1. Ceza Dairesi 2023/7327 E. , 2024/2635 K.
"İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, suça sürüklenen çocuklar müdafileri, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Şikayetçi ...'ün kovuşturma aşamasında sanık ve suça sürüklenen çocuklardan şikayetçi olduğunu bildirdiği, temyiz dilekçesinde suça sürüklenen çocuğun daha ağır ceza ile cezalandırılmasını talep ederek katılma iradesini gösterdiği ancak; yargılama safahatında katılma hususundaki talebi açıkça sorulmadığı gibi kamu davasına katılma hakkına ilişkin herhangi bir karar da verilmediği anlaşılmakla, şikayetçi ...'ün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi
gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli, 2013/201 Esas, 2014/57 Karar sayılı kararının katılan ..., suça sürüklenen çocuklar müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 22.11.2016 tarihli ve 2016/10409 Esas, 2016/19361 Karar sayılı ilâmı ile sanığın savunmasının 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olacak şekilde istinabe yoluyla alınması, suça sürüklenen çocukların savunmalarının birbirlerinin menfaatlerine aykırı hususlar içermesi nedeniyle her bir suça sürüklenen çocuğa ayrı müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden aynı müdafii ile savunmalarının alınması, şikayetçinin yaralanmasına ilişkin adli tıp raporundaki eksiklikler giderilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması, suça sürüklenen çocuklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması ve hak yoksunluklarına ilişkin kanun maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 Tarihli ve 2017/1 Esas, 2022/431 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye,
2. Suça sürüklenen çocuklar hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı erteli 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına 2 yıl 9 ay 10 gün süre ile denetime tabi tutulmalarına ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan ... vekilinin temyiz isteği özetle; suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna, suça sürüklenen çocukların cezasın haksız tahrik indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık ve suça sürüklenen çocukların üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteği özetle; suça sürüklenen çocuğun olayla ilgisi olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
3. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteği özetle; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğinden beraatine karar verilmesine, temel cezanın orantısız şekilde belirlendiğine, vesaire ilişkindir.
4. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteği özetle; hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığından beraatine karar verilmesine, temel cezanın orantısız şekilde belirlendiğine ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği özetle; sanığa müdafii atanmadan alınan savunmasının kanuna aykırı olduğuna, adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın cezasına haksız tahrik indirimi yapılmasına, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulnmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinden önce 21.03.2013 günü katılanın ailesine ait ahırda bulunan ve kullanılmayan üç adet traktör lastiğini suça sürüklenen çocukların izinsiz olarak aldıkları, suça sürüklenen çocukların, lastikleri katılanın evinin önünden bulunan çimenlikte yakmak üzereyken katılan ile kardeşi Sedat Ergün'ün olayı fark ettikleri, taraflar arasında lastik konusunda tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmediği, olay günü tarafların köye ait merada koyunlarını otlatırken karşılaştıkları, suça sürüklenen çocuklardan Abdulkerim'in tahta sopa ile, Mehmet Yasin ve sanık ...'ın plastik sopa ile katılana hedef gözetmeksizin vurmaya başladıkları, kavga esnasında suça sürüklenen çocuk ...'in de olay yerine gelerek ele geçirilemeyen ancak silahtan sayılan sopa ile katılanın kafasına vurduğu, bozma ilamı sonrası katılanın yaralanmasına ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.02.2021 tarihli adli muayene raporunda katılanın 19.04.2013 tarihinde epidural hematom, subdural kanama, sağ orbita tavanında kırığa neden olan ve pariyetal kraniektomi yapılarak tedavi edilen yaralanmasının yaşamını tehlikeye soktuğu, saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkilediği, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, dava konusu olaya bağlı oluşan kafatasındaki kemik eksikliğinin organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu, dava konusu olaya bağlı gelişen nöropsikiyatrik tablonun iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde olduğu tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ve suça sürüklenen çocukların savunmaları, katılan beyanları, Van Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25.06.2013 ve 03.09.2018 tarihli adli muayene raporları ile İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.02.2021 tarihli adli muayene raporu, tutanaklar, sosyal inceleme raporları, tutanaklar nüfus ve adli sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suça sürüklenen çocukların aksi kanıtlanamayan savunmaları karşısında cezalarında haksız tahrik indirimi yapılmasında isabetsizlik bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen haksız söz ve davranış bulunduğu hususunda bir iddianın bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç Vasfı Yönünden
Sanık ve suça sürüklenen çocukların ele geçirilemeyen sopalarla katılanın kafa bölgesine vurmaları neticesinde katılanın epidural hematom, subdural kanama, sağ orbita tavanında kırık oluşacak ve pariyetal kraniektomi yapılarak tedavi edilecek şekilde yaralanması sonucu yaşamsal tehlike geçirdiği, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyen kırıklar meydana geldiği, yaralanmanın ayrıca yüzde sabit ize, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalığa neden olduğu olayda, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, yaralanmanın niteliği gibi hususlar gözetilerek eylemin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Kabul ve Uygulamaya Göre
a. Sanık ve suça sürüklenen çocukların eylemleri sonucu katılanın epidural hematom, subdural kanama, sağ orbita tavanında kırık oluşacak ve pariyetal kraniektomi yapılarak tedavi edilecek şekilde yaralanması sonucu yaşamsal tehlike geçirdiği, hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkileyen kırıklar meydana geldiği, yaralanmanın ayrıca yüzde sabit ize, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalığa neden olduğu olayda, sanık ve suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren aynı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca cezalandırılmaları, birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen meydana gelen zararın ağırlığı ve kastın yoğunluğu gibi ölçütler ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenecek temel cezaların en üst hadden belirlenmesi suretiyle hükümler kurulması gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle hükümler kurularak eksik cezalar tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesine göre belirlenen "5 yıl hapis cezası" üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre (1/6) oranında indirim yapılırken "4 yıl 2 ay hapis cezası" yerine "4 yıl 2 ay 15 hapis cezasına" hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
c. Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre belirlenen "2 yıl 6 ay hapis cezası" üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre (1/6) oranında indirim yapılırken "2 yıl 1 ay hapis cezası" yerine "1 yıl 13 ay hapis cezasına" hükmedilerek eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2017/1 Esas, 2022/431 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!