1. Ceza Dairesi 2023/9573 E. , 2024/1567 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Devlet egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak ve hakaret suçlarından hükümlü ...'un, cezalarının müebbet hapis ve 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak içtimasına ilişkin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2017/586 değişik ... sayılı kararını müteakip, hükümlü tarafından, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15.04.2020 tarihli ve 2018/4070 sayılı müddetnameye yönelik, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99 uncu maddesi uygulanarak infazının hesapladığı, ancak 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 73 üncü maddesi uygulanarak infazının hesaplanması gerektiğinden bahisle yaptığı itirazın reddine dair ... İnfaz Hâkimliğinin 13.07.2021 tarihli ve 2021/2197 Esas, 2021/2535 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair merci ... Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2021 tarihli ve 2021/858 değişik ... sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.11.2023 tarihli ve 94660652-105-45-14133-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve 2023/121415 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2023 tarihli ve 2023/121415 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, hükümlünün ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.04.2020 tarihli müddetnameye yönelik itirazının reddine ilişkin ... İnfaz Hakimliğinin 13.07.2021 tarihli kararına itiraz üzerine verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin 01.09.2021 tarihli ve 2021/858 değişik ... sayılı kararında, "Hükümlünün müddetnameye konu mahkumiyetlerindeki suç tarihlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden önce olduğu, yukarıda bahsedilen Yargıtay ilamlarında da belirtildiği üzere cezaların içtimaına ilişkin olarak 765 sayılı TCY'nin 68 ila 77 nci maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca hükümlü hakkındaki cezalardan birinin müebbet hapis cezası olması sebebiyle hücrede geçirilmesi gereken sürenin takdiri gerektiğinden, duruşmalı inceleme yapılmak suretiyle temyiz kanun yoluna tabi şekilde karar verilmesi ve kesinleşecek bu karara göre infaz savcılığınca müddetname düzenlenmesinin gerektiği anlaşılmakla hükümlünün yerinde görülen itiraz talebinin kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükümlünün itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de,
Mahkemece yapılan kabulün aksine, sanığın müebbet hapsine ilişkin suçun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükte olduğu zaman diliminde, 1 yıl 15 gün hapis cezasına ilişkin suçun ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlüğe girdikten sonra işlendiği gibi, benzer bir duruma ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.04.2022 tarihli ve 2022/1568 Esas, 2022/2874 Karar sayılı kararında; ''.... hükümlünün 01.06.2005 tarihinden sonra 26.07.2011 tarihinde işlediği kamu görevlisine hakaret suçundan, 11.07.2012 tarihinde işlediği kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından, 06.07.2007 tarihinde işlediği mahkeme heyetine hakaret suçundan verilen ve kesinleşen hapis cezaları için suç tarihleri dikkate alındığında 765 sayılı TCK’nin 73 üncü maddesi uyarınca hücre cezası verilmesinin mümkün olmadığını, 01.06.2005 tarihinden sonra işlediği suçlardan verilen ve kesinleşen cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99 uncu maddesi uyarınca toplanmasına karar verilmesi gerektiğini gözetmeksizin.." şeklinde belirtildiği üzere, hükümlü hakkında devlet egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak ve hakaret suçlarına ilişkin cezalarının müebbet hapis ve 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak içtima edilmesi gerektiği, hükümlünün 01.06.2005 tarihinden sonra işlediği hapis cezası yönünden suç tarihi dikkate alındığında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73 üncü maddesi uyarınca hücre cezası verilmesinin mümkün olmadığı, 5252 Türk Ceza Kanununun Yürütme ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5237 sayılı TCK'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükümlü hakkında karma uygulama yapılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın reddine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
2. Yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68 ila 77 nci maddelerinde cezaların içtimaı düzenlenmiştir.
3. 765 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi, “1) Cezalardan biri ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve diğeri şahsî hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nev'i ve miktarına göre yirmi günden az ve altı seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur. 2) Cezalardan biri müebbet ağır hapis ve diğeri şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nevi ve miktarına göre on günden az ve üç seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.”
4. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 18.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5532 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki 17 nci maddesi, ''Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanlardan, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası alanlar 36 yıllarını, müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 30 yıllarını, diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresinin ¾ nü çekmiş olup da iyi halli hükümlü niteliğinde bulundukları takdirde talepleri olmaksızın şartla salıverilirler... Bu hükümlüler hakkında, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 19 uncu maddesinin bir ve ikinci fıkraları ile Ek 2 nci maddesi hükümleri uygulanmaz.'',
5. 5532 sayılı Kanun ile değişik 17 nci maddesi, “Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13.12.2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 ... maddesi hükümleri uygulanır.”
6. 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası, "(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Ancak, bu süreler;(2) a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört, d) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 - 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz."
Şeklinde düzenlenmiştir.
7. Cezaların toplanması (içtimaı) koşullu salıverilme hükümleriyle yakından ilişkili olup uygulanmasında zorunluluk vardır. İçtima ve koşullu salıverilme koşulları yasal düzenlemelerde yer alan kurallar bağlamında hükümlünün özgürlüğünü en az ölçüde kısıtlayacak şekilde belirlenmeli, buna göre cezaların toplanma yöntemi saptanmalıdır.
8. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un da bir kimsenin işlediği birden fazla suçtan dolayı mahkûm olduğu cezaların ne şekilde toplanacağına ilişkin bir hüküm yer almamaktadır.
9. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99 uncu maddesinde, “Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsız varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir” hükmüne yer verilmiştir.
10. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.04.2007 tarihli ve 32/97 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı gibi, 01 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda lehe yasa her suç yönünden ayrı ayrı belirlenmeli ve 765 sayılı Kanun’un içtimaya ilişkin 68-77 nci maddeleri uyarınca cezalar toplanmalıdır.
11. 5237 sayılı Kanun’un yürürlükte bulunduğu dönemde işlenen suçlar bakımından, 5275 sayılı Kanun’un 99 uncu maddesine göre, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, koşullu salıverilmeyi düzenleyen 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenecektir.
12. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; Hükümlünün, 07.12.1993 tarihinden önce işlediği devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan verilen müebbet hapis cezası ile 5237 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra 26.01.2012 tarihinde işlediği görevli memura görevinden dolayı hakaret suçundan verilen 1 yıl 15 gün hapis cezasının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası esas alınarak görevli memura görevinden dolayı hakaret suçundan verilen hapis cezası için hücre süresi belirlenmesinin mümkün olmadığı, hükümlünün cezasının müebbet hapis ve 1 yıl 15 gün hapis cezası olarak infazının gerektiği ve Cumhuriyet savcılığınca düzenlenen 15.04.2020 tarihli müddetnamede her iki suçtan verilen cezalar için tabi oldukları infaz rejimleri dikkate alınmak suretiyle şartla tahliye tarihinin belirlendiği anlaşılmakla, hükümlünün müddetnameye yönelik itirazının reddine dair İnfaz Hakimliğince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına rağmen hükümlünün infaza konu görevli memura görevinden dolayı hakaret suçunun 01.06.2005 tarihinden sonra 26.01.2012 tarihinde işlenmesine rağmen 01.06.2005 tarihinden önce işlendiği gibi kabul edilerek itirazın kabulüne dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu nedenle yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.09.2021 tarihli ve 2021/858 değişik ... sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!