WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/9535 E.  ,  2024/2906 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet etme ve kasten öldürme suçlarından Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/252 değişik iş sayılı içtima kararı ile 36 yıl 3 ay ve müebbet hapis cezalarına hükümlü ...'in, bu cezasının 3713 sayılı Kanunun 17/2. maddesi gereğince şartla tahliyeden yararlandırılmaksızın infaz edilmesine ilişkin Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.05.2022 tarihli ve 2014/264 sayılı müddetnameye yönelik yapılan itirazın reddine dair Bayburt İnfaz Hâkimliğinin 25.05.2022 tarihli ve 2022/245 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bayburt Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/203 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 94660652-105-69-24480-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117597 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.12.2023 tarihli ve 2023/117597 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere; infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hâkka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Hükümlü tarafından Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.05.2022 tarihli ve 2014/264 sayılı müddetnameye yönelik, içtimaya konu her bir cezasının ayrı ayrı infaz edilmesi ve koşullu salıverilme hakkından faydalanmak istediğinden bahisle yapmış olduğu itirazın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99. maddesinde yer alan, "(1) Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden infaz hâkimliğinden bir toplama kararı istenir." şeklindeki ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrasında "(2) Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar." şeklinde ki düzenlemeler uyarınca, hükümlünün 13 adet hücre hapsi cezası bulunduğu gerekçesiyle koşullu salıverilme süresinin hesaplanmadığı ve anılan müddetnamenin usul ve yasaya uygun olduğuna dair Bayburt İnfaz Hâkimliğinin 25.05.2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un 5532 sayılı Kanun ile değişik 17. maddesinde “Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır.” şeklinde ki düzenleme ile 5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesinin ikinci fıkrasında " a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde kırk, b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört, c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk, d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört, e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 - 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme ve kasten öldürme suçlarından dolayı, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.06.2017 tarihli ve 2017/252 değişik iş sayılı kararı ile, hükümlü hakkında hükmolunan 36 yıl 3 ay süreli ve müebbet hapis cezalarının içtimasına karar verildiği, dolayısıyla hükümlünün terör suçlarından bir müebbet ve 36 yıl 3 ay süreli hapis cezasının infazının yukarıda yazılan Kanuni düzenlemeler gereğince koşullu salıverilmesinin en fazla 34 yıl olarak infaz ettirilmesi gerektiği, Ancak; hükümlünün Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığınca, 2018/260, 2018/315, 2018,365, 2018/488, 2018/302, 2018/337, 2018/323, 2018/102, 2018/257, 2018/431, 2018/353 ve 2018/477 sayılı kararları ile 13 adet hücre hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

3713 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrasında "(2) Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar." şeklinde düzenleme uyarınca, hükümlünün koşullu salıverilme hakkını kaybettiği, Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 10.05.2022 tarihli ve 2014/264 sayılı müddetnamesi ile hükümlünün anılan cezasının infazı kapsamında ceza infaz kurumuna 13.09.2012 tarihinde girdiği ve hakederek tahliye tarihinin 24.11.2084 olarak belirlendiği, 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihinin belirlenmediği, Ancak, hükümlünün hak ederek tahliye tarihinin hangi kanuni düzenlemeye göre belirlendiğinin anılan müddetnamede açıklanmadığı,
5275 sayılı Kanun'un "Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak işlemler" başlıklı 20. maddesindeki "Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı ve salıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangi hükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir." düzenleme doğrultusunda Cumhuriyet Başsavcılıklarınca hazırlanan, yerleşik infaz hukuku uygulamasında "müddetname (süre belgesi)" adı verilen, hükümlünün ceza infaz kurumuna alındığı, salıverileceği ve ceza süresini belirten bir süre belgesinin düzenleneceği,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Müebbet hapis cezası" başlıklı 48. maddesinin; "Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder." şeklinde düzenlemenin bulunduğu, bu hususunun tek istisnasının 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri hakkındaki kanununda düzenlenen koşullu salıverilme kurumu olduğu, ancak hükümlünün terör suçlarından hakkında hükmolunan müebbet ve 36 yıl 3 ay süreli hapis cezalarını infaz ederken bulunduğu ceza infaz kurumunda 13 kez hücre hapis cezası aldığı, dolayısıyla 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hükümlünün koşullu salıverilemeyeceği, bu kapsamda hükümlü hakkında düzenlenen müddetnamede hak ederek tahliye tarihinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Müebbet hapis cezası" başlıklı 48. maddesinin de yer alan "Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.", yine Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Müebbet hapis cezasının infazı" başlıklı 36. maddesinin "Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Bu ceza süreli hapis cezası uygulanan infaz rejimine göre infaz edilir." şeklindeki hükümleri ihtiva ettiği,
Bu kapsamda hükümlü hakkında Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2022 tarihli müddetnamesinde, "müebbet hapis ve süreli hapis" cezalarının infaz süresinin belirlenmesi noktasında ve daha önemlisi 5237 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki "Müebbet hapis cezasının, hükümlünün hayatı boyunca devam edeceği" amir hükümleri gözardı edilmek suretiyle hak ederek tahliye tarihinin "hayatı boyunca" şeklinde ifade edilmeyerek, 24.11.2084 tarihi olarak belirlendiği, halbuki hakederek tahliye tarihinin en temel haliyle hükümlünün hayatı boyunca devam edeceği ve ilgilisi hakkında düzenlenmiş veya düzenlenecek müddetnamelerin de infazın, hayatı boyunca devam edeceği hususu belirtilerek düzenlenmesi gerektiği,
5275 sayılı Kanun'un 107/4. maddesinin ikinci fıkrasının "d" bendinde, "Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzdört...", şeklinde ki düzenleme uyarınca, hükümlünün infaza konu terör suçlarından almış olduğu cezalarını, otuz dört yılını iyi halli olarak geçirdikten sonra koşullu salıverilebileceği ve aynı Kanun'un 107/6. maddesinde ki "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır (somut infaz dosyasına göre 34 yıl). Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye

tarihini geçemez. " şeklinde ki düzenleme ve yine aynı Kanun'un 107/14. maddesinde "Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." şeklinde ki düzenlemeler uyarınca, hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumunda hücre hapsi cezaları almamış olsaydı ve cezasını iyi halli olarak infaz ederek koşullu salıverilseydi, yukarıda ki madde hükmü gereğince cezaevinde geçireceği süre kadar denetime tabii tutulup, bu süreyi de iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezasını infaz etmiş olacak ve 5237 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki düzenlemenin istisnasının somut incelemeye konu infaz dosyasında gündeme gelebilecekti, yani düzenlenecek müddetnamede hükümlünün koşullu salıverilme süresinin 34 yıl, denetim süresinin de 34 yıl olarak belirlenmesini müteakip, bu süreleri iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezası infaz edilmiş sayılacaktı. Tabii ki bu kanuni düzenlemenin, somut şekilde müebbet hapis cezasının hak ederek tahliye süresinin, hükümlünün cezaevinde geçireceği süre kadar yani denetim süresinin sonu olduğu anlamına gelmeyeceği, burada kanun koyucu müebbet hapis cezasına hükümlü olanlar hakkında hak ederek tahliye tarihinin ne olduğunu değil, müebbet hapis cezasından koşullu salıverilen hükümlü hakkında belirlenecek denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair istisnai bir düzenleme getirdiği, sonuç olarak;
Hükümlünün içtimalı müebbet ve 36 yıl 3 ay süreli hapis cezalarının infazı sırasında, bulunduğu ceza infaz kurumunda üç defadan fazla hücre hapsi cezası almış olması nedeniyle koşullu salıverilme kurumundan yararlanamayacağı hususu ile 5275 sayılı Kanun'un 107/6. maddesindeki denetim süresininde koşullu salıverilenler hakkında uygulanabileceği nazara alındığında, bu hükümlü hakkında denetim süresinin belirlenemeyeceği, dolayısıyla "denetim süresini iyi olarak geçirenlerin cezalarını infaz etmiş sayılacağı" hükmünün uygulanabilirlik imkanı somut dosyada kalmadığı, 5275 sayılı Kanun'da müebbet hapis cezasının koşullu salıverilme süresi belirlenmiş ise de, müebbet hapis cezasının hak ederek tahliye süresinin ne olduğu anılan Kanun'da düzenlenmediği, bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un "Müebbet hapis cezası" başlıklı 48. maddesinin uygulanmasının kaçınılmaz hale geldiği cihetle, hükümlü hakkında Bayburt Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.05.2022 tarihli ve 2014/264 sayılı müddetnamede hak ederek tahliye tarihinin "hayatı boyunca" devam eder şeklinde düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun " Koşullu Salıverilme" başlıklı 17 nci maddesi;
(Değişik: 29/6/2006-5532/12 md.) Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması bakımından 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümleri uygulanır.
Ancak, süreli hapis cezalan bakımından düzenlenen koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır.(Ek cümle: 14.04.2020 - 7242 S.K./65. md)

Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkûm edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Bu Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar, hükümlerinin kesinleşme tarihinden sonra bu Kanunun kapsamına giren bir suçu işlemeleri halinde, şartla salıverilmeden yararlanamazlar.
Ölüm cezaları, 14/7/2004 tarihli ve 5218 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değişik 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.

3. 5237 sayılı Kanun'un "Müebbet Hapis Cezası" başlıklı 48 nci maddesi;
Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
Şeklinde düzenlenmiştir.

4. Hükümlünün terör suçlarından almış olduğu müebbet hapis ve 36 yıl 3 ay süreli hapis cezalarını infaz ederken bulunduğu ceza infaz kurumunda 13 kez hücre hapis cezası aldığı anlaşılmakla, 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hakkında şartla tahliye hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilerek, hükümlü hakkında düzenlenen müddetnamede bihakkın tahliye tarihinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Müebbet hapis cezası" başlıklı 48. maddesinin de yer alan "Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.", Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Müebbet hapis cezasının infazı" başlıklı 36. maddesinin "Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Bu ceza süreli hapis cezası uygulanan infaz rejimine göre infaz edilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE.

2. Bayburt Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15.06.2022 tarihli ve 2022/203 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2024 tarihinde karar verildi.

... ...