WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/8291 E.  ,  2023/8389 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/683 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararı ile
1. Mağdur hükümlü ... hakkında Yakup ve ...'i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki defa 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

2. Hükümlü ... hakkında;
a) ...'u kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

b) Çetin'i kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

3. Hükümlü ... hakkında Aykut Can ve Aykut'u kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı iki defa 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına,

4. Hükümlü ... hakkında Kurtuluş'u kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezaların türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 10.12.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2016/505 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98909 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98909 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2021/8956 esas, 2021/13803 karar sayılı ilamında yer alan '...mağdurun 11.10.2018 tarihli duruşmada usulüne uygun olarak şikayetten vazgeçmiş olması ve kararın kanun yararına bozmaya konu edilmiş olması karşısında, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerekirken, şikayetten vazgeçme beyanı dikkate alınmadan kurulan mahkumiyet hükmü hukuka aykırıdır. ... BOZULMASINA,...' şeklindeki açıklama nazara alındığında,
1) Sanık ...'nin müştekiler ... ve ...'a yönelik kasten yaralama suçu yönüden yapılan değerlendirme;

5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, sanığın müştekileri kasten yaralaması şeklindeki eylemi nedeniyle yapılan yargılamada, müştekilerin 23.03.2015 havale tarihli dilekçeleri ile sanıktan şikayetçi olmadıklarını belirttikleri, sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmadığı anlaşılmakla şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) Sanık ...'un müşteki ...'ye yönelik silahla kasten yaralama ve müşteki ...'ye yönelik kasten yaralama suçları yönünden yapılan değerlendirme;
a) Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararında sanığın müşteki ...'yi olayda ele geçirilemeyen ve 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f-4 maddesi gereğince silahtan sayılan sopa ile alının hekim raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığından bahisle silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, müştekinin 18.11.2015 tarihinde ... 9. Asliye Ceza Mahkemesince talimat yoluyla alınan ifadesinde kendisine kimsenin vurmadığını beyan ettiği ve müştekinin 19.07.2013 tarihli kati hekim raporunda vücudunda herhangi bir darp ve cebir izine rastlanmadığının belirtildiği, bu doğrultuda sanığın üzerine atılı müştekiye yönelik kasten yaralama suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli herhangi bir kanıtın bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan 5271 sayılı Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
b) 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, sanığın müşteki ...'yi kasten yaralaması şeklindeki eylemi nedeniyle yapılan yargılamada, müştekinin 23.03.2015 havale tarihli dilekçesi ile sanıktan şikayetçi olmadığını belirttiği, sanığın da 19.03.2015 tarihli 1. celsede alınan savunmasında şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla, şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
3) Sanık ...'in müştekiler Aykut Can Koç ve ...'a yönelik kasten yaralama suçu yönüden yapılan değerlendirme;
5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olduğu, sanığın müştekileri kasten yaralaması şeklindeki eylemi nedeniyle yapılan yargılamada, müştekilerin 23.03.2015 havale tarihli dilekçeleri ile sanıktan şikayetçi olmadıklarını belirttikleri, sanığın şikâyetten vazgeçmeyi kabul etmediğine dair bir beyanın da bulunmadığı anlaşılmakla şikayetten vazgeçme nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde,
4) Sanık ...'un müşteki ...'ye yönelik silahla kasten yaralama suçu yönünden yapılan değerlendirme;

Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararında sanığın müştekiyi olayda ele geçirilemeyen ve 5237 sayılı Kanun'un 6/1-f-4 maddesi gereğince silahtan sayılan sopa ile alının hekim raporunda belirtildiği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığından bahisle silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve müştekinin 19.07.2013 tarihli kati hekim raporunda vücudunda herhangi bir dar ve cebir izine rastlanmadığının belirtildiği, bu doğrultuda sanığın üzerine atılı müştekiye yönelik silahla kasten yaralama suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli herhangi bir kanıtın bulunmadığı anlaşılmakla, atılı suçtan 5271 sayılı Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. (2-a) ve (4) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden
1. Olay günü aralarında önceden husumet bulunan taraflar arasındaki kavgada hükümlü ...'un ...'u, hükümlü ...'ın Kurtuluş'u silahtan sayılan sopalarla yaraladıkları kabul edilerek hükümlüler hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun'un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;
"(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun, 14.11.1977 tarihli ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarihli ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)

4. Hükümlüler hakkında, Mahkemece yargılama yapılıp deliller değerlendirilerek kasten yaralama eyleminden cezalandırılmalarına karar verildiği, kanun yararına bozmaya konu edilen mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesindeki hâllere dâhil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, Mahkemenin delilleri değerlendirerek hükümlüleri cezalandırdığı ve takdir hakkını bu yönde kullandığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. (1), (2-b) ve (3) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun'un, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar" başlıklı 73 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası ile altıncı fıkrası;
"(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz....
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
...
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez." ve 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası; "(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,..." şeklinde düzenlenmiştir.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hükümlülerin yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve aynı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, mağdurların 23.03.2015 tarihli dilekçe ile şikâyetten vazgeçtikleri anlaşılmıştır.

3. Hükümlüler hakkında açılan kamu davasına konu suçun, şikâyete tabi olması ve mağdurların şikâyetçi olmaması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan cezalandırılmalarına karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR
A. (2-a) ve (4) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. (1), (2-b) ve (3) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talepleri Yönünden
1. Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,

2. Mağdur hükümlü ... hakkında Yakup ve ...'i kasten yaralama, hükümlü ... hakkında Çetin'i kasten yaralama, hükümlü ... hakkında Aykut Can ve Aykut'u kasten yaralama suçundan verilen Göle Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/683 Esas, 2015/543 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, mağdur hükümlü ... hakkında Yakup ve ...'i kasten yaralama, hükümlü ... hakkında Çetin'i kasten yaralama, hükümlü ... hakkında Aykut Can ve Aykut'u kasten yaralama suçundan açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği şikâyetten vazgeçme nedeniyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.12.2023 tarihinde karar verildi.

#########