1. Ceza Dairesi 2023/7409 E. , 2024/3822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/90 E., 2023/1186 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, 307/3.maddesi gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafından incelenmesi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2017/321 Esas, 2018/157 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekili, sanıklar ... ve ..., sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/2753 Esas, 2018/2162 Karar sayılı kararı ile katılan Bakanlık vekili, sanıklar ... ve ..., sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı beraat, sanık ... hakkında tehdit suçundan davanın yeniden görülmesine karar verilmiş ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.12.2018 tarihli ve 2018/3214 Esas, 2018/2841 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir, bu kararların katılan Bakanlık vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine her iki dosyanın bağlantılı olması nedeni ile eş zamanlı olarak birlikte yapılan temyiz incelemesinde; Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/11560 Esas, 2022/10322 Karar, 22.12.2022 tarihli ve 2022/677 Esas, 2022/10321 Karar sayılı ilâmlarında sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı eyleminin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu, sanıklar ... ve ...'nın eylemlerinin nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçunu oluşturduğu nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.06.2023 tarihli ve 2023/90 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2, 53, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b.Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2, 39/2-c, 39/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c.Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüse yardım suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-d, 35/2, 39/2-c, 39/1, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanıklar ... ve ...’ın müşterek fail olduklarından sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesindeki indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, teşebbüsün derecesine, sanık ... hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, vekalet ücretine karışıklığa sebep olacak şekilde hükmedilmesine ilişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye, sanığın atılı suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanıklar ..., ... ve ...'nın iki ayrı araçla arka arkaya İstanbul ilinden Erzincan iline geldikleri, sanıklardan ...'nın cezaevi firarisi olması nedeniyle hakkında yakalama kararı bulunduğu için sanıklar ... ile ...'nın önden araçları ile giderek sanık ...'ya yakalanmaması amacıyla yardımda bulundukları, olaydan bir gün önce mağdurun evini öğrenmek amacıyla mağdurun köyünde keşif çalışmaları yaptıkları, olay günü hep beraber mağdurun köyüne geldikleri, sanık ...'nın eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla diğer sanıklardan ayrıldığı, sanıklar ... ile ...'nın olay saati mağdurun evi yakınında arabada bekledikleri, mağdurun annesi ve komşusuyla çay içerken bahçe kapısından sanık ...'nın girmesi üzerine eve kaçtığı, banyoya girdiği ve kapıyı kilitleyerek sırtını kapıya dayadığı, ihbar amacıyla Jandarmayı aradığı, sanığın mağdur ...'in banyoda telefonla konuştuğunu duyması üzerine banyo kapısına yöneldiği, kapıyı tekmeleyerek kırmaya çalıştığı, kapının arkasında mağdurun olduğunu anladığı ve bir el kapıya ateş ettiği, mağdurun isabet almadığı ve korkuyla banyoda bulunan çamaşır makinesi ile lavabo arasına saklandığı, sanık ...'nın kapıyı kırdığı kapının kırılan boşluğundan banyoya girdiği ve silahını mağdura doğrultarak bir el daha ateş ettiği, ancak silahın iğnesinin mermiyi vurmasına rağmen silahın ateş almadığı, mağdurun omzundan tutarak çekiştirdiği ancak mağdurun çamaşır makinesine tutunduğu için yerinden çıkartamadığı, bu sırada ev dışından gelen seslerden insanların yaklaştığını anladığı için eylemine son vererek evden mani hal nedeniyle kaçtığı, anlaşılmıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanıklar ... ve ...'ın sanık ...'nın eylemine yardım eden olarak iştirak ettikleri, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar ... ve ... hakkında uygulanmamasına, sanık ... hakkında uygulanmasına karar verildiği, vekalet ücretinin doğru şekilde belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) nolu paragrafta açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 05.06.2023 tarihli ve 2023/90 Esas, 2023/1186 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, sanık ... ve müdafii, sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık ... yönünden oy birliğiyle, sanıklar ... ve ... yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4.maddesi uyarınca Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2024 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Bilindiği gibi; ceza yargılaması, failin suçu işlediği yönünde hakkında kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte şüphe bulunup bulunmadığının tespit edildiği soruşturma evresi ile başlar ve kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte herhangi bir delil elde edilememesi ya da en azından kuşku bulunamaması halinde kovuşturmaya yer olmadığına, dava açılmasını gerektirir yeterlilikte bir şüphe veya delil bulunması halinde ise iddianame tanzim olunarak açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde kanunda belirtilen hükümlerden birinin verilmesi ve hükmün kesinleşmesi ile sona erer. Kovuşturma evresi sonucunda mahkemece değerlendirilen deliller, suçun var olduğu ve yargılamaya konu olan fiilin sanık tarafından işlendiği hususunda yeterli vicdani kanaat oluşturuyorsa mahkûmiyet hükmü kurulacak, aksi durumda sanığın beraatına karar verilecektir.
Amacı her somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suç işlediği sabit bulunan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan ve Latince; "in dubio pro reo" olarak da ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü bir ceza davasında sanığın cezalandırılmasına karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık lehine değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği ve gerçekleştirilme biçimi konusunda şüphe belirmesi durumunda da geçerlidir. Sanığın üzerine atılı bulunan suçlardan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye yer vermeyecek kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer bir kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaatlere değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa ihtimale dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar vermek, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm kurmak anlamına gelecektir.
Mevcut davada uyuşmazlık konusu olan husus, ... ve ... isimli sanıkların hukuki sorumluluğunun ne olduğu yolundadır.
Sanık ... cezaevi firarisidir. Aynı zamanda mağdur ... ile resmi olarak evli olmakla birlikte ayrıdırlar. Sanık hakkında uzaklaştırma kararı, ... lehine de koruma kararı vardır. Sanık evvelce ...'i de defalarca tehdit etmiş, darp etmiştir. ... bu nedenle Erzincanda bulunan babaevine gitmiştir. 1 yıldır oradadır.
Firari sanık ..., ...'e ulaşmaya çalışmaktadır. Görünen amacı konuşmak ve ortak kızlarını görmektir. Ne varki hem firari olduğundan hem uzaklaştırma kararı nedeniyle tek başına hareket edememektedir.
Erzincan'da bulunan Tanık ...'ı aramış ...'in babasının adresini öğrenmeye çalışmış ve ...'in babası ile kızıyla konuşmak için ...'dan yardım istemiştir. ... gerekli aracılık görüşmesini yapmış ancak ...'in babasından olumlu yanıt alamamıştır.
Sanık ... bunun üzerine, arkadaşı olan sanık ...'dan yardım istemiştir.
Sanık ..., kız arkadaşı olan ...'ı da yanına almış, ... tarafından tahsis edilen araçla önden Erzincan'a doğru yola çıkmış arkadan İKİNCİ BİR ARAÇ İLE ... bunları takip ederek Erzincan'a gelmişlerdir.
... ve ..., ...'in yaşadığı mahallede-köyde soruşturarak ...'in babasının evini bulmuştur. Sonra tek araçla her 3 sanık evin yanına gemiş, ... bahçeye girince ... içeri kaçmış, kendini banyoya kilitlemiştir.
Bir el silah atışı sonrası ... dışarı kaçmıştır. Yine 3 sanık kaçarken Jandarmaya yakalanmıştır.
Bu deliller çerçevesinde sanık ...'in eylemleri ...'e karşı öldürmeye teşebbüs niteliğindedir. BAM bu eylemi silahlı tehdit olarak tanımlamaktadır.
Sanık ... ve ... ise bu aşamada neye, ne kadar sorumlu olacaktır?
Bir defa, her ne kadar ..., ...'nın cezaevi arkadaşı ise de ... sadece ...'nın firari olduğunu ve bu nedenle Erzincan'a yakalanmadan gitmesi gerektiğini de bilmektedir. Önden yol öncülüğü yapmaları bundandır.
Sanıklar ... ve ...'nın, ...'in silahlı olduğunu, "ani gelişen kasıtla" ...'e ateş edip vurmak niyetinde olduğunu bilebilecek durumda değildir ve bu konuda HİÇBİR DELİL YOKTUR. Herkesin aracı ayrıdır.
Kaldı ki sanık ...'nın ...'le iletişim kurma ve ortak kızları konusunda konuşma olgusu hayatın olağan akışına uygundur.
Bu nedenle sanık ...'nın mağdur ...'in evinden çıkma aşamasına kadar olan bölümde kanaat ve varsayım sanıklar aleyhine değerlendirilemez. Bu iki sanığın adam öldürmeye teşebbüse yardım suçu nedeniyle beraatleri onanmalıdır.
Silah sesi duyulup, evden çıkan ...'yı aracın arkasında gizleyerek yolculuk eylemi yönünden ise zamanaşımı içerisinde "suçluyu kayırma" TCK'nın 283. maddesi uyarınca soruşturma mümkündür.
Bu gerekçe ile sanıklar ... ve ... haklarında cezalandırmaya yönelik olan bozma açısından sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!