1. Ceza Dairesi 2023/6698 E. , 2024/2376 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edimekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2020/132 Esas, 2022/398 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/3223 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hükümden 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının çıkarılması ve devam fıkralarındaki hesaplamaların bu doğrultuda düzeltilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi özetle; suça sürüklenen çocuğun cezasında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun tanık Çiçek Ç.'nin terzi dükkanında bulunan ve hafif derecedeki zeka geriliği nedeniyle beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğu tespit edilen katılanı dışarıya çağırdığı, katılan ile suça sürüklenen çocuğun dışarı çıkıp gittiği, ardından katılan ve suça sürüklenen çocuğun yanlarında suça sürüklenen çocuğun arkadaşları temyiz dışı suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ...'nin bulunduğu halde birlikte yürüdükleri, suça sürüklenen çocuğun yürürken katılanın koluna girdiği, bir süre sonra suça sürüklenen çocuk ...'ın tespit edilemeyen bir nedenle elindeki döner bıçağını çıkarıp katılana vurduğu, temyiz dışı suça sürüklenen çocukların ise katılana tekme ve yumruklarla saldırdıkları, katılanın nazal fraktür, sağ bacak bölgesi ile sol elinde kesiler ve kemik kırıkları meydana gelecek şekilde yaralandığı, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır(5) derecede etkilediği ve sol üst ektremitedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılan beyanı, temyiz suça sürüklenen çocuklar ve tanığın anlatımları, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 02.01.2020 tarihli ve İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 28.03.2022 tarihli adli muayene raporları, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu, görüntü inceleme tutanağı, olay yeri inceleme raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Katılanı organlarından birinin işlevinin sürekli olarak zayıflamasına ve vücudunda kemik kırıklarına neden olacak biçimde yaralamak suretiyle birden fazla nitelikli hali ihlal ederek eylemini gerçekleştiren suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen "Fikri İçtima" hükmü gereğince en ağır cezayı gerektiren sonuç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama yeri
bulunmadığı halde aynı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezadan arttırım yapılması suretiyle fazla cezaya hükmolunması hatalı bulunmuş ve 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin dördüncü paragrafın hükümden çıkarılmasına, yine hükmün aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin beşinci paragrafında yer alan "6 yıl 18 ay hapis" ibaresinin çıkarılarak yerine "4 yıl 12 ay hapis" ibaresinin eklenmesi aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin altıncı paragrafta yer alan "6 yıl 3 ay hapis" ibaresi çıkarılarak yerine "4 yıl 2 ay hapis" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine karar verilmiş, bunun dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının kanuni bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği suça sürüklenen çocuğun savunmasının, tanık Çiçek Ç. tarafından doğrulanmaması ile katılanın kendisini beden ve ruh bakımdan savunmayacak durumda bulunmasına ilişkin tespit karşısında suça sürüklenen çocuk lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/3223 Esas, 2023/272 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!