WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/8280 E.  ,  2023/8058 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve ...Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak

yoksunluklarına ilişkin kararın, temyiz edilmeksizin 29.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2022/4437 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/100528 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/100528 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Başka bir suçtan dolayı Düzce T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanığın yüzüne karşı verilen kararda, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı temyiz edebileceği hususunun gösterilmediğinin anlaşılmış olması karşısında, sanığa yapılan tebligatın geçerli olmadığı ancak sanığın 30.12.2016 tarihli dilekçesiyle sadece yeni çıkan kanun kapsamında müşteki ile uzlaşmak istediğini belirttiği, 7201 sayılı Kanun’un 32. maddesindeki 'Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.' hükmü uyarınca sanığın 30.12.2016 tarihi itibariyle karardan haberdar olduğu halde süresi içerisinde herhangi bir temyiz talebinde bulunmadığı cihetle kararın usulüne uygun kesinleştiği kabul edilerek yapılan incelemede,
1) Sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkûmiyet kararında; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulmasında,
2) Sanığın müşteki ...'ı yüzünde sabit iz doluşacak şekilde yaraladığından bahisle 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını müteakip, anılan Kanun'un 87/1-c maddesi uyarınca verilen ceza bir katı oranında artırılarak sanık hakkında 2 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ise de, anılan Kanun'un 87/1-son maddesinde yer alan '....Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz...' şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 3 yıl hapis cezasına mahkûm edilmesini takiben indirimlerin de 3 yıl üzerinden yapılmasının gerekmesi karşısında, eksik ceza tayin olunmasında,
3) Hükme esas alınan, şikâyetçi hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı ... Askeri Hastanesince tanzim olunan, 20.08.2013 tarihli adlî muayene raporunda yer alan; 'Sol periorbital ekimoz, sol nazal fraktür, sol orbita tabanı kırığı, BTM ile giderilebilecek nitelikte değil, yüz bölgesinde sabit deformiteye neden olabileceği,' şeklindeki yaralanma bulgularına göre bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı nazara alındığında, şikâyetçinin tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, özellikle söz konusu

yaralanmanın 'kemik kırığına ve yüzde sabit ize' neden olup olmadığı da belirlenmek suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 86 ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Mahkemece verilen kararın gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, Georgiadis/Yunanistan, B.No: 21522/93, 29.05.1997, §§40-43; H./Belçika, B. No: 8950/80, 13.11.1987, §53; H.A.L./Finlandiya, B.No: 38267/97, 25.01.2004, §§50-51 kararlarında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 11.07.1976 tarihli ve 15643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07.06.1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas, 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda ifade edilen; “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 05.05.2015 tarihli, 2014/8-145 Esas ve 2015/145 Karar sayılı kararında mealen belirtilen hususları taşıyacak ve Mahkeme kararlarının denetime olanak sağlayacak şekilde açık olması, bunun için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiğinin dikkate alınmaması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

2. Bununla birlikte inceleme konusu dava dosyasında hükme esas alınan, şikâyetçi hakkındaki Genelkurmay Başkanlığı ... Askeri Hastanesince tanzim olunan, 20.08.2013 tarihli adlî muayene raporunda yer alan; "Sol periorbital ekimoz, sol nazal fraktür, sol orbita tabanı kırığı, BTM ile giderilebilecek nitelikte değil, yüz bölgesinde sabit deformiteye neden olabileceği," şeklindeki yaralanma bulgularına göre bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı belirlenmiştir.

Şikâyetçinin tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, özellikle söz konusu yaralanmanın kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olup olmadığı da belirlenmek suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı ve 87 nci maddelerinde belirlenen ölçütlere uygun rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kanun'a aykırı bulunmuştur.

3. Mahkemece hükümlünü eyleminin sabit ize neden olacak şekilde yaralama suçunu oluşturduğunun kabul edilmiş olmasına göre hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen temel hapis cezasının, aynı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği 1 kat artırılması neticesinde bulunan cezanın 3 yılın altında kalması durumunda 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereği 3 yıl hapis cezasına çıkarılması gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi de Kanun'a aykırıdır.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/556 Esas, 2015/622 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümlünün kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.12.2023 tarihinde karar verildi.