WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/7841 E.  ,  2023/7384 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan Bergama İnfaz Hâkimliğinin 29.08.2022 tarihli ve 2022/1879 Esas, 2022/1848 Karar sayılı içtima kararı ile 13 ay 22 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin Bergama İnfaz Hâkimliğinin 01.09.2022 tarihli ve 2022/1897 Esas, 2022/1860 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesine yönelik Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin, hükümlünün Covid-19 tedbirleri kapsamında

izne gönderildiği, izin süresinin 31.07.2023 tarihine kadar uzatılması nedeniyle hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanamadığı, Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/56 esasına kayden açılan kamu davasının suç tarihinin 05.11.2022 olduğu, bu tarih itibariyle hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanmadığından hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine dair Bergama İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2023 tarihli ve 2023/293 Esas, 2023/324 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/495 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 94660652-105-35-11444-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve 2023/90219 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve 2023/90219 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31.08.2022 tarihli ve 2022/3848 sayılı müddetnameye göre hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 10.04.2023, bihakkın tahliye tarihinin ise 15.10.2023 olduğu, hükümlünün içtima kararı ile verilen 13 ay 22 gün hapis cezasının infazına 29.08.2022 tarihinde başlandığı,
Bergama İnfaz Hâkimliğinin 01.09.2022 tarihli ve 2022/1897 Esas, 2022/1860 Karar sayılı kararı ile hükümlünün kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesini müteakip,
Bergama Cumhuriyet Başsavcılığının, hükümlünün denetim süresi içinde işlemiş olduğu suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması sebebiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesine yönelik talebinin, hükümlünün Covid-19 tedbirleri kapsamında izne gönderildiği, izin süresinin 31.07.2023 tarihine kadar uzatılması nedeniyle hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanamadığı, Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/56 esasına kayden açılan kamu davasının suç tarihinin 05.11.2022 olduğu, bu tarih itibariyle hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlanmadığından hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesinin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de,
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89 uncu maddesinde yer alan,
(1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, hâklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır.
(3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imâl ve ticaretî suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır.
(4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir.
(5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır.
(6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tâbî tutulma süreleri bir yılı geçemez.
(7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tâbî tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki,
Anılan Kanun'un geçici 9/5. maddesinde yer alan, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hâk kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31.5.2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır." şeklindeki,
Aynı Kanun'un "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" başlıklı 105/A maddesinde yer alan, "(Ek: 5.4.2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet

Başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki açıklamalar hep birlikte değerlendirildiğinde,
5275 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hâk kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin 31.5.2020 tarihine kadar izinli sayıldığı ve salgının devam etmesi hâlinde bu sürenin Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabileceğinin belirtildiği ve anılan düzenleme uyarınca Adalet Bakanlığınca söz konusu sürenin 2 aylık sürelerle uzatıldığı, yine bahse konu düzenleme uyarınca izinli sayılanlar hakkında anılan Kanun'un 95 ve 97 nci madde hükümlerinin uygulanacağı, bu itibarla Covid-19 sebebiyle izinli sayılan hükümlülerin izinde geçirdikleri sürenin infazdan sayıldığı gözetilerek yapılan incelemede,
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/6854 Esas, 2021/11591 Karar sayılı ilâmında yer alan, " ... hükümlü hakkında Bilecik İnfaz Hakimliğinin 03.06.2020 tarihli ve 2020/1543 Esas, 2020/1552 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 10.06.2020 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçuna ilişkin olarak Osmaneli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07.07.2020 tarihli ve 2020/504 soruşturma, 2020/111 Esas, 2020/101 sayılı iddianamenin Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesince 06.08.2020 tarihinde kabul edilerek kamu davasına ilişkin yargılamanın başlamış olduğu, hükümlünün kamu davasının açıldığı tarihe kadar denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği dikkate alındığında, Mahkemesince 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeni suça ilişkin iddianamenin kabul edilerek kamu davasının açıldığı tarih olan 06.08.2020 tarihi ile koşullu salıverilme tarihi olan 20.01.2021 tarihine kadar sürenin açık ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ... " şeklindeki açıklamaları dikkate alındığında,
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında Bergama İnfaz Hâkimliğinin 01.09.2022 tarihli ve 2022/1897 Esas, 2022/1860 Karar sayılı denetimli serbestlik kararı uygulanmaya başladıktan sonra 30.09.2020 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçuna ilişkin olarak Bergama Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesince 20.01.2023 tarihinde kabul edilerek kamu davasına ilişkin yargılamanın başlamış olduğu, hükümlünün kamu davasının açıldığı tarihe kadar denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle cezasını infaz ettiği dikkate alındığında, Mahkemesince 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin yedinci fıkrası uyarınca yeni suça ilişkin iddianamenin kabul edilerek kamu davasının açıldığı tarih olan 20.01.2023 tarihi ile koşullu salıverilme tarihi olan 10.04.2023 tarihine kadar sürenin açık ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin

kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 5237 sayılı Kanun’nun 191 ... maddesinin konu ile ilgili birinci fıkrası;
“ (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

3. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesinin konu ile ilgili yedinci fıkrası;
“(7) (Yeniden Düzenleme:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.

4. Hükümlü hakkında verilen ve kesinleşen 13 ay 22 gün hapis cezasının infazına 29.08.2022 tarihinde başlandığı ve 01.09.2022 tarihli İnfaz Hakimliğinin kararı ile hükümlünün cezasının şartla tahliye tarihi olan 10.04.2023 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, hükümlünün Covid 19 sebebiyle izinli sayıldığı dönemde 30.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan cezalandırılması istemi ile 20.01.2023 tarihinde Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, hükümlü hakkında dava açıldığını öğrenen yetkili ve görevli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün, İnfaz İşleri Değerlendirme Komisyonunun kararını da ekleyerek hükümlünün işlediği iddia olunan kasıtlı suçun cezasının alt sınırının bir yıldan fazla olduğu gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi için dosyasını Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İnfaz Hakimliğine gönderdiği anlaşılmaktadır.

5. 5275 sayılı Kanun’un 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilecektir.

6. Somut olayda, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilen, denetimli serbestlik altında bulunacağı süre içerisinde uyması gereken kural ve yükümlülükler kendisine tebliğ edilen hükümlünün, Covid-19 sebebiyle izinde geçirdiği sürenin infazından sayılması nedeniyle infazının denetimli serbestlik tedbiri kapsamında devam ettiğinin kabulü gerektiği ve şartla tahliye tarihinden önce işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olmasından dolayı, 5275 sayılı Kanunu’nun 105/A maddesinin yedinci fıkrasına göre hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına devam edilmesi ya da hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi konusunda İnfaz hakimliğinin kendisine tanınan takdir hakkını kullanarak yasal ve yeterli gerekçesini de göstermek suretiyle bir karar vermesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanmadığından bahisle verdiği karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz mercince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu sebeple yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bergama Ağır Ceza Mahkemesince verilen 07.04.2023 tarihli ve 2023/495 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.12.2023 tarihinde karar verildi.