1. Ceza Dairesi 2023/8127 E. , 2024/4267 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1305 E., 2023/1593 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
1.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin 18.07.2023 tarihinde kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, suça sürüklenen çocuğun 18.04.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği, suça sürüklenen çocuğun bu tarihte 18 yaşını doldurduğu ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçtiği anlaşılmıştır.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2023 tarihli ve 2022/513 Esas, 2023/85 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 35/2, 29,31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/1305 Esas, 2023/1593 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 /1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2.maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, 35/2, 29,31/3, 62. maddeleri uyarınca 7 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik ceza tayinine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Katılan ...'in olay tarihinde tek başına dışarıda saat 21:00 sıralarında evine gitmek isterken suça sürüklenen çocuk ... ile karşılaştıkları, katılan ... ile ... arasında bilinmeyen bir sebeple tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde Ali Galip 'in katılan ...'i vücudunun çeşitli yerlerinden beş bıçak darbesiyle yaraladığı, katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olduğu, anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleminin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurdan kaynaklanan haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
1. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin 18.07.2023 tarihinde kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, suça sürüklenen çocuğun 18.04.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği, suça sürüklenen çocuğun bu tarihte 18 yaşını doldurduğu ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden; gerekçe bölümünde (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2023/1305 Esas, 2023/1593 Karar sayılı kararında katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 /1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Katılanın olay tarihinde saat 21:00 sıralarında Hamzaoğlu Mahallesi, Küçükkumköprü Caddesi üzerinde tek başına yürüdüğü sırada, daha önce aralarında tartışma yaşanan SSÇ ...'ın, mağdurun karşısına geçip yolunu keserek mağdurdan sigara vermesini istediği, mağdurun olumsuz cevap vermesi üzerine, SSÇ'nin mağdura yönelik "Nasıl yok lan" şeklinde cevap verdiği ve ardından silahtan sayılan ele geçirilemeyen bıçağı çıkartıp, mağduru bıçakla vücudunun çeşitli bölgelerinden 5 kez vurması nedeniyle BTM ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığının tespit edildiği,
Katılan ...; suç tarihinde saat 21:00 sıralarında tek başına evine giderken bir parktan geçtiğini, SSÇ'nin yanında 3 veya 4 kişi ile birlikte oturduğunu, önlerinden geçtiğini, birşey söyleyen olmadığını, geçtikten sonra kendisini bir arkadaşının aradığını, onunla buluşmak için aynı yerden tekrar geçtiğini, SSÇ'nin önüne geçip durdurduğunu, tekrar sigara istediğini, olmadığını söylediğini, "nasıl yok lan" diyerek bıçak çıkardığını ve kendisine göğüs bölgesinden bu bıçağı sapladığını, sonra araya birisinin girdiğini, kaçmak istediğini, ancak SSÇ'nin vücudunun arka tarafından da bıçakla vurduğunu, SSÇ dışında yanında bulunan kişilerden kendisine vuran olmadığını, araya girip ayırmaya çalışan kişinin SSÇ'nin yanında bulunan kişilerden birisi olduğunu, daha sonra kendisinin parktan çıktığını, bir avukat hanımın kendisini görüp aracıyla hastaneye götürdüğünü, SSÇ ve arkadaşlarını olay öncesinde tanımadığını, yine SSÇ'nin beyanında geçen ... isimli kişiyi tanımadığını, herhangi bir şekilde SSÇ'den sigara istemediğini, yüzüne tükürmediğini, bıçak çekip SSÇ'ye saldırmadığını, suç tarihlerinde sigara kullandığını, suç tarihinden yaklaşık 1 ay önce öğle saatlerinde yanında ikizi olan Mehmet Akif ile evlerine gitmek üzere yürürken aynı parkta SSÇ ile karşılaştıklarını, SSÇ'nin kendilerine "nasıl yürüyorsunuz" diyerek sataştığını, parkta bulunan bir kişinin SSÇ'yi uyardığını,
bu yüzden aralarında herhangi bir kavga yaşanmadığını, bu esnada SSÇ'nin yanında kim olduğunu bilmediği dövmeli bir kişinin olduğunu, öğle saatlerinde yaşanan bu olayda SSÇ'nin kendilerinden sigara, para veya benzeri bir talepte bulunmadığını, ancak SSÇ'nin kardeşine yönelik "keseceğim" şeklinde bir tehditte bulunduğunu, bu olayla ilgili olarak şikayette bulunmadıklarını, yaralanma olayı nedeniyle hastaneden çıktıktan hemen sonra karakola gittiğini, kendinde olmadığından daha önce yaşanan bu olayı anlatmamış olabileceğini, bu olayın yaklaşık 1 ay kadar önce olduğunu beyan etmesi,
Suç tarihi itibarı ile katılanın 16 yaş 5 ay 12 günlük iken SSÇ 'nin ondan daha büyük yani 16 yaş 11 ay 14 günlük olması, katılanın geceleyin saat 21.00 sıralarında tek başına iken SSÇ'nin yanında 4 kişi yani toplam 5 kişi oldukları halde katılanın SSÇ'nin savunmasında bahsettiği üzere SSÇ'den sigara istemesinin ona bıçak çekmesinin ve küfür etmesinin mantıklı olmayıp bu şekilde davranmasının da hayatın olağan akışına aykırı olması, (başka bir anlatımla katılanın bu şekilde davranması için yürek yemiş yada aklından zoru olması gerektiği)
Katılanın tek başına iken geceleyin yanında 4 kişi olan birisinden sigara istemesi, bıçak çekmesi ve ona küfür etmesi durumunda en azından SSÇ' yi bıçakla yaralaması gerekirken SSÇ' de hiçbir yaralama olmaması yanında SSÇ' nin yanındaki 4 kişinin de katılana saldırması, katılanın da SSÇ dışında başka şahısları da suçlaması gerektiği halde olayın bu şekilde gerçekleşmemesi,
Katılanın sabıkasız olmasına karşılık SSÇ'nin suç tarihi itibarı ile 14 adet HGB , 2 adet hırsızlık ve bir adet mala zarar verme suçlarından sabıkalı olmasının katılanın sakin bir kişiliğinin olduğunu, buna mukabil SSÇ'nin ise oldukça suça yatkın bir kişiliğinin olduğunu gösterdiğinden bu itibarla SSÇ' nin hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına, keza soruşturmada dinlenmeyip kovuşturmada dinlenen SSÇ'nin arkadaşı olan tanık ...'un açıkça SSÇ'yi koruyan beyanlarına itibar edilemeyeceği,
Dolayısıyla SSÇ'nin eyleminde TCK'nın 29. maddesi kapsamında haksız tahrik indirimi yapılmaması gerekirken cezasından tahrik indirim yapılmasının iş bu kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesini gerektiği görüşündeyim.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!