1. Ceza Dairesi 2024/10 E. , 2024/2909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/535 E., 2022/2222 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve bu suça yardım etme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, mahkûmiyet
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî maddi hatanın düzeltilmesi, kısmî onama
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/14176 Esas, 2023/6935 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2023 tarihli ve 1 - 2022/141151 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan maddi hatanın düzeltilmesi ve aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin Dairemizin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/14176 Esas, 2023/6935 Karar sayılı "Onama" kararı yönünden;
I. MADDİ HATA SEBEPLERİ
Yapılan incelemede, Dairemizin kararının heyetin oy birliğiyle verildiği halde kararın "V. Karar" başlıklı 1. bölümünde "hükümlerin..., oy çokluğuyla ONANMASINA" karar verildiği şeklinde yazılması suretiyle yapılan maddi hatanın giderilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İncelenen dava dosyasına konu Dairemizin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/14176 Esas, 2023/6935 Karar sayılı onama ilâmında Dairemiz heyeti kararını oy birliğiyle verdiği halde V. Karar bölümünde 1 numaralı paragrafta kararın "oy çokluğuyla" verildiğinin yazılması suretiyle maddi hata yapıldığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının maddi hatanın düzeltilmesi talebi yerinde görülmekle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "...Yargıtay ceza daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilgili ceza dairesi veya Ceza Genel Kuruluna başvurabilir." şeklindeki düzenleme gereği bahse konu maddi hata Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı maddi hata düzeltme talebinin kabulüne;
2. Dairemizin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/14176 Esas, 2023/6935 Karar sayılı kararında "V. Karar" kısmında 1 numaralı paragrafında yer alan "oy çokluğuyla" ibaresinin karardan çıkarılarak yerine "oy birliğiyle" ibaresinin eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince oy birliğiyle MADDİ HATANIN DÜZELTİLMESİNE,
B. Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs ve nitelikli yağmaya yardım suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin Dairemizin, 09.11.2023 tarihli ve 2022/14176 Esas, 2023/6935 Karar sayılı "Bozma" kararı yönünden;
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükümlerde beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... müdafilerinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık ...'in ... Koçer isimli şahsa husumet beslediği ve bu şahsı bulmak için katılandan faydalanmak istediği, bu nedenle arkadaşı olan inceleme dışı sanık ... vasıtasıyla olay günü katılan ile irtibat kurup tanık C.P'ye ait araç ile katılanın bulunduğu yere gittikleri, saat 17.00 - 18.00 civarı katılanın, inceleme dışı sanık ... ile konuşacağı düşüncesi ile araca bindiğinde sanık ...'i gördüğü, araçta bulundukları sırada sanık ...'in, katılana baskı yaparak ...'ı bulmasını istediği, katılanın, sanık ...'e, ...'ın evine götürebileceğini söylediği ve bunun üzerine katılanın tarifi ile tanık C.P'nin yönetimindeki araç ile ...'ın evine doğru hareket ettiklerinde, sanık ...'in kendi evine uğrayarak suçta kullandığı tüfeği arabaya aldığı, bu sırada inceleme dışı sanık ...'in gelen telefon üzerine araçtan inerek uzaklaştığı, sanık ... ve katılanın ...'ı evinde bulamayınca tanık C.P'nin yönetimindeki araç ile ayrıldıkları ve sanık ...'in, sanık ...'ı telefon ile aradıktan sonra saat 19.00 civarı sanık ...'ı evinden aldıkları ve hep birlikte suça sürüklenen çocuk ...'nin ailesi ile birlikte yaşadığı evine geldikleri, sanık ...'in, sanık ... vasıtasıyla suça sürüklenen çocuk ...'yi çağırtıp, ...'nin araca binmesinden sonra sanık ...'in yönlendirmesi ile hep birlikte Sarılar kırına gittikleri, burada tanık C.P'nin işi olduğunu söyleyerek sanıklar, suça sürüklenen çocuk ... katılanı araçtan indirerek olay yerinden ayrıldığı, saat 20.30 civarı ormanlık alanda birlikte yürümeye başladıkları, bu sırada sanık ...'ın elinde silah olduğu halde, katılanı ...'ı bulması için zorlamaya başlayıp bu nedenle bir çok kez katılana vurup onu tehdit ettiği, akabinde katılanın elinde bulunan cep telefonu ve sırt çantasını zorla alarak suça sürüklenen çocuk ...'ye verdiği, katılanın Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanında belirttiği üzere, bir müddet orman içinde hep birlikte yürüdükleri, bu sırada sanık ...'in, katılanı darp etmeye devam edip, bu nedenle elindeki tüfeği de zaman zaman suça sürüklenen çocuk ...'ye veya sanık ...'a verdiği, olay mahalline yaklaştıklarında sanık ...'in, sanık ...'dan olay yerinden ayrılmak için vasıta temin etmesini istediği, bunun üzerine sanık ...'ın arkadaşı olan tanık M.A'yı telefonla arayarak; "Motorumu getirin iki tane kız var onları götüreceğiz." gibi sözler ile olay mahallini tarif ettiği ve tanık M.A'nın yanında diğer tanıklar U.A ve M.E olduğu halde üzere üç adet motosiklet ile olay mahalline doğru hareket ettikleri, bu sırada sanık ...'ın, katılana tüfeği yönelterek diz çökmesini istediği, katılanın diz çökmeyi reddetmesi üzerine sanığın yaklaşık 1,5 - 2 metre mesafeden katılanın kafasına ve boyun bölgesini hedef alarak bir el ateş ettiği, katılanın aldığı darbeye bağlı olarak yere düşmesinden sonra sanığın bir el daha katılanın karın önduvarına ateş ettiği ve katılanın öldüğü düşüncesi ile yanında diğer sanık ... suça sürüklenen olduğu halde olay mahallinden ayrılarak kendilerine doğru gelen motosikletlere yöneldikleri ve olay mahallinden uzaklaştıkları, Manavgat Kavaklı mahallesinde bulunan Nazım Hikmet parkına geldikleri, tüfeği parka sanık ...'ın getirdiği, burada sanık ...'in önce suçta kullandığı tüfeği parkta bulunan bir çardağa sakladığı ancak tanıklar M.A, U.E VE M.E.'nin olduğu ortamda suça sürüklenen çocuğun suçta kullanılan tüfeği benzinle silip sanık ...'e verdiği ve bu sanığın tekrar tüfeği çardaklardan birinin boşluğuna sakladığı olayda sanık ... ile suça sürüklenen çocuğun olayın hiçbir aşamasında katılana karşı fiziki müdahale de bulunmadıkları, ancak sanık ...'in, katılana şiddet uyguladığı dönemlerde bu sanığı engellemedikleri gibi tutum ve davranışları ile anılan sanığın yanında yer aldıklarını açık bir şekilde gösterdikleri, sanık ... eylemi gerçekleştirdikten sonra elindeki tüfeği sanık ...'a verdiği ve akabinde suça sürüklenen çocuğun yardımıyla sakladığı, anlaşılan olayda sanık ... ile suç sürüklenen çocuğun, sanık ...'in yanında silah olduğu halde, tanık C.P'nin aracı ile katılanı
Sarılar kırındaki ormanlık alana götürmesi sırasında anılan sanığın yanında yer aldıkları, tanık C.P'nin ayrılmasından sonra sanık ...'in tüfekle tehdit ederek ve vurmak suretiyle katılana karşı cebir ve tehdit kullandığını görmelerine rağmen, sanığı engellemek için herhangi bir harekette bulunmadıkları gibi, sanık ...'e ait silahı ve katılandan yağmaladığı cep telefonu ve çantayı taşıdıkları, sanık ...'in katılana tüfekle ateş ettiği sırada engelleyici hiçbir harekette bulunmadıkları, sanık ...'ın olay mahallinden kaçabilmek amacıyla motosiklet temin ettiği ve eylemlerin gerçekleşmesinden sonra her üçünün birlikte olay mahallinden kaçarak Nazım Hikmet parkına gittikleri burada suça sürüklenen çocuğun suçta kullanılan tüfeği benzinle silerek sanık ...'e iade ettiği ve olaydan sonra sanık ... ile birlikte saklandığı her ne kadar sanık ... ile suça sürüklenen çocuğun katılana karşı fiziki bir müdahaleleri olmasa da yukarıda belirtildiği üzere aslî fail Halil İbrahim'in nitelikli öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağma ve nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını gerçekleştirdiği sırada bu sanığın yanında yer alarak ona yardım ettikleri, yine eylemin tamamlanmasından sonra da sanık ... ile birlikte hareket ettikleri, bu nedenle sanık ... tarafından gerçekleştirilen her üç eyleme de 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yardım ettikleri anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2022/14176 Esas, 2023/6935 Karar sayılı sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım ve nitelikli yağmaya yardım suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin bozma ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.09.2022 tarihli ve 2022/535 Esas, 2022/2222 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından belirtilen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Katılanın beyanlarında sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nin kendisine yönelik fiziki bir müdahalelerinin bulunmadığını belirttiği, sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun, sanık ...'in aniden gelişen kasten öldürmeye teşebbüs ve yağma eylemlerine iştirak ettiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığından sanık ... suça sürüklenen çocuğun beraatleri yerine mahkûmiyetlerine hükmedilmesi hukuka aykırı olduğu kanatiyle Dairemiz çoğunluğunun itirazın kabulü ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükümlerin onanmasına ilişkin düşünce ve kabulüne katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!