1. Ceza Dairesi 2023/7508 E. , 2023/8044 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2013/224 Esas, 2016/305 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 32 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 27.04.2016’da kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/7496 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87779 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/87779 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın olay günü cami imamı olan katılanın yüzüne öncelikle kafa atması üzerine katılanın sendelediği esnada bu defa da yumruk atmak ve yanında bulunan bıçağı da sallamak suretiyle katılanın kolunu çizerek katılanın basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebep olduğu, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda sanık hakkında hem kasten basit yaralama suçundan, hem de neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçundan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın basit yaralama suçundan Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2013/224 esas, 2016/305 sayılı kararıyla anılan Kanun'un 86/3-e, 32/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.500,00 Türk lirası ile cezalandırılmasına, neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 32/2 ve 62. maddeleri uyarınca 9 ay 21 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/8959 esas, 2021/12644 sayılı kararı ile basit yaralama suçu yönünden kurulan hüküm yönünden temyiz isteminin reddine, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu bakımından kurulan hükmün ise sanığın aynı katılana yönelik aynı eylemine ilişkin tek bir yaralama suçundan hüküm kurulması gerekirken, çelişkili iki ayrı hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.03.2016 tarihli ve 2015/26161 esas, 2016/6638 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, aynı olay kapsamında sanığın katılana kafa ve yumruk atması ile bıçak sallamak suretiyle kolunu çizerek yaralaması şeklinde gerçekleşen olaydan ötürü, sanık hakkında eylemin silahla ve kamu görevlisine karşı işlenmesi nedenleriyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle tek bir tamamlanmış yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Hükümlünün katılanın yüzüne kafa attığı, katılanın sendelemesi üzerine yumruk atıp bıçakla katılanın kolunu çizdiği, hükümlünün eylemi neticesinde katılanda kemik kırığı oluştuğu olayda Mahkemece hükümlünün katılanı silahla basit tıbbi müdahele ile giderilebilir şekilde yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama eylemlerinin sübuta erdiği kabul edilerek hükümlü hakkında anılan suçlardan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/26162 Esas, 2016/6638 Karar sayılı kararı ile;
"a) Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2013 tarih, 2013/2729 Esas ve 2013/1078 numaralı iddianamesi ile sanığın, katılanın 'yüzüne kafa attığı, müştekinin sendelediği esnada şüphelinin yumruk attığı, şüphelinin yanında bulunan emanetin 2013/717 sırasında kayıtlı bıçağı salladığı, bıçağın müştekinin kolunu çizdiği' belirtilerek sanığın katılana yönelik kasten yaralama eylemi sebebiyle 5237 sayılı TCK'nin '86/1-3e, 87/3 ve 86/2' maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, mahkemece gerekçede olayın iddianamede anlatıldığı şekilde kabul edilmesine rağmen sanığın katılana karşı silahla kasten yaralama eylemi nedeniyle TCK'nin 86/2, 86/3-e, 32/2 ve 62. maddeleri uyarınca kesin nitelikte 2.500 TL adli para cezasına ilişkin karar verildiği halde, aynı katılana yönelik
kemik kırığı oluşacak şekilde kasten yaralama eylemi nedeniyle TCK'nin 86/1, 87/3, 32/2 ve 62. maddeleri uyarınca 9 ay 21 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığın aynı katılana yönelik aynı olayla ilgili eylemi sebebiyle iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle çelişki oluşturulması,
b) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın kasten yaralama eylemini, olay tarihinde ve halen Kütahya İl Müftülüğü bünyesinde cami imamı olarak görev yapan katılana karşı yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle; 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiğinin, katılanın aşamalardaki beyanları ve bu beyanları doğrular nitelikteki Kütahya Adlî Tıp Şube Müdürlüğü'nün 17/09/2013 tarihli raporunda katılanın 'sağ ön kol medialinde yaklaşık 15 cm lineer dermabrazyon' oluşacak şekilde yaralandığının belirtilmesi nedeniyle sabit olması karşında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-c ve 86/3-e maddelerinin uygulanmaması ve TCK'nin 86/1. maddesine göre temel hapis cezasının, aynı olayda iki nitelikli halin (TCK 86/3-c ve 86/3-e maddelerinin) birleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemece kabul edildiği olayın oluş şekli ve Yargıtay bozma ilâmının içeriği itibarıyla hükümlünün katılana yönelik eylemlerinin bütün hâlinde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğu dikkate alınmadan hükümlünün neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan başka ayrıca silahla kasten yaralama suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2013/224 Esas, 2016/305 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!