somut olayda; mahkemece denetim süresi içinde işlemiş olduğu hapis cezasını gerektiren kasıtlı suçlar nedeniyle hükümlü hakkında verilen hapis cezalarının süreleri esas alınarak daha önce verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza dair karar verildiği sırada hükümlünün denetim süresinde işlediği her bir suç için suç tarihinden başlayarak bihakkın tahliye tarihini geçmemek üzere iki katı sürenin ne kadar olduğunun ayrı ayrı hesaplanarak her bir suç için aynen infazına karar verilecek sürenin ve hangi tarih aralığını kapsadığının kararda denetime imkan verecek şekilde açıkça gösterilmesi suretiyle 7242 sayılı Kanun’un 48 nci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin 13 fıkrasında yapılan değişiklik öncesi ve sonrası düzenlemeye göre lehe aleyhe yasa karşılaştırılması

yapılmak suretiyle aynen infazına karar verilmesi toplam sürenin ne kadar olduğu belirlenmek suretiyle yeniden karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/1886 değişik iş sayılı kararına ilişkin olarak yapılan kanun yararına bozma talebi açıklanan nedenle yerinde görülmüştür.

8. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararına, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.

9. Somut olayda, hükümlünün infaza konu mahsup istediği mahkumiyete ilişkin suç tarihinin 04.03.2010 olup, hükümlünün hürriyetinin kısıtlandığı Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2009 tarihli ve 2008/384 Esas, 2009/81 Karar sayılı dosyası kapsamında 13.04.2004 ila 02.06.2005 tarihleri arasında 415 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucu 1 yıl hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hakkında verilen mahkumiyet hükmünün 03.11.2011 tarihinde kesinleştiği, bu kesinleşme tarihinden önce 04.03.2010 tarihli suçun işlendiği ve hükümlünün tutuklu kaldığı 415 günlük süreden tutuklu kaldığı suç nedeniyle verilen ve kesinleşen 1 yıl hapis cezasının infazı için kullanılan süre çıkartıldığında halen mahsubu mümkün 50 günlük sürenin kaldığı ve bu 50 günlük sürenin mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahsup talebinin reddine ilişkin İnfaz Hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz mercii Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 19.04.2023 tarihli ve 2023/1034 değişik iş sayılı karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 02.11.2021 tarihli ve 2021/1886 değişik iş sayılı karar ile 19.04.2023 tarihli ve 2023/1034 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2024 tarihinde karar verildi.