WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2024/1 E.  ,  2024/3542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/701 E. 2022/764 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme
SUÇ TARİHLERİ : 10.10.2001- 17.09.2018
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilinin (... soy isimli) duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli 2021/282 Esas 2021/317 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 81/1, 29/1, 62/1, 53, 63 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında maktuller ... ve ...'a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.

B. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/701 Esas 2022/764 Karar sayılı kararı ile;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilleri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. (... soyadlı) Katılanlar vekillerinin temyiz istemi özetle; eksik araştırma, yetersiz ve özensiz kovuşturma evresi sonucu sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. (... soyadlı) Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle; sanıklara kan gütme saikiyle öldürme suçundan ceza verilmesi gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine, iştirak iradesi bulunmadığına, aksi kanaat halinde yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, ilişkindir.
4. Sanık ... müdafiinin temiz istemi özetle; iştirak iradesi bulunmadığına, atılı suçun icra hareketlerini ...'ın gerçekleştirdiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Maktul ...'ün öldürülmesi olayı; 29.06.2001 tarihinde ana dosyanın maktulü ...'ün kardeşi olan ... ... isimli şahsın ... ailesine mensup ... ... ve ... tarafından öldürüldüğü, akabinde 10.10.2001 tarihinde birleşen dosyanın maktulleri ... ve ... isimli şahısların öldürüldüğü, ... ve ...'ın öldürülmesi olayına dair ... ailesine mensup bir çok kişinin yargılanarak delil yetersizliğinden berat ettikleri, maktuller ... ve ... isimli şahısları öldüren fail yada faillerin tespit edilememiş olması nedeniyle ... ve ... aileleri arasında husumetin oluştuğu, böylece katılan sanıklar ... ve ...'ın 10.10.2001 tarihinde öldürülen babaları ... ile amcaları ...'ın öldürülmesi olayında sanık sıfatıyla yargılanıp delil yetersizliğinden berat eden maktul ...'ü sorumlu tuttukları,

aynı şekilde sanık ...'in de dayıları olan ... ve ...'ın 10.10.2001 tarihinde öldürülmesi olayı nedeniyle sanık sıfatıyla yargılanıp delil yetersizliğinden berat eden maktul ...'ü sorumlu tuttuğu, olay tarihinde maktul ...'ün Kağızman'da bulunduğunu sanık ...'in diğer katılan sanıklar ... ve ...'a haber verdiği, önce katılan sanık ...'nin köyden Kağızman'a gelip sanık ... ile buluştuğu, sonrasında katılan sanık ...'ın da Kağızman'a geldiği, katılan sanık ... ve sanık ...'in 34 DR 1422 plaka sayılı araç ile Karaca Petrole giderek katılan sanık ...'ı alıp birlikte olay yerine geldikleri, katılan sanık ... ve sanık ...'in araç içerisinde bekledikleri sırada katılan sanık ...'ın araçtan inip maktul ...'ü oturmakta olduğu Karadeniz Pastanesi önünde başına yakın mesafeden 4 el ateş etmek suretiyle öldürdüğü, bu sırada araç içerisinde olup silah sesini duyan sanık ...'in araçtan inerek karşı kaldırıma geçtiği, maktulü öldüren katılan sanık ...'ın da hemen kendisini bekleyen araca bindiği ve diğer katılan sanık abisi ... ile birlikte olay yerinden kaçtıkları anlaşılmıştır.
Maktuller ... ve ...'ın öldürülmeleri olayı: 10.10.2001 günü sanıklar ... ve ...'nin babası olan ... ile amcaları olan ... isimli iki kardeş kendilerine ait ... plaka sayılı kamyonete saman yükleyip sabah saat 06:00 sularında sürücü yerinde ...'ın bulunduğu kamyonetle Yağlıca istikametinden Diğor istikametine doğru seyir halinde iken köyün çıkışından takriben yolun 1500. metresinde silahlı saldırıya uğramışlar, her iki şahsa tam otomatik uzun namlulu silahlar ile en az 55 adet atış yapılarak olay yerinde hayatlarını kaybetmişlerdir. ... ve ... isimli şahısların öldürülmesi olayı nedeniyle ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... (... oğlu 1953 doğumlu, dosyamızın maktulü olan kişi) haklarında kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.07.2003 tarihli 2002/156 Esas 2013/153 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ..., ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... haklarından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ve söz konusu karar Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 28.12.2004 tarihli 2004/1093 Esas 4371 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Maktuller ... ve ...'ı öldüren fail yada failler tespit edilemeyince dosya daimi arama bürosuna kayıt edilmiştir. Soruşturma aşamasında yaptırılan olay yeri incelemesinde maktullere ait olup maktullerin içerisinde bulundukları ... plaka sayılı kamyonette parmak izi bulguları tespit edilmiştir. Yine sanık olarak yargılanan ... ...'e ait ... plaka sayılı minibüste de parmak izi incelemesi yaptırılmıştır. ... plakalı minibüsün sağ ön kapı camı iç kısmından alınan bir adet parmak izinin mukayeseye elverişli olduğu ve Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından 25/06/2018 tarihinde 2018/5055 evrak kayıt numarası ile düzenlenen uzmanlık raporuna göre ''3A numaralı parmak izinin OPTES on parmak izi veri tabanında "2536110302209212" sistem numarası ile kayıtlı ... ve ... oğlu 26/03/1952 Kağızman d.lu ... e (...) ait parmak izlerinden sol el orta parmak izi ile aynı olduğu" tespiti yapılmıştır. Akabinde sanık ... hakkında iddianame düzenlenmiştir. Sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında üzerine atılı suçlamaları inkar ettiği, sanık ile maktuller arasında her hangi bir husumetin olmadığı, sanığın maktullere yönelik iddia olunan eylemleri gerçekleştirmesini gerektirecek bir sebebin olmadığı, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair dosya kapsamında mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın savunmasının aksini gösterir üzerine atılı suçu işlediğine ve cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediğinden sanığın atılı suçlardan delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, maktul ...'e yönelik eylemin sanıklar ..., ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, önceki öldürme suçunda maktul ...'ün de yargılanıp delil yetersizliğinden beraat ettiği anlaşıldığından öldürme eyleminin kan gütme saikiyle işlenmiş sayılamayacağı, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık ...'in üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilirek sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerinde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından (... soyisimli) katılanlar vekili, (... soyisimli) katılanlar vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Açısından Haksız Tahrik Yönünden
Detayları gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklandığı üzere; oluşa uygun haksız tahrik olarak kabul edilen davranışların neler olduğunun taraflar arasındaki önceden meydana gelen olaylarda değerlendirilerek denetime imkan verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi ve tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, “... ... ve ... aileleri arasında yaşanan olaylar nedeniyle ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının açıkça tam olarak tesbit edilemediğinden ” biçimindeki soyut ve yetersiz gerekçe ile sanıklar lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Açısından İştirak Derecesi Yönünden;
Sanık ...'in maktulün Kağızman'da bulunduğunu kardeş sanıklar ... ve ...'a haber verdiği, sanıklar ile birlikte aynı araç içerisinde olay yerine geldiği, sanık ...'ın maktulü vurmasının akabinde araçtan inerek diğer sanıklardan ayrıldığı, sanık ...'nin ise sadece şoförlük yaparak olay yerine diğer sanıkları getirdiği ve sonrasında da ... ile birlikte eylemden sonra olay yerinden ayrıldığı, sanık ...'ın maktule yönelik eylemi yapmasına mani her hangi bir davranış içerisine girmedikleri, aksine olay öncesi ve sırasında sanık ...'ın yanında bulunarak hem varlıkları ile sanığı cesaretlendirdikleri, suç işleme kararını kuvvetlendirdikleri, hem de araç temin ederek yardımda bulundukları dolayısıyla sanık ...'ın maktul ...'e karşı gerçekleştirmiş olduğu eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri anlaşıldığından, sanıklar ... ve ...'nin eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesine göre atılı suça yardım olarak değerlendirilebileceği gözetilmeyerek yazılı şekilde asli fail olarak kabul edilerek karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Maktuller ... ve ...' a Karşı Nitelikli Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) bendinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/701 Esas 2022/764 Karar sayılı kararında (... soyisimli) katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Maktul ...'e Yönelik Kasten Öldürme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (3) ve (4) numaralı bendlerinde açıklanan nedenlerle (... soyisimli) katılanlar vekili ve sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve 2022/701 Esas 2022/764 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğu ile (sayın üye ...'ın suç vasfına ve haksız tahrike yönelik karşı oyu ile) BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kars 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.05.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasında karşılıklı kasten öldürmelerden dolayı kan davası bulunduğu, maktulün 2001 yılında meydana gelen ... ve ...'ın öldürülmesi olayı nedeniyle yargılanıp beraat ettiği, karşı taraftan çekindiği için ailesi ile birlikte Kocaeli'nin Hereke ilçesine taşındığı, olayın üzerinden uzun zaman geçmiş olması nedeniyle karşı tarafla barışmak için haber yolladığı, karşı tarafın barış teklifine olumlu yanıt vermesi nedeniyle olay tarihinde memleketine döndüğü ve görüşmenin yapılacağı Karadeniz Pastanesine gelerek beklemeye başladığı, sanıkların hep birlikte olay yerine gelerek maktulün geldiğini tespit ettikten sonra sanık ...'ın maktul tarafından tanınmamasınında verdiği rahatlıkla

giderek maktulü tabanca ile kafasına sıkmak suretiyle öldürdüğü olayda sayın çoğunluk eylemin TCK'nin 81/1 inci ve 29 uncu maddelerine uyan suçu oluşturduğuna karar vermiş ise de bu karara katılmıyorum şöyle ki; maktul daha önce gerçekleşen öldürme olayından yargılanmış ve baraat etmiştir ve bu beraat kararı kesinleşmiştir. Bu karar herkesi olduğu gibi sanıkları da bağlamaktadır. Özellikle Doğu illerinde cereyan eden öldürme olaylarında ölen tarafın yakınlarının karşı aileye mensup tüm erkeklerin isimlerini fail olarak söyledikleri ve çoğu zaman bu isimlerin tamamı hakkında davalar açıldığı yargılama neticesinde ise çoğunun beraat ettiği bilinen bir gerçektir. Burada itibar edilmesi gereken tarafların subjektif değerlendirmeleri değil yargılama makamlarının verdiği hukuki değeri bulunan kararlardır. Soruşturma veya kovuşturma sürecinde cereyan eden öldürme suçlarında tarafların soruşturulan veya yargılanan kişilerin suçlu olup olmadığını bilemeyecekleri düşünülüp lehe yorumla kan gütme saiki ile hareket etmedikleri kabul edilebilirse de KYOK veya beraat kararlarından sonra faillerin bu kişilere yönelik gerçekleştirecekleri kasten öldürme suçlarında öldüreni öldürme kastıyla hareket ettiklerini kabul etmek mümkün değildir, kaldı ki somut olayda sanık ... bile savunmasında maktulü önceki öldürme olayı nedeniyle öldürmediğini, maktulün babası ... ile amcası ...'ın ölümünden sorumlu olmadığını, maktulü kendisine küfür ettiği için öldürdüğünü belirttiği, diğer sanıklarında maktulün önceki öldürme olaylarından beraat ettiği ve onu bu suçlardan dolayı sorumlu tutmadıklarını açıkça ifade etmelerine rağmen, mahkemesince ve dairemizce sanıkların maktulü önceki öldürme olayından sorumlu tuttukları gerekçesi ile öldürdükleri yönünde Yasal ve yerinde olmayan bir gerekçe ile TCK'nin 81/1 inci ve 29 uncu maddelerinden cezalandırma yoluna gittikleri oysa sanıkların maktulün önceki öldürme olayları ile bir ilgisi olmadığını bildikleri halde sırf karşı aileye mensup diye intikam almak için barışma bahanesi ile getirtip öldürdükleri ve kan gütme saiki ile hareket ettikleri bu nedenle eylemlerine uyan TCK'nin 82/1-j maddesi gereğince haksız tahrik olmaksızın cezalandırılmaları ve kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum.