WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/6838 E.  ,  2024/929 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2014 tarihli ve 2011/43 Esas, 2014/34 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2014 tarihli ve 2011/43 Esas, 2014/34 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2017 tarihli ve 2016/12180 Esas, 2017/5616 Karar sayılı ilâmı ile;
"1) İddianamenin sevk maddeleri ve anlatım kısmında bulunmayan, mütalaada talep edilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin ek savunma hakkı verilmeden sanık hakkında uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226.maddesine aykırı davranılması,
2) Aynı eylem nedeniyle mağdurda hem yaşamsal tehlike, hem de kemik kırığı meydana gelmiş olmakla, birden fazla nitelikli halin 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi uyarınca TCK'nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel ceza tayininde dikkate alınması gerektiği gözetilerek, sanık hakkında daha ağır netice olan yaşamsal tehlikeye neden olacak şekilde yaralamadan dolayı, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/1-d-son maddelerinin tatbiki ile ceza tayini gerekirken, TCK'nin 87/1-d-son maddesinin tatbikinden sonra mağdurun vücudunda oluşan kırık nedeniyle ayrıca 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılması,
3) İki köy arasında ihtilaflı bulunan alanla ilgili olarak hukuk mahkemesince yapılan keşif sırasında çıkan olaylarla ilgili olarak yapılan yargılamada dinlenen şahısların mensup oldukları köylere göre karşı tarafta olanları suçlayıcı şekillerde beyanda bulunmalarına göre bilirkişiler ve şoförlerde dahil olmak üzere keşif heyetinde bulunanlar tespit edilip dinlenerek ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespitine çalışılıp sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
4) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d,87/3 maddelerine göre belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasından TCK'nin 62. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken hesaplama hatası yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası yerine 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,"
Nedenleriyle bozulmasına ve sanığın kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2017/85 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; soyut beyanlar dışında delil olmamasına ve suçun sübut etmemesine rağmen yetersiz gerekçe ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, meşru savunma hükmünün değerlendirilmediğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna, temel cezanın gerekçesiz olarak teşdiden belirlendiğine, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/24 esas sayılı dosyası kapsamında, İncesu ve ... köylerinin bulunduğu yerde yapılan keşif sırasında, İncesu ve ... köylerinde ikamet eden iki grup arasında kavga çıktığı, yaşanan arbede sırasında, sanığın katılanın kafasına silahtan sayılan taş ile vurmak suretiyle yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda ağır (4.) dereceden kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı, her ne kadar, sanık aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçu işlediğini kabul etmemiş ise de temyiz dışı müşteki ...'nun olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarında, sanığın katılanın kafasına taş attığını beyan etmiş olması, dosya kapsamında aşamalarda beyanları alınan , ... , ... , ..., ile bir kısım mağdur ve tanıkların, olay anında sanığın taş attığını ve grubu galeyana getirdiğini gördüklerini beyan etmiş olmaları, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 31.03.2011 tarihli raporuna göre, katılanda meydana gelen künt travma şeklindeki yaralanmanın yumruk sopa, taş ve bunlara benzer künt cisimlerle gerçekleştirilen eylem sonucu meydana geldiğinin tespit edilmiş olması hususları dikkate alındığında, sanığın oluş ve dosya kapsamına aykırı suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik geliştirilmiş savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın eylemine uyan ... tehlikeye neden olacak şekilde silahla kasten yaralama suçundan, aynı maddede düzenlenen birden fazla nitelikli hal olan ... tehlike ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralama meydana geldiğinden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği, olay anını gösteren herhangi bir kamera görüntü kaydının tespit edilmemiş olması, olay anında olay yerinde bulunan ve keşif sırasında Avukat, katip, mübaşir, bilirkişi olarak görev yapan tarafsız tanıkların aşamalarda alınan beyanlarında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğine dair bir beyan ve görgülerinin bulunmaması hususları dikkate alındığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi nedeni ile sanık hakkında 5237 sayılı haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezasından asgari oranda indirim yapıldığı belirtilmiştir.
2. Sanık savunması, katılan beyanı, diğer beyanlar, tanıkların beyanları, adlî raporlar, adlî sicil kaydı, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait evraklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, birden fazla nitelikli halin ihlâli, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi göz önüne alınarak temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasında ve belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belli olmadığı gerekçesi ile uygulanan haksız tahrik hükümleri ile belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2017/85 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.