WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/8058 E.  ,  2024/4184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/5 E., 2023/203 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2016/163 Esas, 2016/350 Karar sayılı kararının, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2021/2081 Esas, 2022/8648 Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanığın önce araba ile çarpıp daha sonra tüfek ile katılanı yaraladığı olayda, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

2. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/5 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın öldürme kastının bulunmadığına, suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne, ceza miktarının yüksek olduğuna, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Tebliğname Görüşü Yönünden
Dosyada mevcut Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 20.04.2023 tarihli yazısı ve ekinde bulunan izin belgesine göre başka suçtan hükümlü olarak Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın Covid-19 salgın hastalık kapsamında 17.04.2023 tarihinde izne ayrıldığı, 31.05.2023 tarihinde izinden döneceği anlaşıldığından tebliğnamenin duruşmalardan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, son celseye getirtilmeden ya da segbis sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığına yönelen bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.

2. Sanık Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
a) Katılan ile sanığın arkadaş oldukları, dava dışı E.D. isimli kişi sebebi ile daha önce tartıştıkları, 18.05.2015 tarihinde saat 23:30 sıralarında sanığın katılanı arayarak görüşmek için ... Belediyesine ait futbol sahasına çağırdığı, kamera görüntülerine ve CD izleme tutanaklarına göre katılanın saat 00:23'te ... Beldesi Mezbaha Mevkinde sanık ile buluşmak için beklediği sırada, sanığın ... marka araçla gelerek hızla önce katılana arkadan çarptığı, çarpmanın etkisi ile katılanın sağ tarafta bulunan yol dışı kısma doğru fırlayarak yere düştüğü, sanığın çarpmadan sonra elinde av tüfeği ile aracından indiği, bu sırada katılanın yerden kalkmaya çalıştığı ancak çarpmanın etkisi ile tekrar yere düştüğü, sanığın katılanı o durumda gördükten sonra av tüfeğini aracına geri bıraktığı, katılanın yanına giderek boğazına kaçan dilini nefes borusundan çıkardığı, ardından sanığın, katılanı kolundan tutarak zorla aracın arka kısmına götürdüğü, katılan düşmüş olduğu yolun kenarındaki kısımdan yolun hemen bitiminde duran araca ulaşamadan, sanığın katılanı yumrukla vurmak sureti ile darp etmeye başladığı, ardından aralarında

birtakım konuşmaların geçtiği, sanık ile katılanın sanığın aracına bindikleri, kısa bir süre sonra katılanın araçtan indiği, arkasını dönerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, sanığın da araçtan elinde tüfekle inerek ... istikametine doğru ilerleyen katılanın arkasından av tüfeği ile 1 el ateş ederek sol bacağından yaraladığı, katılanın ayağından vurulması sebebi ile yere düştüğü, ardından sanığın aracına binerek geri geri katılanın ilerlediği kısma doğru aracı sürdüğü, katılanın aracın sağ yolcu kısmının kapısını açarak sanığa kendisini hastaneye götürmesinin söylediği, bunun üzerine sanığın araca binmesine izin verdiği ancak hastaneye gitmek yerine ... İstikametinden Gazlıgöl Beldesine doğru ilerlediği, katılanı vurduğu saatin 00:29 olduğu, yolda katılanın bacağının kanamaya devam etmesi sebebi ile kemerini çıkartarak bacağını bağladığı, sanığın saat 01:04 sıralarında katılanın sanıktan su istemesi üzerine, sanığın Yaylabağı Beldesi Mevkiindeki Lukoil Petrol'e su almak için girdiği, bu sırada katılanın araçtan inerek yol yanını tutarak petrol tankerlerinin yanından market bölümüne doğru gelerek yardım istediği, bunun üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı, olayın bu şekilde gelişip meydana geldiği anlaşılmıştır.

b) Sanığın, katılan ile arasında kız meselesi sebebi ile husumet bulunduğu, sanığın gece vakti ... Beldesi Mezbaha Mevkinde bulunan futbol sahasına katılanı çağırdığı, katılanın arkası dönük vaziyette bulunmasından yararlanarak araçla hızlı bir şekilde gelerek katılana çarptığı, çarpmanın etkisi ile katılanın havaya fırlayarak yolun sağ tarafına düştüğü, her ne kadar sanık katılanın boğazına kaçan dilini kendisinin çıkardığını söylemiş ve görüntü de bu yönde ise de katılanı zorla kolundan çekerek aracın arkasına doğru götürmeye çalıştığı, hemen ardından katılanı yumrukla vurmak sureti ile darp ettiği, katılanın sanığa yönelik bir vurma eyleminin görüntülerde bulunmadığı, sanığın halen daha eylemine son vermeyerek olay yerinden ayrılmak için arkasını dönerek giden katılana av tüfeği ile arkasından ateş ettiği, katılanın sol bacağından yaralandığı, katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, sanığın aşamalarda "birlikte bağladıkları", "kemerini çıkarıp bağlamasını söylediği", "bağlamasına izin verdiği" şeklinde değişen savunmaları dikkate alındığında bacağına kemeri katılanın kendisinin kendi kemerini çıkartarak bağladığı, akabinde katılanın sanığın aracına kendisini hastaneye götürmesi için binmesine rağmen sanığın hastaneye giderek eylemine son vermek yerine Gazlıgöl tarafına doğru gittiği, bu şekilde yaklaşık 30 dakika yaralı halde katılanı dolaştırdığı, sanığın ... Kasabası nüfusuna kayıtlı olması ve burada yaşaması göz önüne alındığında yanlışlıkla yolu karıştırdığına ilişkin savunmasının itibar edilebilir nitelikte olmadığı, kaldı ki sanığın yolu karıştırması halinde dahi her zaman ambulansı arayarak yardım çağırabilecekken bunu yapmadığı, sanığın petrol istasyonunda katılana su verdiğine ve oradakilere ambulans çağırmalarını söylediğine ilişkin savunmalarının gerçeği yansıtmadığı, zira petrol istasyonunun kamera görüntülerinde katılanın markete doğru giderek yardım istemesinden sonra sanığın görüntülerde bulunmadığı, sanığın araçtaki yolculuklarının 30 dakikayı bulmadığına ilişkin savunmasının aksine ateş ettiği saat ile petrol istasyonuna gittikleri saat arasında yaklaşık 30 dakikalık zaman aralığının bulunduğu, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.

c) Sanığın katılanın kendisinin nişanlısını rahatsız etmesi sebebi ile katılanı konuşmak için olay yerine çağırdığını beyan etmesine rağmen tanık E.D.'nin sanık ile nişanlı olmadıklarını, sevgili de olmadıklarını, katılan ile önceden sevgili olduklarını beyan ederek sanığın nişanlı olduklarına dair beyanlarını doğrulamadığı, katılanın da beyanlarında, E.D.'nin sanığın nişanlısı olmadığını belirttiği, bunun üzerine sanığın 24.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinden itibaren E.D.'nin nişanlısı olduğuna ilişkin beyanlarını

değiştirmiş olduğu, E.D.'nin çıktığı kız olduğunu ve katılanın kız arkadaşını ayarttığını beyan ettiği, yine sanığın katılanın kendisine ve nişanlısına olay anında küfür ettiğine ilişkin savunmalarının cezasını azaltmaya yönelik olduğu, kaldı ki bu savunma bir an için doğru kabul edilse dahi, araç ile gelerek katılana çarpan kişinin sanık olması sebebi ile ilk haksız hareket sanıktan kaynaklandığından hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır.

d) 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile aynı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine hiç isabet almayan hallerde uygulanan 9 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

e) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan eksik araştırmanın bulunmadığı, delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, suçun unsurlarının oluştuğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz veya eylem bulunmadığından haksız tahrik hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe başlığı altında (2-e) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/5 Esas, 2023/203 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.06.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Suça teşebbüs, işlenmesi kast olunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir.
Öte yandan, suça teşebbüsle ilgili değerlendirme yapılabilmesi, failin hangi suçu işlemeyi kastettiğinin belirlenmesini gerektirir ki buna subjektif unsur denir. Failin gerçekleştirdiği davranış ile bir suçu işlemeye teşebbüs edip etmediğini, eğer etmişse hangi suça teşebbüs ettiğini belirleyebilmek için öncelikle kastın varlığının belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, tıpkı tamamlanmış suçta olduğu gibi, teşebbüs aşamasında kalan suçta da, işlenmek istenen suç tipindeki bütün unsurlar failce bilinmelidir (Suç Teorisi, Kayıhan İçel, Füsun Sokullu-Akıncı, İzzet Özgenç, Adem Sözüer, Fatih S. Mahmutoğlu, Yener Ünver 2. Kitap, 2. Baskı, İstanbul, 2000, s.315).
Bu husus, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 765 sayılı TCK'nın yürürlükte olduğu dönemde verilmiş olup kabul edilen ilkeler açısından 5237 sayılı TCK'nın teşebbüse ilişkin 35. maddesi yönüyle de varlığını devam ettiren 04.06.1990 tarihli ve 101-156 sayılı kararında da; "Teşebbüste aranan kast, icrasına başlanmış cürmü teşebbüs aşamasında bırakma kastı olmayıp, söz konusu suçu tamamlamaya yönelmiş kasttır" şeklinde açıklanmıştır.
Kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, sanığın kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun çözülmesi gerekmektedir.
TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.
İlkeleri, CGK'nın istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüsü oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda yara meydana gelmiş ise bu yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır.
Uyuşmazlık konusu bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde;
Katılan ... ile sanık ...'in arkadaş oldukları, dava dışı ... isimli kişi sebebi ile daha önce tartıştıkları, 18/05/2015 tarihinde saat 23:30 sıralarında sanığın katılanı arayarak görüşmek için ... Belediyesine ait futbol sahasına çağırdığı, 19/05/2023 tarihli CD İzleme Tutanağından ve Mahkeme heyeti tarafından yapılan Cd İncelemesinden anlaşılacağı üzere; katılanın saat 00:23'te ... Beldesi Mezbaha Mevkinde sanık ile buluşmak için beklediği sırada, sanığın ... marka araçla gelerek hızla önce katılana arkadan çarptığı, çarpmanın etkisi ile katılanın sağ tarafta bulunan yol dışı kısma doğru fırlayarak yere düştüğü ve kafasını yerde bulunan taşa çarptığı, sanığın çarpmadan sonra elinde av tüfeği ile aracından indiği, bu sırada katılanın yerden kalkmaya çalıştığı ancak çarpmanın etkisi ile tekrar yere düştüğü, sanığın katılanı o durumda gördükten sonra av tüfeğini aracına geri bıraktığı, katılanın yanına giderek boğazına kaçan dilini nefes borusundan çıkardığı, ardından sanığın, katılanı kolundan tutarak zorla aracın arka kısmına götürdüğü, katılan düşmüş olduğu yolun kenarındaki kısımdan yolun

hemen bitiminde duran araca ulaşamadan, sanığın katılanı yumrukla vurmak sureti ile darp etmeye başladığı, aralarında bir takım konuşmaların geçtiği, ancak bu konuşmalar sırasında katılan tarafından yapılan hararetli bir konuşmanın ya da vurma eyleminin bulunmadığı, ardından sanık ile katılanın sanığın aracına bindikleri, kısa bir süre sonra katılanın araçtan indiği, arkasını dönerek olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, sanığın da araçtan elinde tüfekle inerek ... istikametine doğru ilerleyen katılanın arkasından av tüfeği ile yukarıdan aşağıya 1 el ateş ederek sol bacağından yaraladığı, katılanın ayağından vurulması sebebi ile yere düştüğü, ardından sanığın aracına binerek geri geri katılanın bulunduğu yere doğru aracı sürdüğü, katılanın aracın sağ yolcu kısmının kapısını açarak sanığa kendisini hastaneye götürmesinin söylediği, bunun üzerine sanığın araca binmesine izin verdiği ancak hastaneye gitmek yerine, ... İstikametinden Gazlıgöl Beldesine doğru ilerlediği, katılanı vurduğu saatin 00:29 olduğu, yolda katılanın bacağının kanamaya devam etmesi sebebi ile kemerini çıkartarak bacağını bağladığı, sanığın saat 01:04 sıralarında katılanın sanıktan su istemesi üzerine, sanığın Yaylabağı Beldesi Mevkiindeki Lukoil Petrol'e su almak için girdiği, bu sırada katılanın araçtan inerek sol yanını tutarak petrol tankerlerinin yanından market bölümüne doğru gelerek yardım istediği, çevredekilerin yardım etmesiyle hastaneye gönderildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar sanığın katılanı öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Sanık ile katılan arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmaması,
Sanığın elinde öldürmeye el verişli bir silah varken sadece mağdurun diz bölgesi yan altında yumuşak dokuya zarar verecek şekilde yaralaması, hayati bölgelere ateş etmemesi,
Sanığın eylemini kendisinin sonlandırması, katılanın Yarasının ağır olmadığını gördüğü halde silahını tekrar kullanmaması, katılanın sonuç olarak hayati tehlike geçirmemesi,
Sanığın katılanın bacağını kemer ile bağlamasına yardımcı olması,
Katılanın geceleyin yardım alamayacağı bir yerde bırakmayıp aracıyla geri geri gelip aracına alıp götürmesi,
Olayın başlangıcında sanığın katılana kullandığı araç ile çarpması sonucunda katılanın boğazına kaçan dilini özel çaba göstererek çıkartıp yaşamasını sağlamış olmasının da sanığın katılana yönelik öldürmek kastı ile hareket etmediğini gösterdiği,
Sanığın aracı ile ilerlerken katılanın su istemesi üzerine petrol istasyonunda durması ve hastaneye götürecek kişilerle irtibat kurup hastaneye gitmesini engellememiş olmasının da öldürme kastı olan birisinin bu şekilde hareket etmeyeceği göz önünde bulundurularak sanığın katılana yönelik eyleminde kasten öldürmeye teşebbüs ettiği hususunda aleyhinde yeterli delil bulunmadığından sanığın silahla kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/1, 86/3-e ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşündeyiz.