1. Ceza Dairesi 2023/7774 E. , 2024/3569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/575 E., 2023/529 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama
Mağdur ... 01.06.2023 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuş ise de 01.03.2022 tarihli celsede şikayetinden vazgeçen mağdurun katılan sıfatının ve sanık lehine hükmü temyizde hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Katılan Kurum vekilinin ve sanığın temyizi yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize
hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/538 Esas, 2015/1088 Karar sayılı kararının katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 09.09.2019 tarihli ve 2019/13124 Esas, 2019/15285 Karar sayılı ilâmı ile suçtan doğrudan zarar görmesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davadan haberdar edilmeksizin yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması, tanık ...'nın, tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılmadan dinlenmesi ve sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğu halde, atılı suçtan mahkumiyeti yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına,
2. Bozma ilâmı üzerine Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2019/675 Esas, 2021/142 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-a, 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 251/3-c, son, 5237 sayılı Kanun'un 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
3. Katılan Kurum vekilinin ve sanığın itirazı üzerine Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2021/575 Esas, 2023/529 Karar sayılı kararı ile genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz isteği; eksik incelemeye, sanığın en üst sınırdan, indirim uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, koşulları oluşmadığı halde sanık lehine takdirî indirim hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine, katılan Bakanlık lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve vesaire,
2. Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik incelemeye, şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine, hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadığına ve vesaire,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın, öz kızı olan mağdurun koluna vurmak suretiyle mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılan olayda;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, mağdurun olayın akabinde alınan beyanı ile uyumlu adli rapor içeriği uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir nedenin bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, sanığın eylemine uyan suçun şikayete tabi suçlardan olmadığı, bu itibarla şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkasının bulunması nedeniyle hakkında hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddeleri uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin gösterildiği, bu hususta ek savunma hakkı tanınmasına gerek olmadığı anlaşıldığından, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesinde; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Bakanlık lehine sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
A. Mağdur ...'un Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdur ... 01.06.2023 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuş ise de 01.03.2022 tarihli celsede şikayetinden vazgeçen mağdurun katılan sıfatının ve sanık lehine hükmü temyizde hukuki menfaatinin bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından mağdurun temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Kurum Vekilinin ve Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2023 tarihli ve 2021/575 Esas, 2023/529 Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından vekalet ücreti ile ilgili (10) numaralı bendin çıkartılması, yerine "Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 9.200,00 TL maktu
vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Bakanlığa verilmesine,” şeklindeki paragrafın eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!