1. Ceza Dairesi 2023/7503 E. , 2024/2904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nitelikli kasten adam öldürme ve kasten yaralama suçlarından İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2015/179 değişik iş sayılı içtima kararıyla müebbet hapis ve 5 ay hapis cezalarına hükümlü ...'ın, bu cezalarının infazı sırasında, daha önce koşullu salıverildiği cezasının, infaz etmekte olduğu ve sonradan kesinleşerek infaza verilen işbu cezaları ile içtima edilmesi talebinin reddine dair İstanbul Anadolu 3. İnfaz Hâkimliğinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/12156 Esas, 2022/12217 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2022 tarihli ve 2022/4021 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 94660652-105-34-4641-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve 2023/87809 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve 2023/87809 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.1992 tarihli ve 1/67-129 sayılı kararında yer alan "...cezaların toplanmasına konu olabilecek hüküm veya ceza kararnamelerin fiilen ve hukuken infazının olanaklı bulunması zorunludur. Yasada düzenlenen belli bir infaz şekli olan koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasından sonra cezanın fiilen ve hukuken infaz edildiğinin kabulü gerekir. Böylece hukuken ve fiilen infaz edilmiş bir ceza nedeniyle hükümlünün tekrar cezaevine alınmasına olanak yoktur. Öyleyse koşullu salıverilmesine karar verilen hükümlünün, o suç nedeniyle bir daha cezaevine alınamayacağı göz önüne alındığında, koşullu salıverme tarihinden sonra bihakkın salıverme tarihinden önce kesinleşen mahkûmiyetlerinin, koşullu salıverme kararı verilen kararlarla toplanmasına yasal olanak bulunmamaktadır. " şeklindeki açıklamalar ile;
Hükümlünün silahla yağma suçundan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2008 tarihli ve 2004/327 Esas, 2008/288 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 12 yıl 6 ay hapis cezasının infazı sırasında, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihli ve 2013/325 değişik iş sayılı kararı ile 20.12.2013 tarihinde şartla tahliyesine karar verildiği, ancak şartla tahliye kararına konu ilam Ağır Ceza Mahkemesince verilmiş olduğundan şartla tahliye kararının da Ağır Ceza Mahkemesince verilmesi gerektiğinin sonradan fark edilmesi üzerine, bu defa Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2016 tarihli ve 2016/1209 değişik iş sayılı kararı ile geriye dönük olarak 20.12.2013 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine karar verildiği anlaşılmakla birlikte, görevsiz mahkemece yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı, şartla tahliye hakkında görevli mahkeme olan Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin ise 14.10.2016 tarihinde şartla tahliye kararı verdiği, kaldı ki şartla tahliye kararının geç verilmesinde hükümlünün bir kusurunun bulunmadığı ve bu halde cezalarının içtimasında görevli mahkemece verilen şartla tahliye kararının dikkate alınması gerektiği nazara alındığında,
Hükümlünün, fiilen 20.12.2013 tarihinde şartla tahliye edilmesi sonrasında, 05.10.2004 tarihinde işlediği kasten öldürme suçuna ilişkin İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2012 tarihli ve 2011/30 Esas, 2012/120 Karar sayılı kararı ile verilen müebbet hapis cezası ile 14.01.2011 tarihinde işlediği kasten yaralama suçuna ilişkin Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2012 tarihli ve 2011/280 Esas, 2012/1279 Karar sayılı kararı ile verilen 5 ay hapis cezalarının, İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2015/179 değişik iş sayılı kararı ile içtima edildiği, anılan içtima kararına konu İstanbul (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2012 tarihli kararının 07.05.2014 tarihinde, Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2012 tarihli kararının ise 25.02.2015 tarihinde kesinleştiği,
Bu haliyle söz konusu kesinleşmelerin görevli mahkemece şartla tahliye kararının verildiği 14.10.2016 tarihinden önce olduğu ve kesinleşme tarihleri itibarıyla henüz ortada usulünce verilmiş bir şartla tahliye kararı olmadığından önceki içtima kararının çözülerek, şartla tahliye karar tarihine kadar kesinleşen tüm cezaların yeniden alınacak bir içtima kararı ile toplanmasına karar verildikten sonra birlikte infaz edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.1992 tarihli ve 1/67-129 sayılı kararına göre; "...cezaların toplanmasına konu olabilecek hüküm veya ceza kararnamelerin fiilen ve hukuken infazının olanaklı bulunması zorunludur. Yasada düzenlenen belli bir infaz şekli olan koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasından sonra cezanın fiilen ve hukuken infaz edildiğinin kabulü gerekir. Böylece hukuken ve fiilen infaz edilmiş bir ceza nedeniyle hükümlünün tekrar cezaevine alınmasına olanak yoktur. Öyleyse koşullu salıverilmesine karar verilen hükümlünün, o suç nedeniyle bir daha cezaevine alınamayacağı göz önüne alındığında, koşullu salıverme tarihinden sonra bihakkın salıverme tarihinden önce kesinleşen mahkûmiyetlerinin, koşullu salıverme kararı verilen kararlarla toplanmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
2. Somut olayda, hükümlünün yağma suçundan almış olduğu 12 yıl 6 ay hapis cezasının infazı sırasında koşullu salıverilme kararının, Cumhuriyet Savcılığı tarafından karar tarihi itibariyle infazın yapıldığı yer Ağır Ceza Mahkemesinden talep edilmesi gerekirken Asliye Ceza Mahkemesinden talep edildiği ve Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2013 tarihli ve 2013/325 değişik iş sayılı kararı ile hükümlünün 20.12.2013 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine karar verildiği ve hükümlünün fiilen ceza infaz kurumundan tahliye edildiği, hükümlünün koşullu salıverilme kararından sonra 07.05.2014 ve 25.02.2015 tarihlinde kesinleşen ve infaza verilen mahkumiyet hükümleri nedeniyle almış olduğu cezalarının daha önce infaz edilen ve koşullu salıverilme kararına konu mahkumiyet hükmündeki cezası ile içtima edilmesinin mümkün olmadığı, 14.10.2016 tarihinde Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/1209 değişik iş sayılı kararı ile hükümlünün 20.12.2013 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine karar verilmesinin, görevsiz mahkemece verilmiş olsa da fiilen uygulanan ve hukuki sonuç doğuran koşullu salıverilme kararını geçersiz kılmayacağı anlaşılmakla, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2024 tarihinde karar verildi.
... ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!