WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/7489 E.  ,  2023/7389 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği

İNCELEME KONUSU
KARAR : Erteli cezanın aynen infazına
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 119/1-c ve 62/1 (iki kez) maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 10 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına ve cezalarının aynı Kanun’un 51/1 maddesi uyarınca ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2013/164 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 29.07.2016 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmedilen hapis cezasının aynen infazına ilişkin İstanbul İnfaz Hâkimliğinin 21.01.2022 tarihli ve 2022/1245 Esas, 2022/1521 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 94660652-105-34-28027-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/84386 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/84386 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20.06.2018 tarihli ve 2018/2503 Esas, 2018/9186 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebliğ yapılmalı, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiği,
Dosya kapsamına göre, somut olayda, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın yokluğunda verilen 26.04.2016 tarihli kararın, sanığın savunmasında bildirdiği bilinen son adresi olan "Yayla Mah. Anadol Sk. No:18-100 İç Kapı No:1 Şişli/İstanbul" adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrasına göre "Mernis Adresi" şerhi düşülerek tebliğe gönderildiği, söz konusu adrese önceden de usulü ile bir tebliğ yapılmadan doğrudan anılan Kanun'un 21 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu nazara alındığında, bu halde esas kararın kesinleşmemiş olması sebebiyle denetim süresinin başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan da söz edilemeyeceğinden, kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle ertelenen cezanın aynen infaz kararı da verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;

(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.

2. 7201 sayılı Kanun'un "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve fıkralarına göre;
"Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11.1.2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği öncelikle, hükümlünün bilinen en son adresi esas alınarak kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 ... maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adrese tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresi esas alınarak tebliği yoluna gidilmesi gerekmektedir.

4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun'un 21 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.

5. Somut olayda, sanığın yokluğunda verilen İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2013/164 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararın, sanığın bilinen son adresi esas alınarak tebliğe çıkartılması, adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması durumunda, tebligata “tebligat çıkartılan adresin, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı olan adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda iade edilmeyerek 7201 sayılı Kanun'un 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu adrese yapılması gerektiğine” ilişkin şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, sanığın savunması sırasında bildirdiği bilinen son adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “mernis adresi” şerhi düşülerek çıkarılan tebligatın usûlüne uygun olmadığı anlaşılmıştır.

6. Erteli olup, aynen infazına karar verilmesi istenen İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.04.2016 tarihli ve 2013/164 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararın usûlüne uygun olarak kesinleşmemesine ve denetim süresinin işlemeye başlamamasına rağmen, kararın kesinleştiği ve denetim süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlendiği kabul edilerek, erteli cezanın aynen infazına dair İnfaz Hakimliğince verilen karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul İnfaz Hâkimliğince verilen 21.01.2022 tarihli ve 2022/1245 Esas, 2022/1521 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.12.2023 tarihinde karar verildi.