1. Ceza Dairesi 2023/7693 E. , 2024/3814 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/422 E., 2023/721 K.
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2016 tarihli ve 2015/588 Esas, 2016/252 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 23.03.2023 tarihli ve 2022/8202 Esas, 2023/1251 Karar sayılı ilâmı ile iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun
(5237 sayılı Kanun) 87/3. maddesinin sanığa ek savunma hakkı tanınmadan uygulanması ve aynı Kanun'un 62/1. maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin yerinde olmayan gerekçe ile uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/422 Esas, 2023/721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/3, 62/1, 51/1, 51/3 ve 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Mağdurun olay günü sabah saatlerinde aracını sanığın çalıştığı otoparkın bulunduğu caddenin üzerine park ettiği, sanığın, mağdurun aracını otopark yerine cadde üzerine park etmesine tepki gösterdiği, mağdura sinkaflı sözlerle hakaret edip önce eli ile vurduğu, ardından otoparktan aldığı sopa ile mağduru kovaladıktan sonra yakalayıp sopa ile vurmak sureti ile İzmir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.02.2016 tarihli rapora göre sol el 4. metakarp kırığına neden olacak şekilde yaraladığı, yaralanmanın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği, olayda,
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığında, ileri sürülen temyiz nedenlerinin incelenmesinden hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(c) maddesinde düzenlenen kendi altsoyu üzerindeki haklar dışındaki diğer haklardan yoksun kılınma kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle, İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/422 Esas, 2023/721 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 11. fıkrasının
sonuna "kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(c) maddesinin uygulanmamasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!