1. Ceza Dairesi 2023/9406 E. , 2024/4163 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2455 E., 2023/2073 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin 1. fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.04.2023 tarihli ve 2022/268 Esas, 2023/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinin 1. fıkrası, 35. maddesinin 2. fıkrası, 29. maddesinin 1.fıkrası, 62. maddesinin 1. fıkrası, 53. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/2455 Esas, 2023/2073 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiin temyiz istemi özetle; eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, haksız tahrike ve meşru savunmaya ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; sanık hakkında verilen cezanın miktarına ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanık ve katılanın iki farklı grup halinde arkadaşları ile cadde üzerinde karşılıklı olarak yürümekte oldukları, birbirlerinin yanlarından geçerken ilk haksız eylemi hangisinin gerçekleştirdiği tespit edilemeyecek derecede iki grup arasında önce sözlü tartışma ve devamında da kavga meydana geldiği, kavga sırasında sanığın, üzerinde bulunan ve ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı toplamda en az 5 bıçak darbesi ile yaraladığı, sol göğüs kısmında pnömotoraksa, sol bel kısmında dalak kesisine sebep olan iki adet yaralanmanın ayrı ayrı katılanın hayatını tehlikeye sokacak ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, katılanın kaburgalarında meydana gelen iki kırığın yaşamsal işlevlerine etkisinin ise (3.) derecede olduğu, anlaşılmıştır.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükmün denetime olanak verecek şekilde yeterli gerekçeyi içerdiği, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli oluşu, hedef alınan vücut bölgesi, yaralanmaların niteliği hususları nazara alındığında sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğuna dair takdir ve değerlendirmede isabetsizlik görülmediği, olayda meşru savunmanın yasal koşullarının bulunmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi karşısında 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanmasında ve uygulanma derecesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla katılan vekilinin ve sanık müdafiin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17.08.2016 tarihli rapora göre katılanda sol koltuk altında göğüs bölgesinde bir adet ve sol bel bölgesinde meydana gelen bir adet yaralanmanın ayrı ayrı katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu, kemik kırıklarının ise hayat fonksiyonlarına etkisinin (3) derece olduğu dikkate alındığında
5237 sayılı Kanun'un 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 35/2. fıkrası uyarınca ceza belirlenirken makulden bir miktar uzaklaşılarak ceza tayini yerine üst sınıra yakın bir şekilde 14 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri teşebbüsün derecesinin belirlenmesi yönünden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/2455 Esas, 2023/2073 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin 2. fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!