WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/8149 E.  ,  2023/7933 K.
"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düşme, kısmî onama

Suça sürüklenen çocuğun katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan Mahkemece kurulan 02.10.2014 tarihli, 2007/309 Esas, 2014/322 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmediği, Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün kesinleştirilmesi gerektiği ancak Mahkemesince kesinleştirme işlemi yapılmadığı anlaşılmış, Mahkemece bozma sonrası aynı suçtan kurulan hüküm yok hükümde kabul edilerek inceleme dışı bırakılmıştır.

5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi

olduğu, suça sürüklenen çocuğun katılan ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu ile sanıkların katılan ...'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 01.11.2022 tarihinde mahkûmiyet kararları verildiği, dava dosyasının, anılan hükümler yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Sanıkların katılan ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2007/309 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kahta Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2014 tarihli ve 2007/309 Esas, 2014/322 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2017/12284 Esas, 2018/6560 Karar sayılı kararı ile "Sanıklara isnat edilen 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının beş yıl hapis cezası olması nedeniyle sanığın savunmasının ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, sanık ...’ın savunması ve ek savunması ile sanık ...’in ek savunmasının talimat yoluyla tespiti sureti ile 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine muhalefet edilmesi, sanıkların savunmalarında, meydana gelen yaralama eyleminin, sanıklar ... ve ...’in kardeşi, sanık ...’un kuzeni olan temyiz dışı sanık ... ile katılan ... arasında vuku bulan kavgadan kaynaklandığını beyan etmeleri karşısında, sanıklar lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Kahta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2018/152 Esas, 2022/414 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılan ...'ya karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...’nun temyiz isteği; sanığın atılı suçları işlediğine dair somut delil bulunmadığına, kasten yaralama suçunun manevi unsurunun gerçekleşmediğine, vesaire ilişkindir.

2. Sanık ...’nin temyiz isteği; yaralama kastı ile hareket etmediğine, beraatine karar verilmesine, lehine hükümlerin uygulanmasına ilişkindir.

3. Sanık ...’nin temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, suçlara ilişkin zamanaşımı sürelerinin dolduğuna, eyleminin meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına, suça sürüklenen çocuğun eylemlerine iştirak etmediğine, katılanlar hakkında düzenlenen adli muayene raporlarının yetersiz olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile katılanların internet cafede tartıştıkları, karşılıklı olarak küfürleşmeye başladıkları, bu durumun yarattığı kızgınlıkla dışarıya çıktıklarında ...'nin cep telefonu ile durumu akrabalarına ilettiği, tartışmaya sanıklar ..., ... ve ...'nin sopa ve şişler ile katıldıkları, tartışma sırasında sanıkların ve ...'nin katılan ...'yı yanlarında taşıdıkları sopalar ve silahlar ile yüzde sabit iz oluşacak şekilde silahla kasten yaraladıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, katılan anlatımları, adli raporlar, tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gerçekleştirildiğinin katılan beyanı, bu beyanı doğrular mahiyetteki adli muayene raporu içerikleri, sanıklar ... ve ...'nun savunmaları saptandığı, katılan ...'nın yaralanmasına ilişkin alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanık savunmaları ve katılan beyanlarına göre sanıklarının kasıtlarının yaralama yönelik olduğu

ve suçun manevi unsurunun oluştuğu, sanıkların üzerine atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre belirlenen 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı, meşru savunma müessesesinin uygulanması için saldırı teşkil eden ilk hareketin sanıktan kaynaklanmaması, saldırı ile savunma arasında orantılılık bulunması gibi kriterlerin aranacağı, somut olayda ise ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususundaki şüphenin sanıklar lehine yorumlanmasıyla sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği bu nedenle meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, sanıklar hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Suça Sürüklenen Çocuğun Katılan ...'ya Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü İle Sanıkların Katılan ...'a Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Ön inceleme bölümünün ikinci paragrafında açıklanan nedenle inceleme konusu hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, Mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek ve 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanıkların Katılan ...'ya Karşı Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2018/152 Esas, 2022/414 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.12.2023 tarihinde karar verildi.