WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/8257 E.  ,  2024/1963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Nitelikli hırsızlık suçundan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2018/625 Esas, 2019/231 Karar sayılı kararı ile 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükümlü ...'nin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına yönelik talebinin İçişleri Bakanlığı tarafından verilen cevap yazısı gözetilerek ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı tarafından 26.01.2022 tarihli ve 2022/492 sayılı kararı ile değerlendirme yapıldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair ... İnfaz Hâkimliğinin 14.02.2022 tarihli ve 2022/82 Esas, 2022/391 Karar sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan İnfaz Hakimliğinin kararının kaldırılmasına ilişkin mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2022/85 değişik ... sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinden faydalanmasına ilişkin talebinin reddine dair ... İnfaz Hakimliğinin 07.03.2022 tarihli ve 2022/573 Esas, 2022/586 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/183 değişik ... sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 94660652-105-47-8157-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve 2023/94058 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve 2023/94058 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına yönelik talepte bulunması üzerine, İnfaz Hakimliğinin 07.03.2022 tarihli kararı ile talebin reddine karar vermesi üzerine, yapılan itiraz doğrultusunda merciince "... denetimli serbestlik hizmetleri yönetmeliğinin 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ülkede kalmasında sakınca görülen yabancı uyruklu kişiler hakkında düzenleme içerdiği, denetimli serbestlik hükmünün uygulanması yada uygulanmaması yönünde herhangi bir sınırlama veya düzenleme içermediği bu anlatılanlardan hüküm içermeyen bir konuda yasaklama varmış gibi yabancı hükümlüler açısından infaza ilişkin bir durumun uygulanmamasının hukuk önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğunun açık olduğu anlaşılmakla ..." şeklinde gerekçe ile itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un "İnfazda Temel İlke" başlıklı 2 nci maddesinde yer alan, " (1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır. (2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz." şeklindeki,
Aynı Kanun'un "İnfazda Temel Amaç" başlıklı 3 üncü maddesinde yer alan, " (1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara ..., sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır." şeklindeki,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Sınır Dışı Edilme" başlıklı 59 uncu maddesinde yer alan, "(Değişik madde: 31/03/2005 - 5328 S.K./1.mad) (1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilen yabancı, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir." şeklindeki,
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yabancı Uyruklu Hükümlüler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı 89 uncu maddesinde yer alan, " (1) Yabancı uyruklu hükümlüler; barınma, sağlık ve ekonomik durumları ile işledikleri suçun nitelikleri bakımından müdürlük tarafından değerlendirilir. (Mülga cümle:RG-20/12/2018-30631)(…)(2) Ülkede kalmasında sakınca görülen, oturma izni olmayan, sabit bir ikametgâhı bulunmadığı gibi İçişleri Bakanlığı tarafından da kalacak bir yer gösterilmeyen veya yaşamını idame ettirecek bir geliri bulunmayan yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak, koşullu salıverilme süresi sonuna kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü verilerek durum İçişleri Bakanlığına bildirilir. (3) Yabancı uyruklu hükümlülere ait bilgiler, Daire Başkanlığı ile yazılı olarak karşı çıkmaması halinde hükümlünün vatandaşı olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna bildirilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,

Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/12411 Esas, 2021/14857 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile düzenlemelerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanması gerektiği, bununla birlikte anılan düzenlemelerin uygulanması ile öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara ..., sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak gibi temel amaçların hedeflendiği, somut olayda yabancı uyruklu hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak koşullu salıverilme süresi sonuna kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü uygulanarak tahliyesine karar verilmesi ve akabinde hükümlünün anılan tedbir gereğince yurtdışına çıkması/çıkarılması halinde ise, hükümlünün denetimli serbestlik sürecinde takibi ve denetlenmesi mümkün olamayacağından yukarıda izah edilen temel ilke ve amaçların da gerçekleştirilmesinin söz konusu olamayacağı ve bu durumun nihai olarak ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ilgili düzenlemelerin amaç ve ruhuna aykırı sonuçlar doğuracağı, bu bağlamda diğer hükümlüler ve kamuoyu nezdinde de yabancı uyruklu hükümlüler ile ilgili kısmi cezasızlık/af ve ayrımcılık şeklinde algılara neden olabileceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
Kabule göre de;
4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca uygulanması gereken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271 ... maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hükme aykırı olarak, itiraz konusunda bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin itiraz konusu kararının kaldırılması ile yetinilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5275 sayılı Kanun'un "İnfazda Temel İlke" başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrası;
“ (1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.”
3. 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 46 ncı maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi;
"(1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet Başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir (2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler”

4. 25.06.2021 tarihli ve 31522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.06.2021 tarihli ve 7328 sayılı Kanun’un 5 ... maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Sınır Dışı Edilme" başlıklı 59 uncu maddesi;
“İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.”

5. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin "Yabancı Uyruklu Hükümlüler Hakkında Yapılacak İşlemler" başlıklı 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası;
“(2) İçişleri Bakanlığının ülkede kalmasında sakınca olduğunu bildirdiği yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak, koşullu salıverilme tarihine kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü verilerek hükümlü sınır dışı işlemlerine esas olmak üzere kolluğa teslim edilir. İçişleri Bakanlığının ilgili birimi ile yapılan yazışmada hükümlünün ülke sınırları içerisine girdiğinin tespit edilmesi halinde derhal müdürlüğe bilgi verilmesi istenir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
6. Bu düzenlemelere göre; Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanması gerekmektedir.

7. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 86 ncı maddesinde, İçişleri Bakanlığının ülkede kalmasında sakınca olduğunu bildirdiği yabancı uyruklu hükümlüler hakkında denetimli serbestlik tedbiri olarak, koşullu salıverilme tarihine kadar ülke sınırları içine girmeme yükümlülüğü verilmesi şeklinde özel bir düzenleme yapılmış ise de, işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkum olan yabancı uyruklu kişilerin sınır dışı edilmeleri ile ilgili ana kuralı düzenleyen 5237 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesinde yer alan “...denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı Esas No : 2023/8257

işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.” şeklindeki düzenlemeye göre işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkum olan yabancı uyruklu kişi hakkında 86 ncı maddede öngörülen yükümlülük dışında risk ve ihtiyaç durumu dikkate alınarak hazırlanacak denetim planına göre başkaca yükümlülükler de belirlenerek koşullu salıverilme tarihine kadar denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması suretiyle cezasının infazına karar verilmesinin mümkün olduğunu kabul etmek gerektiği, cezası infaz edildikten ve koşullu salıverilmesine karar verildikten, cezasının infazı tamamlandıktan sonra sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirme yapılması amacıyla İçişleri Bakanlığına bildirimde bulunulmasının mümkün olduğu değerlendirilmiştir.

8. Bu açıklamalara göre somut olay değerlendirildiğinde; işlediği hırsızlık suçu nedeniyle 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum olan ve koşullu salıverilme tarihi 20.12.2023 olarak belirlenen yabancı uyruklu hükümlü hakkında Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının, 26.01.2022 tarihli ve 2022/492 sayılı kararı ile kaçma ve kaybolma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazının uygun olmadığına dair karar verildiği, hükümlü vekilinin bu karara karşı yaptığı şikayet üzerine İnfaz Hakimliğince yabancı uyruklu hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın kabulüne ve İnfaz Hakimliğinin kararının kaldırılmasına karar verilmesine rağmen, itiraz merciince itiraz konusu hakkında bir karar verilmemiştir.

9. 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun atıfta bulunduğu 6 ncı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca uygulanması gereken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271 ... maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "(2) İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, itiraz merciince itiraz kabul edilmekle, itiraz konusunda da bir karar verilmesi gerekirken, itirazın kabulü ile infaz hakimliğinin itiraz konusu kararının kaldırılması ile yetinilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu açıklanan sebeple yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2022 tarihli ve 2022/183 değişik ... sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2024 tarihinde karar verildi.