1. Ceza Dairesi 2023/6772 E. , 2024/2114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/1564 E., 2022/2310 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tayin olunan ceza miktarı itibariyle sanık müdafiinin duruşma talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/276 Esas, 2016/821 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 03.12.2018 tarihli ve 2018/4652 Esas, 2018/18725 Karar sayılı ilâmı ile sanığın suçunun sübut bulduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği ve eksik inceleme nedenleriyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine kurulan Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2019 tarihli ve 2018/2182 Esas, 2019/867 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 13.07.2020 tarihli ve 2020/5871 Esas, 2020/9340 Karar sayılı ilâmı ile sanığın suçunun sübut bulduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1564 Esas, 2022/2310 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi, ceza miktarına, seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde diğer kız kardeşi tanık Meryem ile tartışması esnasında diğer kız kardeşi olan mağdur ...'nin arkadan gelip kendisine sırtından vurması üzerine basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayatini tehlikeye sokacak, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede etkileyecek şekilde mağdur ...'yi darp ederek yaralama suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2.Sanık savunması, mağdur beyanları, tanık anlatımları, Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.02.2016 tarihli adli muayene raporu, nüfus ve adli sicil kaydının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi üzerine hükmün açıklandığı Mahkemece değerlendirilerek yeterli ve yerinde gerekçe ile seçenek yaptırımların uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Eksik İnceleme Yönünden;
Hükme esas alınan Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 02.02.2016 tarihli raporunda, mağdurun yüz kemiklerindeki yaralanma ve kırıklara yer verilip, yaşamsal tehlike oluştuğunun belirtilmesine rağmen mağdurun ne sebeple yaşamsal tehlike geçirdiği konusunda yeterli açıklık bulunmaması karşısında, katılandaki yaraların niteliği, ne sebeple hayati tehlikeye neden olduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabule göre de;
a.Sanığın mağduru yaralaması sonucu yaşamsal tehlike ve hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı sonuçları birlikte gerçekleştiğinden, sanığın en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması ancak birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılarak, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasından sonra 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile ayrıca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
b.Sanığın olay tarihinde diğer kız kardeşi ile tartışması esnasında mağdurun arkadan gelip sanığın sırtına vurmasından ibaret olan eylemi nedeni ile mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında 1/4 ile 3/4 oranları arasında indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda (1/4) indirim uygulanarak üst sınırdan ceza verilmesi yerine yazılı şekilde (2/3) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
c. Sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunlukları uygulanmamış ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edildiği de nazara alınarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/1564 Esas, 2022/2310 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, eksik inceleme, nitelikli hallerin hatalı uygulanması, haksız tahrik indirim oranı ve hak yoksunlukları yönlerinden 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!