1. Ceza Dairesi 2023/7826 E. , 2023/8382 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın
kabulüne dair
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/338 Esas, 2022/707 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin altıncı fıkrası ve beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2023/40 Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla 02.02.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/8150 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91984 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyasının sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91984 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının tekrar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel olduğundan bahisle, itiraz kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasına 18.06.2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un 72. maddesi ile eklenen 'Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilir.' şeklindeki düzenleme uyarınca sonradan işlenen suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil edeceği,
Ancak bu konuda daha önceden yapılan kanun yararına bozma taleplerine ilişkin olarak Yargıtay Ceza Daireleri tarafından kanun yararına bozma ve kanun yararına bozma taleplerinin reddine dair kararlar verildiği, Yargıtay Ceza Daireleri arasında bu konuya ilişkin olarak verilen kararlarda uygulama birliğinin bulunmadığı nazara alındığında,
Sanığın suç tarihi itibari ile sabıkasının olmadığı, duruşma tutanaklarına sanık hakkında olumsuz bir durum yansıtılmadığı ve sanığa atılı suçun adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul eden ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak, hakkında takdiri indirim uygulanan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanması için gerekli objektif şartların mevcut olduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,
2) Kabule göre de,
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a-e ve 62/1. maddelerinin uygulanması sonucunda tayin olunan 150 gün adli para cezasının, aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından adli para cezasına çevrilmesi sonucu, 3.000,00 Türk lirası adli
para cezası yerine 1.500,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edildiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçe ile kabul edilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinde düzenlenen Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için,
a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,
b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin ondördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
d) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
f) Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmamasına ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca, mezkûr maddenin sekizinci fıkrasında "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklinde düzenlenme yer almaktadır.
Bu düzenlemeye ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72 ... maddesinin gerekçesinde bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 24.06.2014 tarihinden sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili aynı denetim süresi içerisinde bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
2. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Mahkemece sanık hakkında kasten yaralama suçundan adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın adlî sicil kaydının incelenmesinde; kasten yaralama suçundan verilen Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli ve 2021/166 Esas, 2021/765 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 16.12.2021 tarihinde kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Sanık 13.01.2021 tarihinde inceleme konusu suçu işlemiştir.
5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin sekizinde fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme uyarınca inceleme konusu kasten yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın kasten yaralama suçunu adlî sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 16.12.2021 tarihinde başlamış ve kasten yaralama suçundan Mahkemece 22.12.2022 tarihinde karar verilmiştir. 16.12.2021 tarihinden sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazı kabul eden merci kararında isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden
1. İnceleme konusu hükümde, hükümlünün kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen 150 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği günlüğü takdîren 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilen adlî para cezası miktarının, “3.000,00 TL adlî para cezası” yerine “1.500,00 TL adlî para cezası” olarak tespit edilmesi nedeniyle itirazın bu yönden kabulü gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi Kanun'a aykırı olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
2. Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç
doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir.
III. KARAR
A. (1) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
B. (2) Numaralı Kanun Yararına Bozma Talebi Yönünden
1. Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE,
2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.02.2023 tarihli ve 2023/40 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!