1. Ceza Dairesi 2023/7472 E. , 2024/5262 K.
"İçtihat Metni"
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/533 değişik iş
İNCELEME KONUSU KARAR: İtirazın reddine
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Nitelikli yağma suçundan Bursa 1. Ağır Mahkemesinin 25.09.2005 tarihli ve 2007/34 Esas, 2007/311 Karar sayılı kararı ile 9 yıl 2 ay hapis cezasına hükümlü ...'un, bu cezasının infazı sırasında, 22.12.2016 tarihinden itibaren şartla tahliyesine dair Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli ve 2017/1260 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 22.01.2018 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/74 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararıyla 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin 12. fıkrası uyarınca şartla tahliyenin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 22.01.2018 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 21.09.2020 tarihi arasındaki 973 günlük sürenin aynen infazına ilişkin Bursa 2. İnfaz Hâkimliğinin 23.12.2021 tarihli ve 2021/10172 Esas, 2021/10242 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair merci Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli ve 2022/533 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 94660652-105-16-3126-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/83323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/83323 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli kararında sanığın üzerine atılı suça ilişkin suç tarihlerinin 22.01.2018 ve 24.12.2018 tarihleri olduğu, anılan mahkemece her ne kadar sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmadan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, anılan kararın Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2019/2984 Esas, 2020/1838 Karar sayılı istinaf incelemesinde sanığın atılı suçu zincirleme suç hükümleri kapsamında işlediği, aleyhe istinaf talebi olmadığından kararın eleştirilmekle yetinildiği, bu doğrultuda suç tarihinin son suçun işlendiği 24.12.2018 tarihi olduğunun kabulü gerektiğinin anlaşıldığı,
17.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32 nci maddesiyle eklenen 09.11.2016 tarihli ve 6757 sayılı Kanunla değiştirilerek kabul edilen geçici 6 ncı maddesi ile yapılan değişiklik uyarınca kabul edilen, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında, "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." şeklinde,
Aynı Kanun'un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında, "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi... hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." şeklinde belirtildiği üzere, koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı nazara alındığında,
Sanığın cezaevine giriş tarihinin 14.10.2011 olduğu, koşullu salıverme tarihinin 22.02.2016 olduğu, hak ederek tahliye tarihinin 21.09.2020 olduğu, anılan kanun maddesi gereğince sanık için belirlenen denetim süresinin 07.06.2018 tarihinde sona ereceği anlaşılmakla, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli kararına konu suçun denetim süresi içerisinde işlemediği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 7242 sayılı Kanunun 48 nci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında "Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez." aynı Kanun'un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında "Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi... hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır." 14 üncü fıkrasında “Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemelere göre şartla tahliye edilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı ve denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.
3. Hükümlünün şartla tahliye süresinin ve buna bağlı olarak denetim süresinin hükümlü lehine düzenleme getiren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun geçici 6 ncı madde hükmü dikkate alınarak yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu belirleme yapılırken daha önceki şartla tahliye tarihinin değiştirilmesinin mümkün olmadığı, belirlemenin lehe yapılan değişiklik nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin tespiti ve bu tespite göre denetim süresinin belirlenmesi ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, şartla tahliye edilen hükümlünün hapis cezasını gerektiren ikinci suçu bu belirlenen denetim süresi içinde işlemesi halinde şartla tahliye kararının geri alınmasına karar verilmesi gerekmektedir.
4. Bu açıklamaya göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlünün nitelikli yağma suçundan aldığı infaza konu 9 yıl 2 ay hapis cezası ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen 18.08.2016 tarihli ve 2015/2281 sayılı müddetnameye göre, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 5275 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye tarihinin 06.03.2016, bihakkın tahliye tarihinin ise 04.10.2020 olarak belirlendiği, Gemlik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.08.2016 tarihli ve 2016/242 değişik iş sayılı kararı ile 18.08.2016 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği, 9 yıl 2 aylık ceza süresi dikkate alındığında hükümlünün şartla tahliyeden yararlanabilmesi için iyi halli olarak ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 1672 gün, denetim süresinin ise cezaevinde geçirmesi gereken sürenin yarısı olan 836 gün olduğu, bu denetim süresinin başlangıcının hükümlünün fiilen şartla tahliye tarihi olan 18.08.2016 tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiği ve denetim süresinin 04.12.2018 tarihi itibariyle tamamlandığı, zincirleme suçlarda en son gerçekleşen eylem gününün suç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetildiğinde, hükümlünün denetim süresi dolduktan sonra 24.12.2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmakla, hükümlü hakkında daha önce verilen şartla tahliye kararının geri alınmasına ve aynen infaza dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine dair itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.05.2022 tarihli ve 2022/533 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!