WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 1. CEZA DAİRESİ

A- A A+

1. Ceza Dairesi         2023/6530 E.  ,  2024/2876 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/105 E., 2023/136 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli ve 2020/268 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1425 Esas, 2021/1454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2021/12881 Esas, 2022/2457 Karar sayılı kararıyla sanık lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/230 Esas, 2022/221 Karar sayılı kararıyla önceki kararda direnilmesi ile; sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/9233 Esas, 2022/8763 Karar sayılı kararıyla bozma kararı usul ve yasaya uygun olup yerel mahkemenin direnme gerekçesi yerinde görülmediğinden dosyanın direnme konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

6. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.12.2022 tarihli ve 2022/1-549 Esas, 2022/840 Karar sayılı kararıyla sanığın savunma hakkı kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/105 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine ve eksik incelemeye,

2. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrike, takdîri indirim hükümlerine ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile maktul arasında alacak-borç ilişkisinden kaynaklı husumet bulunduğu olay günü sanığın maktul ile görüşmek için maktulün Ereğli ilçesi Belceağaç'ta bulunan evine gittiği, maktulün dışarıda bulunan Brodway marka aracın yola bakan kısmında duruyor olduğu, bu sırada sanık ile maktul arasında alacak- borç ilişkisinden kaynaklı kısa süreli tartışma yaşandığı, bu tartışma üzerine sanığın yanında getirdiği içerisinde 4 adet mermi bulunan üst rengi gri kabzası siyah üzerinde ... yazan 2017 yılında tanımadığı bir şahıstan almış olduğunu beyan ettiği yarı otomatik tabancayı belinden çıkardığı, silahı çıkardığını gören maktulün evin önünde bulunan aracı kendine siper aldığı, sanığın da maktule duymuş olduğu öfkeden kaynaklı maktulü takip etmeye başlaması üzerine aracın etrafında döndükleri, sanığın maktulün evinin bulunduğu su kenarı tarafında araç giriş kapılarının yanında, maktulün de aracın bagaj kısmı konumundayken maktulü rahatça görecek konuma geldiği, sanığın kafasını maktulün ters istikametine Ereğli yönüne doğru çevirerek maktule bakmadan yaklaşık 4-5 metre mesafeden üç el ateş ettiği,maktulün sol meme başı hizasının 3 cm üzerinden girerek yine sol meme başının 5 cm üzerinden çıktığı, diğer kurşunun ise sağ lomber bölgede kalçada bulunan iliak kemiğin üst kısmı hizasından girdiği ve maktulün ölümüne sebep olduğu olayda; sanığın savunmasında maktulün elini beline atması üzerine ateş ettiğini belirttiği ancak bu beyanın maddi delillerle desteklenmediği, tanık S.D'nin beyanlarının ilk haksız hareketin maktulden kaynaklandığı yönünde tespit yapılmasına elverişli olmadığı, alacak borç ilişkilerinde haksız tahrik uygulanmasının mümkün olmadığı, yine maktulün Ereğli Sulh Hukuk Mahkemesince 2014 yılında savurganlıktan kaynaklı Türk Medeni Kanunu'nun 409. maddesi gereğince kısıtlanmasına rağmen sanığın bu durumu bilerek maktul ile ticari ortaklığa devam etmesinin ticari hayatın gerektirdiği kurallara uygun düşmemesi nedeniyle, sanığın haksız tahrik altında eylemlerini sergilediğinden bahsetmeye yasal imkan bulunmadığı kabul edilmiştir.

2. Sanık savunması, tanık anlatımları, 14.08.2020 tarihli otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

IV. ÖN SORUN
Sanık hakkında kasten öldürme suçunda verilen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1425 Esas, 2021/1454 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/9233 Esas, 2022/8763 Karar sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından dosyanın direnme konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.12.2022 tarihli ve 2022/1-549 Esas, 2022/840 Karar sayılı kararıyla sanığın savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verildiği,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan bozma kararıyla İlk Derece Mahkemesinin direnme kararını tüm yönleriyle ortadan kaldırdığı, Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/105 Esas, 2023/136 Karar sayılı inceleme konusu kararının direnme kararı niteliğinde olmayıp "yeni hüküm" niteliğinde olduğu, üye ...'in aksi yöndeki görüşü üzerine ön sorun kabul edilerek anılan üyenin karşı oyu ile oy çokluyla kabul edilmiştir.

V. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, eylemin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli tabancayla maktulün hayatî bölgelerini hedef alarak birden fazla kez ateş ettiği, maktulün göğüs ve karın bölgesinden aldığı ateşli silah yaralanmaları neticesinde hayatını kaybettiği olayda, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürme olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığı ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğine ilişkin dosyaya yansıyan delil bulunmadığı, tasarlama şartlarının gerçekleşmediği, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık ile maktul arasında alacak-borç ilişkisinden kaynaklı husumet olduğu, maktulün sanığın alacağını tahsilini zorlaştıracak şekilde usulsüz eylemlerde de bulunduğu, sanığın bu meseleyi konuşmak için maktulün evinin önüne gittiği, burada karşılaştıklarında taraflar arasında tartışma çıktığı, birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, bu hususun görgüye dayalı bilgi sahibi tanık S.D'nin beyanlarıyla sabit olduğu, ancak ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiğine yönelik kesin ve somut kanıtların bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgarî oranda haksız tahrik hükümlerinin yapılması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

VI. KARAR
Gerekçe bölümünün ikinci paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri "sanık lehine asgarî oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle yerinde görüldüğünden Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/105 Esas, 2023/136 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in haksız tahrik şartlarının gerçekleşmediği yönündeki ve üye ...'in ön sorunda belirtildiği üzere karşı oylarıyla oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2023 tarihli ve 2023/105 Esas, 2022/136 Karar sayılı direnme kararının (yeni hüküm) niteliğinde olup olmadığının değerlendirilerek belirleme görevi Dairemize ait olmayıp Yüksek Ceza Genel Kuruluna ait olduğundan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma kararına katılmamaktayım.

K A R Ş I O Y

Sanık ...'ın maktul ...'i kasten öldürmek suçundan kurulan hükümde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerini uygulamayan İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle haksız tahrikin varlığını kabul eden ve bu hususu bozma nedeni yapan sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Haksız tahrik ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak Türk Ceza Kanunu'nun 29. maddesinde düzenlenmiştir. Yasal düzenleme " Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklindedir.
Haksız tahrikin oluşabilmesi için;
A- Haksız bir eylemin varlığı,
B- Haksız eylemin hiddete veya şiddetli eleme neden olması,
C- Suçun hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında işlenmesi,

D- Suçun haksız fiil failine karşı işlenmesi,
Şartlarının tamamının bulunması gerekmektedir.

Eylemin haksızlık içeriği hukuka aykırı olması ile izah edilebilir, hukuk kuralları ile korunan bir değeri ihlal eden eylemler haksız fiil olarak görülmelidir. Hukuka uygun bir eylem failin menfaatine aykırı olsa bile haksız fiil olarak kabul edilemeyecektir. Hukukî ilişkiden kaynaklanan alacak borç ilişkileri haksız tahrik nedeni sayılmaz zira haksızlık içeriği bulunmamaktadır.
Sanıkla maktul arasında alacak borç ilişkisinden kaynaklanan anlaşmazlıklar bulunduğu, alacaklı olduğunu iddia eden sanığın bu alacağını zor kullanarak almak amacıyla ruhsatsız tabancasını da yanına alarak maktulün evine gittiği, bu sırada maktul evinin önünde ki park etmiş halde bulunan aracının yanında olduğu sırada sanığın silahıyla zor kullanarak alacağını maktulden istediği, maktulün bu isteğe olumsuz cevap vermesi üzerine sinirlenen sanığın elindeki tabanca ile kaçıp kurtulmak isteyen maktule ateş ederek ölü muayene raporunda belirtildiği üzere göğüs ve batın bölgesinde iki adet, sırt bölgesinde bir adet olmak üzere toplam üç adet ateşli silah mermi giriş deliği tespit edildiği, maktulün ateşli silah yaralanmalarına bağlı olarak öldüğü anlaşılmıştır.
Sanığın silahlı bir şekilde alacağını zorla almak için maktulün evine gittiği, silahı ile cebir ve şiddet kullanarak varlığını iddia ettiği alacağını evinin önünde bulunan maktulden istediği, ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı, maktulün bu isteğe karşı çıkması üzerine sanığın kasten insan öldürme suçunu işlediği, sanık ve maktulün eylemleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı, tanık Serkan aşamalardaki beyanlarında sanık ve maktulün karşılıklı küfürleştiklerini söylemişse de bu durumun haksız tahrikte etki tepki dengesini sanık lehine bozmayacağı dolayısıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmıştır.
Ayrıntılı şekilde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kasten insan öldürme suçundan kurulan hükümde haksız tahrik indirimi yapılmaması gerektiğinden ilk derece mahkemesinin kararının onanması görüşüyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmamaktayım.