1. Ceza Dairesi 2023/7316 E. , 2024/4352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/271 E., 2023/402 K.
SUÇ : Olası kastla öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Önceden katılan sıfatını alan ancak; 19.03.2018 tarihli talimat duruşmasında, şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan eden müşteki Şükrü'nün katılan sıfatı ortadan kalktığından, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği sanık müdafiilerinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2018/60 Esas, 2018/61 Karar sayılı bozma üzerine verdiği kararının, Cumhuriyet savcısı (aleyhe) tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.01.2019 tarihli ve 2018/4135 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile, "sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2019 tarihli ve KD-2018/50252 numaralı itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.09.2022 tarihli ve 2019/1-225 Esas, 2022/558 Karar sayılı kararı ile, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir.
2. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/271 Esas, 2023/402 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/1, 21/2, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri, suç vasfının belirlenmesinde hata yapıldığına, sanığın kastın aşılması suretiyle dahi sorumlu tutulamazken olası kasıt ile sorumlu tutulmasının hem ceza hukuku prensiplerine hem de somut olaya ve delillere aykırı olduğuna, öncelikle sanığın beraati, aksi takdirde taksirle ölüme neden olmaktan sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Eleştiri nedeni yönünden;
Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulandığı sırada "10 yıl 13 ay 10 gün" yerine "11 yıl 1 ay 10 gün" hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri yönünden;
Maktul ...'in 26 yaşında olup sanık ...’in babasına ait ... isimli yatta 13 aydır gemi adamı olarak çalıştığı, temyiz dışı sanık İsa’nın ... isimli yatın yanına demirleyen sanık ...’in amcasına ait ... isimli yatın aşçısı olarak çalıştığı, 30.07.2015 tarihinde saat 23.00 sıralarında maktulün alkol alarak yüksek sesle müzik dinleyip çevreye rahatsızlık verdiği, ... isimli yattakilerin maktulü uyardıkları, karşılıklı hakaret ve küfürleşme sonrası temyiz dışı sanık İsa’nın da maktulü uyardığı, bunun üzerine maktulün İsa’ya da hakaret ve tehdit ettiği, maktulün içinde bulunduğu yattan diğer ... isimli yata geçmek üzere hareket ettiği sırada bulunduğu yatın merdivenlerinden kayarak düştüğü, kendi çabasıyla tekrar yata çıktığı, bu olayların devam etmesi üzerine ... isimli yatın kaptanı tanık ...’ın yanında tekne sahibinin oğlu tanık Asil ile birlikte sanık ...’i kıyıdan almak üzere gittiği, tanık ...’ın olduğu bota sanık ..., arkadaşı tanık Bünyamin Burak’ın bindiği, ... isimli yattan da temyiz dışı sanık İsa’nın da bindiği, botta bulunanların maktulün bulunduğu yata yaklaşıp güvertesine çıktıkları, maktulün taşkınlık yapmaya devam etmesi
üzerine sanık ... ve sanık İsa’nın da içinde bulunduğu grup tarafından tekme ve tokat atmak, ayrıca sanık ... tarafından ırgat demiri diye tabir edilen demir çubukla kafasına vurulmak suretiyle basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, maktulün aldığı darbelerin etkisiyle yere düştüğü ve yerden kalkmaya çalışarak yatın küpeşte (korkuluk direği) demirlerine tutunduğu sırada sanık ... tarafından iteklenerek denize düşürüldüğü, denize düşen maktulün denizin dibine doğru battığı, sanık İsa’nın peşinden atlayarak maktulü kurtarmaya çalıştığı, daha sonra güvenlik ekiplerine haber verildiği, havanın aydınlanmasıyla birlikte sabah saat 07.00 sıralarında maktulün düştüğü yer olarak belirtilen ... isimli teknenin kıç bölgesine 2 metre yakınında 15 metre derinlikte yüzüstü vaziyette bulunduğu ve yapılan otopsi sonucu maktulün suda boğulmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu öldüğü anlaşılan olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olay gecesi içinde bulunduğu grupla birlikte maktulü darbeden ve akabinde itekleyerek denize düşüren sanığın 2,27 promil alkollü olan ve aldığı darbelerin etkisiyle yere yığıldığı belirtilen ve küpeşte denilen korkuluk demirlerine tutunarak kalkmaya çalışan yarı baygın hâldeki maktulün gemi adamı olsa dahi kendisini kurtaramayıp boğularak denizde ölebileceğini öngörebilecek konumda olmasına rağmen denize itekleyerek düşürmek suretiyle öngördüğü neticeyi göze aldığı dolayısıyla, sanığın eyleminin olası kasıtla öldürme suçunu oluşturduğu, maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturduğu kabul edilen söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak uygulanan haksız tahrik indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Müşteki vekilinin temyiz istemi yönünden;
Müşteki Şükrü'nün 19.03.2018 tarihli talimat duruşmasında, şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini belirttiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ortadan kalktığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ... hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, müşteki vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/271 Esas, 2023/402 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedeni dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!