WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/6600 E.  ,  2024/2315 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/167 E., 2022/304 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme ve bu suça yardım, olası kastla yaralama, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2013 tarihli 2013/26 Esas, 2013/322 Karar sayılı kararının sanıklar Halil, Emin Fuat müdafiileri ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/319 Esas, 2015/5013 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2016 tarih ve 421224 sayılı itiraznamesi ile; "...Sanık ...'ın, maktulü hedef alarak yaptığı bir el ateş sonucu başından isabet alan maktulün öldüğü, kendi arkadaşı olan ...'ın ise yaralandığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Mahkemece yapılan uygulamada, gerçekleştirilen hareket tek fiil kabul edilmeyip sanık ... kasten öldürme suçunun yanı sıra olası kastla yaralama suçundan da sorumlu tutularak cezalandırılmıştır. Kanaatimizce bir fiil ile birden farklı suçun oluşumuna sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 44. maddesi delaletiyle meydana gelen suçların en ağırından yani kasten öldürmeden ceza verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, gerçek içtima kuralları uygulanarak ayrıca olası kastla yaralama suçundan da ceza verilerek fazla ceza tayini nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düzeltilerek onanmasının yasaya aykırı olduğu,” görüşüyle itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.

3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2016 tarih ve 421224 sayılı itirazı üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.06.2016 tarihli 2016/3973 Esas, 2016/3115 Karar sayılı ilamı ile itirazın reddi ile dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, karar verilmiştir.

4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.02.2020 tarihli 2016/1-1056 Esas, 2020/91 Karar sayılı kararı ile; ''hazır bulunan sanık ...’e yeniden zorunlu hâle gelen son söz hakkı tanınmadan yargılama bitirilerek hükmün tesis ve tefhim edilmesi, CMK'nin 216. maddesinin 3. fıkrasına açıkça aykırılık oluşturduğundan, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran bu usule aykırılık nedeniyle, sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik olası kastla yaralama suçundan Yerel Mahkemece verilen hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına'' karar verilmiştir.

5 .Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2020 tarihli KD - 2020/50756 sayılı İtirazı ile de; ''Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2013 tarihli ve 2013/26 Esas, 2013/322 Karar sayılı hükmünün sanık ...'in kasten öldürme, mağdur ...'ı kasten silahla yaralama ve ruhsatsız silah taşıma suçlarından, sanık ...'in kasten öldürmeye yardımdan ve mağdur ...'ı kasten silahla yaralama suçundan, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'nın kasten öldürme suçuna yardımdan kurulan hükümler yönünden incelenerek "Hükümden önce son sözün hazır bulunan sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ya verilmemesi isabetsizliğinden hükümlerin BOZULMASINA, karar verilmesi,' görüşüyle itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının11.06.2020 tarihli KD - 2020/50756 sayılı itirazı üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarihli 2020/2651 Esas, 2020/3190 Karar sayılı ilamı ile itirazın kabulü ile ''Dairemizin 21.10.2015 tarihli ve 2015/319 Esas, 2015/5013 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, Hükümden önce son söz hakkının hazır bulunan sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ya verilmeyerek CMK'nin 216. maddesine muhalefet edilmesi,'' nedeniyle hükmün bozulmasına, karar verilmiştir.

7. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2022 tarihli 2021/167 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararı ile;
A) Sanık ... hakkında;
a) Kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b) Katılan ...'i olası kastla yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son cümlesi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

c) Katılan ...'u kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,

d) 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan; 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.

B) Sanık ... hakkında;
a) Kasten Öldürmeye Yardım Etme suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılan ...'u kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

C) Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında; katılan ...'nu kasten öldürmeye yardım suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun icrasını kolaylaştıracak herhangi bir eylemi bulunmadığına, kasten öldürmeye yardım suçu açısından suç kastı bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

3. Sanık ... müdafii Avukat ...'nin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

4. Sanık ... müdafii Avukat ...'nun temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, eksik incelemeyle karar verildiğine, eylemin taksirle öldürme olarak değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle suç vasfına, sanık ile maktul arasında husumet bulunmadığına, eylemi kendiliğinden sonlandırdığına, olayın aniden geliştiğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine, eylemin ağır tahrik altında işlendiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde Etlik Kuyuyazı Caddesindeki yürüyüş parkında saat 18.30 civarında suça sürüklenen çocuk ... yanında temyiz dışı sanık ... ve kimlikleri bilinmeyen başkaları da olduğu halde otururken temyiz dışı sanık ... ve katılan ...'la karşılaştıkları, çıkan tartışma sonrası ...'e tokat vurduğu, ayrıca suça sürüklenen çocuk ...'in de burnuna tokat vurduğu ve suça sürüklenen çocuk ...'in bu durumu sanık ...'a telefonda söylediği, bir süre sonra parka gelen sanık ...'ın ... ve yanındakilerle konuştuğu, sanık ...'ın telefonla görüştüğü arkadaşlarının sanık ...'ın yönetimindeki araç ile temyiz dışı sanıklar ... ve ...'in oraya geldiği, tokatlama olayından konuştukları, sanık ...'ta ruhsatsız silah olduğu, bunu diğer sanıkların da gördüğü, aynı otomobile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'da binmek suretiyle 6 sanığın Kiraz Sokakta bulunan İbni Sina İlköğretim Okulu bahçesinde olduklarını öğrendikleri, ... ve ...'u bulmak üzere buraya geldikleri, arbede yaşandığı ve bir el silah sesi duyulduğu, maktul ...'nun ateşli silah yaralanması sonucu öldüğü, müşteki sanık ...'in yüzüne de maktulden çıkan kurşunun saplanıp onu yaraladığı, anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nın sanık ...'ın kasten öldürme eylemine yardım eden olarak iştirak ettiklerinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin sabit olduğu, atılı suçların unsurlarının oluştuğu, suç vasıflarının isabetli şekilde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden ve katılanlardan sanıklara ve suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanık ... müdafiilerinin, sanığın mağdur ...'e yönelik eylemi yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Maktül ...'in arkadaşları olan tanık ... ve mağdur ... ile birlikte İbni Sina İlkokulunun bahçesinde bulundukları sırada okul bahçesine mağdur ...'ın kullandığı araç ile sanık ... ve arkadaşları Halil, ... ve temyiz dışı İbrahim ve Uğur'un geldikleri, ... yanında taşıdığı ruhsatsız silahın namlusuna mermi sürüp, maktul ve arkadaşlarının bulunduğu okul bahçesine girdiği, önce mağdur ...'ın kafasına silahın kabzası ile vurduğu daha sonra kendisine yakın mesafede bulunan ... doğru bir el ateş ettiği, kafasından isabet alan maktulün öldüğü, maktulün kafasından çıkan kurşunun ise sanığın arkadaşı olan ... yüzüne saplandığı olayda; Mahkemece eylemin kasten öldürme ve olası kasıtla yaralama suçlarını oluşturduğu belirtilerek sanık ... her iki suçtan cezalandırılmış, gerçekleştirilen hareket tek fiil kabul edilmeyip, sanık ...'ın kasten öldürme suçunun yanı sıra olası kasıtla yaralama suçundan da sorumlu tutularak cezalandırıldığı görülmüşse de bir fiil ile birden farklı suçun oluşumuna sebebiyet veren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi delaletiyle meydana gelen suçların en ağırından yani kasten öldürme suçundan ceza verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, gerçek içtima kuralları uygulanarak ayrıca olası kasıtla yaralama suçundan da ceza verilerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kasten Öldürmeye Yardım, Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Yardım ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler İle Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme, Kasten Yaralama ve 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2022 tarihli 2021/167 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii ve suça
sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Olası Kasıtla Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.06.2022 tarihli 2021/167 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.